a
Ana SayfaReşhalar13. Üçüncü Reşha: Arkadaş! O zat (a.s.m.) delâil-i âfâkiye denilen haricî delillerle musaddak olduğu gibi…

13. Üçüncü Reşha: Arkadaş! O zat (a.s.m.) delâil-i âfâkiye denilen haricî delillerle musaddak olduğu gibi…

Reşhalar mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

Üçüncü Reşha: Arkadaş! O zat (a.s.m.) delâil-i âfâkiye denilen haricî delillerle musaddak olduğu gibi… (Mesnevi-i Nuriye, Reşhalar)

(Delâil-i âfâkiye: İnsanın kendi dışındaki deliller / Musaddak: Tasdik edilmiş)

Delâil-i âfâkiye ile kastedilen mana Peygamberimiz (a.s.m.)’ın nübüvvetine delalet eden haricî delillerdir. Bu delillerin bir kısmını 2. Reşha’da mütalaa etmiştik.

– İrhasat denilen, nübüvvetten önce kendisinde harikulade hallerin zuhur etmesi.

– Semavi kitapların haber vermesi ve geleceğini müjdelemesi.

– Hâtiflerin -yani sesi işitilip kendisi görünmeyen cinnîlerin- beşareti ve haber vermesi.

– Bine yakın mucize göstermesi.

– Dünya ve ahiret saadetini temin eden şeriatı

Ve bunlar gibi deliller delâil-i âfâkiye kısmına dâhildir.

Peygamber Efendimiz (a.s.m.)’ın nübüvveti bu kısım delâil-i âfâkiye ile musaddaktır.

Üstadımız şöyle devam ediyor:

Delâil-i enfüsiye denilen zatında ve nefsinde sabit delil ve işaretlerle dahi musaddaktır. (Mesnevi-i Nuriye, Reşhalar)

(Delâil-i enfüsiye: Kişinin kendi zatında olan deliller / Musaddak: Tasdik edilmiş)

Delâil-i enfüsiye: Takva, zühd, güzel ahlak, ubudiyet, metanet ve kemal-i ciddiyet gibi, kişinin zatında sahip olduğu vasıflardır ki bunların her biri o kişinin sıdkına şehadet eder.

İşte Efendimiz (a.s.m.) böyle delâil-i enfüsiye ile de musaddaktır. Bu 3. Reşha’nın konusu da budur. Üstad Hazretleri bu 3. Reşha’da Peygamberimiz (a.s.m.)’ın sahip olduğu sıfatları beyanla nübüvvet-i Ahmediye’yi (a.s.m.) ispat edecektir.

Üstadımız şöyle devam ediyor:

Çünkü o zat şems gibidir; zatını, zatıyla ziyalandırarak gösterir. (Mesnevi-i Nuriye, Reşhalar)

(Şems: Güneş)

Güneşin varlığını ispat etmek için kâinatı gezip her yere bakmaya ihtiyaç yoktur. Kim başını kaldırıp semaya baksa, güneşi kendisine tebessüm ederken görür.

Aynen bunun gibi, Peygamber Efendimiz (a.s.m)’ın nübüvvetini ispat etmek için de âlemi gezmeye gerek yoktur. Peygamberimiz (a.s.m) zatını, zatıyla ziyalandırarak gösterir. Yani sahip olduğu güzel hasletlerin lisan-ı hâliyle nübüvvetini ve peygamberliğini ispat eder.

Üstadımız şöyle devam ediyor:

Mesela bütün ahlâk-ı hamîdenin en yüksekleri o zatta içtima etmiş olduğuna bütün âlem şehadet ediyor. (Mesnevi-i Nuriye, Reşhalar)

(Ahlâk-ı hamîde: Övülen ahlak / İçtima etmek: Toplanmak)

İnsan güzel ahlakın bir kısmına sahip olabilir. Ancak güzel ahlakın her çeşidine sahip olmak ancak ehass-ı havassa mahsustur. Bir de her bir sıfata zirve seviyede sahip olup, bu sıfatların birbirini nakz etmemesi neredeyse mümkün değildir.

Peygamberimiz (a.s.m) ise ahlak-ı hamîdenin her bir sıfatına en yüksek seviyede sahiptir. Bu da onun sıdkını ve doğruluğu ispat eder.

Kemal odur ki dost değil, düşman onu takdir etsin. Peygamberimiz (a.s.m)’ın ahlakını düşmanları dahi tasdik etmiştir. Bu tasdiklerin bir kısmını İşârâtü’l İ’caz tefsirinin sonunda bulabilirsiniz.

Üstadımız şöyle devam ediyor:

Ve keza, en nezih hasletleri ve huyları ve en yüksek seciyeleri câmi bir şahsiyet-i maneviye sahibi olduğuna icmâ vardır. (Mesnevi-i Nuriye, Reşhalar)

Üstad Hazretleri 3. Reşha’da buraya kadar, genel ifadelerle Peygamberimiz (a.s.m)’ın güzel ahlak sahibi olduğunu, nezih hasletlere, huylara ve yüksek seciyelere malik olduğunu beyan etti. 3. Reşha’nın bundan sonraki kısmında ise tafsile girecek ve ahlak-ı hamîdenin neler olduğunu beyan edecek. Buraya kadar okuduğumuz kısım delilin girişiydi. Tafsilini sonraki derslerde işleyeceğiz. Hatta sonraki dersler bu derste okuduğumuz kısmın şerhi olacak.

Üstadımız metnin devamında Efendimiz (a.s.m.)’ın ahlak-ı hamîdesine dair şu sıfatlardan bahsedecek:

1. Zühdü

2. Takvası

3. Ubudiyeti

4. Kuvvet-i imaniyesi

5. Derece-i vüsûku

6. Kemal-i ciddiyeti

7. Metaneti

8. Bütün işlerinde ve harekâtındaki kuvvet-i emniyeti.

Bu maddelerin mütalaasını sonraki derslere bırakıp bu dersimizi burada tamamlayalım. Bu dersimizde şu bölümü okuduk:

Üçüncü Reşha: Arkadaş! O zat (a.s.m.), delâil-i âfâkiye denilen haricî delillerle musaddak olduğu gibi, delâil-i enfüsiye denilen zatında ve nefsinde sabit delil ve işaretlerle dahi musaddaktır. Çünkü o zat şems gibidir; zatını, zatıyla ziyalandırarak gösterir.

Mesela bütün ahlâk-ı hamîdenin en yüksekleri o zatta içtima etmiş olduğuna bütün âlem şehadet ediyor.

Ve keza, en nezih hasletleri ve huyları ve en yüksek seciyeleri câmi bir şahsiyet-i maneviye sahibi olduğuna icma vardır. (Mesnevi-i Nuriye, Reşhalar)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin