a
Ana SayfaNamaz109. Kabir namazı diye bir namaz var mıdır?

109. Kabir namazı diye bir namaz var mıdır?

Ümmü Seleme validemiz şöyle demiştir:

— Hz. Peygamber (a.s.m.) vitirden sonra oturduğu yerde iki kısa rekât namaz kılardı.

Bu hadis İbni Mâce’de geçmektedir.

Yine İmam Beyhaki’nin, Ebû Umâme, Hz. Enes ve diğer sahabelerden naklettiği şu hadis-i şerif vardır:

— Hz. Peygamber (a.s.m) yatağa girmek istediğinde, yatağında oturur ve uyumadan önce iki rekât namaz kılardı. Birinci rekâtta Zilzal suresini, ikinci rekâtta ise Tekâsür suresini okurdu.

Bu hadis-i şerifi İmam-ı Gazali Hazretleri İhya’sında nakletmiş. Az farkla bu hadisleri Ahmed İbni Hanbel, İmam Tirmizî ve Dârimi de rivayet etmiş.

Bazı âlimler bu hadisleri sahih kabul ederek bu iki rekât namazı sünnet kabul etmiş ve vitir namazının tamamlayıcısı görmüşler. Çünkü vitir namazı -özellikle vacip sayanlar için- müstakil bir ibadettir. Bu iki rekât tıpkı akşamın sünneti gibi vitrin sünneti olmuş olur.

İmam Malik ise bu namazı münker (çirkin) görüp der ki:

— Peygamberimiz (a.s.m.) bir hadislerinde, “Gece son kıldığınız namaz vitir olsun.” buyurmuştur. Kabir namazı bu hadise uymamaktadır. Bu sebeple, bu namaz terk edilir.

İmam Malik böyle demiş, “Kabir namazı caizdir.” diyenler de ona şöyle cevap vermiş:

— Bu iki rekât namaz vitir namazının sünneti gibidir. Dolayısıyla son kılınan namaz yine vitir namazı olmuş olur. Nasıl ki akşam namazının iki rekât sünneti akşam namazına dâhildir. Kabir namazı da vitir namazına dâhil olmuş ve gece son kılınan namaz yine vitir namazı olmuş olur. Neticede, “Gece son kıldığınız namaz vitir olsun.” hadisine muhalefet edilmemiş olur.

Ahmed İbni Hanbel Hazretleri ise bu namaz hakkında şöyle der:

— Ben kılmam, kılana da karışmam.

Sonuç olarak diyebiliriz ki:

Bu namazı kılanlara, “Bidat işliyorlar.” diyemeyiz. Olsa olsa Ahmed İbni Hanbel gibi, “Ben kılmam, kılana da karışmam.” diyebiliriz. Hatta Resulullah (a.s.m.)’ın böyle bir namazı kıldığı sahih hadislerle sabit olmuş olursa, “Kılanlar kılmayanlardan daha iyi yapıyor.” da diyebiliriz.

(Beyhakî, es-Sünenü’l Kübra, III, 32; Müsned, V, 260, VI, 299; İbni Mâce, İkame, 125; Tirmizî, Vitir, 13; Dârimî, Salat, 215; Darekutni, II, 241)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin