a
Ana SayfaTaharet15. Tırnak kesmenin edebi nedir ve hangi gün kesilir?

15. Tırnak kesmenin edebi nedir ve hangi gün kesilir?

Tırnak kesmenin edebi şu şekildedir:

Önce ellerin tırnakları sonra ayakların tırnakları kesilir. El tırnakları kesilirken sağ elin işaret parmağından başlanır ve serçe parmağa doğru sağ elin tırnakları kesilir. Daha sonra sol ele geçilerek sol elin serçe parmak tırnağı kesilir ve baş parmağa doğru devam edilir. En sonunda da sağ elin baş parmağının tırnağı kesilir.

El tırnakları bu şekilde kesildikten sonra ayak tırnaklarına geçilir. Sağ ayağın küçük parmağından başlanır ve sol ayağın küçük parmağında bitirilir.

Tırnakları bu şekilde ve cuma günü kesmek müstehaptır.

Bu anlattıklarımız, sevaba karşı hırslı olanlar ve tırnak kesmeyi dahi ibadete çevirmek isteyenler içindir. Yoksa bu anlattıklarımızı farzı terk eden, vacibi bilmeyen ve dinin emirlerini çiğneyenlere ders vermek maslahata uygun değildir. Zira tırnakların farklı bir şekilde ve herhangi bir günde kesilmesi mekruh değildir. Sadece anlatıldığı şekilde kesmek sevaptır. Bu, kişinin takvası ve hayata bakışıyla alakadar bir meseledir.

İnsanlara nasihat edenler bu noktayı kaçırmamalı ve daha farzı ve vacibi bilmeyenlere tırnak kesmenin adabını öğretmeye çalışmamalıdır. Dediğimiz gibi, bu bir hâl meselesidir ve sünnet-i seniyyeye tabi olma gayretidir.

Meseleyi Fetâvây-i Kâdihân’dan bir nakille bitirelim:

— Bir adam tırnak kesmek ya da saç tıraşı olmak için cuma gününü belirlese ve başka günlerde de bunun caiz olduğunu kabul etse, eğer çok geciktirmiş olmayacaksa ve cuma gününü hadisin tavsiyesine uymak için bekliyorsa bu müstehaptır. Çünkü Hz. Aişe’den nakledildiğine göre, Resullullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: “Kim cuma günü tırnaklarını keserse, Allah onun öbür cumaya kadar ve üç gün daha fazla belalardan korur.” Bununla birlikte, cumaya kadar beklemek tırnak kesmeyi çok geciktirecek olursa bu mekruh olur. Çünkü tırnakları uzun olanın rızkı kıt olur.

(Hattâb es-Sübkî, el-Menhel I, 189; Kâdıhân (Hindiyye kenarında) el-Fetâva’l-Hindiyye, V, 358; el-Hindi, Kenzü’l Ummâl, VI, 656, 659)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin