a
Ana SayfaZekât1. Zekât kimlere farzdır?

1. Zekât kimlere farzdır?

Zekâtın kişiye farz olabilmesi için bazı şartlar vardır. Bu şartlar şunlardır:

1. Müslüman olmak: Kâfirin zekât vermesi gerekmediği ittifakla sabittir. Çünkü zekât temizleyici bir ibadettir. Kâfir ise temizlenmeye ehil değildir.

2. Hür olmak: Zekât kölelere farz değildir. Kölelik şu anda mevcut olmadığından dolayı hür olma şartı kendiliğinden gerçekleşmektedir.

3. Buluğa ermek: Hanefi mezhebine göre, zengin olan çocuğun zekât vermesi gerekmez. Çünkü zekât mali bir ibadettir; çocuklar ise ibadetle mükellef değildir. Diğer mezheplere göre ise zengin olan çocuğun zekât vermesi gerekir. Velisi onun malından bu zekâtı öder.

4. Akıllı olmak: Hanefi mezhebine göre, deli olan kişiye malında ötürü zekât vermesi gerekmez. Çünkü zekât mali bir ibadettir; deli ise ibadetle mükellef değildir. Diğer mezheplere göre ise deli zengin olursa zekâtını vermesi gerekir. Velisi onun malından bu zekâtı ödemelidir. Bu konudaki detaylı bilgiyi “Deli kişi zengin olsa zekât vermesi gerekir mi?” başlığından okuyabilirsiniz.

5. Malın zekâta tabi olan mallardan olması: Zekâta tabi olan mallar beş çeşittir. Bu uzun meseleyi “Hangi mallar zekâta tabidir?” konusunda detaylı bir şekilde işledik. Dileyenler bu bölümü okuyabilir.

6. Malın nisap miktarına veya nisap kıymetine ulaşması: Nisap miktarı mal, şeriatın kişiye zekât vermeyi vacip kıldığı miktardaki maldır. Zekâta tabi olan beş çeşit malın nisap miktarlarını kendi başlıklarında detaylı bir şekilde işledik. Dileyenler bu bölümleri okuyabilir.

7. Mala tam olarak sahip olmak: Mal tam manasıyla kişinin mülkiyetinde olmalıdır. Bu, mülkiyetin aslı ile birlikte kullanma hakkına da malik olmakla gerçekleşir. Mesela vakıflara ait otlak hayvanlarından veya vakfedilen atlardan dolayı zekât vermek gerekmez. Çünkü bunlarda tam mülkiyet yoktur. Düşmanların istila ettikleri ya da kendi ülkelerinde alıkoydukları mallardan dolayı da zekât gerekmez. Çünkü bunlarda da tam mülkiyet yoktur. Yine kadının almadığı mehrinden dolayı da zekât vermesi gerekmez. Çünkü bunda da tam mülkiyet yoktur.

8. Nisap miktarı mal üzerinden kamerî bir yıl geçmiş olmalı: Malın yılın iki tarafında -yani başında ve sonunda- nisap miktarınca olması şarttır. Yılın içinde mal nisap miktarından eksilsin veya eksilmesin hüküm değişmez.

Bir kimse senenin başında nisap miktarı mala sahip olur da sonra yılın sonunda nisap devam ederse -ister arada kesinti olmaksızın tam olarak devam etsin isterse yıl içinde bütün mal gitsin- zekât vermek farz olur. Önemli olan yılın başında ve sonunda nisabın tam olmasıdır. Aradaki eksilmeye itibar edilmez.

Zirai ürünlerde ise bir yıl geçme şartı yoktur. Meyve ortaya çıkıp kendisinden faydalanılacak noktaya ulaşınca zekâtı verilir. Bu meseledeki detayı “Zirai ürünlerin zekâtı ne zaman verilir?” başlığından okuyabilirsiniz.

9. Borçlu olmamak: Hanefi mezhebine göre, kişiye zekâtın farz olabilmesi için borçlu olmaması gerekir. Zirai ürünlerin zekâtı bundan müstesnadır.

10. Malın asli ihtiyaçlardan fazla olması: Zekât verilecek mal hem borçtan hem de sahibinin asli ihtiyaçlarından fazla olmalıdır. Zira borç ve sadece ihtiyacı karşılayan mal yok gibidir. Asli ihtiyaçların ne olduğunu “Havâic-i asliye (asli ihtiyaçlar) denilen mallar nelerdir?” başlığından detaylı bir şekilde okuyabilirsiniz.

(ed-Dürrü’l-Muhtar, II, 4 vd.; el-Lübâb, I, 140; Fethu’l-Kadir, I, 481 vd.; el-Bedâyi, II, 51; Reddü’l-Muhtar, II, 5; Merakı’l-Felah, 121)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin