a
Ana SayfaZekât109. Fitre vermekle kim yükümlüdür?

109. Fitre vermekle kim yükümlüdür?

Fitre: Ramazan ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçlarından başka en az nisap miktarı mala sahip olan her Müslüman için verilmesi vacip olan bir sadakadır. Fitre, nisap miktarı mala sahip olan her Müslüman için vaciptir; ister çocuk olsun, ister mecnun…

Bunların velileri eğer bunların mallarından fitre vermezlerse, çocuk bâliğ olunca, mecnun da iyileştikten sonra bu sadakayı ödemekle yükümlü olurlar. Bu mesele İmam-ı Azam ile İmam Ebû Yusuf’a göredir.

İmam Muhammed ve İmam Züfer’e göre ise bunlara -kendi mallarından- fitre sadakası vermek vacip değildir. Bu sadakayı onlar adına vermek babalar üzerine vaciptir. Çocukların fitrelerini babaları kendi mallarından öderler. Eğer çocukların veya mecnunların babaları veya vasileri bu sadakayı onların mallarından verirse, onu ödemek ve geri iade etmek zorundadırlar.

Fitrenin vacip olması için gereken nisap zekâtın nisabıdır. Altının nisabı yirmi miskal, gümüşün nisabı ise iki yüz dirhemdir. Bu ölçüleri grama çevirdiğimizde, 85 gram altın ve 595 gram gümüş eder. (Nisabın detayını 13. maddede işlemiştik.)

Meseleyi biraz daha açalım:

Nisaba malik olan bir Müslüman hem kendisi, hem bunak ve mecnun olan evladı, hem de küçük yaşta olan çocukları için fitre vermekle yükümlüdür. Yukarıda açıklandığı gibi, İmam Muhammed’e göre, zengin olan çocuklar için de fitre vermek babalarının malına düşen bir borçtur.

Eğer fakir çocuğun babası ölmüş olur veya fakir düşerse, dedesi (babasının babası) nisaba malik ise çocuğun babası yerine geçer ve fitresini verir. Sahih olan diğer bir görüşe göre ise bu çocuk için fitre vermek dedesi üzerine vacip olmaz. İki görüşle de amel edilebilir.

Bir kimse, kendi eşinin ve akıl sağlığı yerinde olan büyük evladının fitre sadakasını vermekle yükümlü değildir. Çünkü bunlardan her biri kendi başına tasarruf hakkına sahip ve mükellef kimselerdir. Bu sebeple, bunlardan her biri -eğer nisaba malik ise- zekâtını kendi malından vereceği gibi, fitre sadakasını da kendi malından vermekle yükümlüdür.

Eğer kişi, eşinin veya büyük yaştaki evladının fitrelerini onların izinleri ile kendi malından verecek olursa, bu da yeterli olur.

Eğer eşi ve evladı kendi idaresinde ve geçimi altında bulunuyorsa, bu durumda, izinleri olmaksızın vermesi de caizdir. Çünkü bu durumda, âdet bakımından izin var sayılır. Aile arasında bulunan diğer şahıslar hakkında da hüküm böyledir. Gerçek yönden veya âdet bakımından izin gereklidir. Çünkü fitre sadakasında niyet bulunmalıdır; böyle bir izin ise niyet yerine geçer.

(Ömer Nasuhi Bilmen, 369, Madde 109, 112, 116, 117, 118, 119)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin