a
Ana SayfaOruç1. Kaç çeşit oruç vardır?

1. Kaç çeşit oruç vardır?

Oruçlar farz, vacip, nafile ve mekruh olarak dört kısımdır.

Farz oruçlar: Ramazan ayı orucu, kazaya kalan ramazan ayı orucu ve kasten bozulan oruç için tutulan kefaret orucudur. Bu üç oruç farzdır.

Vacip oruçlar: Tutulması adanan oruçlardır. Eğer belli bir günde oruç tutulması adanmışsa, bu, muayyen (belirli) bir adaktır. Eğer herhangi bir gün, herhangi bir ay veya herhangi bir hafta belirlenmemiş ise bu, mutlak (belirsiz) bir adaktır.

Bu oruç çeşitlerini bilmek önemlidir. Çünkü niyetin vakti oruçlarda farklılık arz etmektedir. Günü belirtilmiş bir adak orucunun niyet vakti ile günü belirtilmemiş bir adak orucunun niyet vakti aynı değildir. Bu konuyu, “Oruca ne zaman niyet edilir?” başlığında işlediğimizden dolayı burada izahına girmiyoruz. Dileyenler o bölümü okuyabilir.

Nafile oruçlar: Sünnet, müstehap ve mendup olarak isimlendirilir. Mesela:

– Aşure günü ile beraber, ondan bir gün önce veya bir gün sonra tutulan oruçlar.

– Eyyâm-ı bîz denilen, her ayın on üçüncü, on dördüncü ve on beşinci günlerinde tutulan oruçlar.

– Haram aylar denilen, zilkade, zilhicce, muharrem ve recep aylarının perşembe, cuma ve cumartesi günlerinde tutulan oruçlar.

– Zilhiccenin başından dokuz gün (kurban bayramından önceki dokuz gün) tutulan oruçlar.

– Pazartesi ve perşembe günü tutulan oruçlar müstehap oruçlardandır.

Nafile oruçların en güzel şekli bir gün oruç tutmak ve bir gün de tutmamaktır. Gün aşırı tutulan bu oruca “Savm-i Dâvûdî” denilir.

Mekruh oruçlar: Ramazan bayramının birinci gününde ve kurban bayramının dört gününde tutulan oruçlardır. Bu günlerde oruç tutmak tahrimen (harama yakın) mekruhtur. Çünkü bu günler Allahu Teâlâ’nın ziyafet günleridir. Bu ziyafetten kaçmak uygun olmaz.

Savm-ı visal denilen, iftar yapmadan üst üste iki gün oruç tutmak da mekruhtur.

Yine Nevruz denilen ilkbahar günü, Mihrican denilen sonbahar günü, sadece Aşure günü, sadece cuma veya cumartesi günü tutulan oruçlar da mekruhtur. Eğer âdet üzere tutulan bir oruç bu günlere denk gelirse bunda bir kerahet yoktur.

(ed-Dürrü’l-Muhtar, II, 112-116; Merakı’l-Felah, 105 vd.; el-Lübab, I, 162, 173; Fethu’l-Kadir, II, 43 vd.)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin