a
Ana SayfaŞefaat15. “Bizim için şefaatçiler yoktur.” ayetinin izahı

15. “Bizim için şefaatçiler yoktur.” ayetinin izahı

Bu dersimizde, şefaati inkâr edenlerin şu sözüne cevap vereceğiz. Onlar diyor ki:

— Şuara suresi 100. ayette, “Bizim için şefaatçiler yoktur.” buyrulmuştur. Bu ayet şefaatçilerin olmadığını açık bir şekilde beyan etmektedir. Şefaatçiler yoksa şefaat de yoktur.

İşte onlar böyle diyor. Onlara göre, ayetteki “Bizim için şefaatçiler yoktur.” ifadesi şefaatin yokluğuna delilmiş. Onlara şu soruyu sormak istiyoruz:

— Bu ayet-i kerimede geçen “Bizim için şefaatçiler yoktur.” sözünü kim söylüyor? Bu söz kime aittir?

Dilerseniz, 100. ayetin evveline bakalım ve 95. ayetten başlayarak mana verelim:

وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ  İblis ordularının tamamı  قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ  ateşin içinde çekişerek şöyle derler  تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلاَلٍ مُبِينٍ  vallahi biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeydik  إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ الْعَالَمِينَ  çünkü sizi âlemlerin rabbiyle eşit tutuyorduk  وَمَا أَضَلَّنَا إِلاَّ الْمُجْرِمُونَ  ve bizi ancak o günahkârlar saptırdı  فَمَا لَنَا مِن شَافِعِينَ  artık bizim için şefaatçiler yoktur.

Allame Fahreddin-i Râzi Hazretlerinin beyanına göre, bu ayetler putperest müşrikler hakkında inmiştir ve onların ahiretteki hâllerinden haber vermektedir. Râzi Hazretleri şöyle der:

— Onlar “Çünkü sizi âlemlerin rabbiyle eşit tutuyorduk.” sözünü cehennemde putları gördükleri zaman, ya günahlarını itiraf için ya da pişmanlıklarını göstermek için söylemişlerdir. Bunun gerçekte bir hitap olmadığı neticesine bizi götüren şey ise onların “Bizi o günahkârlardan başkası saptırmadı.” şeklindeki sözleridir. Onlar bu sözle, kendilerini putlara tapmaya sevk eden cinleri ve insanları kastetmişlerdir.

Fahreddin-i Râzi Hazretlerinin bu beyanından anlaşılacağı üzere, bu ayet-i kerime puta tapan müşrikler hakkında inmiştir. Zaten Kur’an’da şefaatin olmadığını beyan eden bütün ayetler müşrikler ve kâfirler hakkında inmiştir. Mesela Rum suresi 13. ayette şöyle buyrulur:

— Şirk koştukları ortakları artık şefaatçileri değildir. Ortaklarını inkâr ederler.

Bakın, bu ayette de putlara tapan müşriklerden bahsedilmekte ve putların onlara şefaat edemeyecekleri bildirilmektedir. Biz şimdi, şefaatin yokluğuna bu ayetleri delil getirenlere şu soruyu sormak istiyoruz:

— Ey şefaati inkâr edip mezkûr ayetleri inkârlarına delil yapanlar! Bu ayetlerin müminlerle ne ilgisi var? Bizler, “Putlar müşriklere şefaat eder.” dedik mi ki sizler bu ayetleri sözümüzü çürütmeye delil yapıyorsunuz. Bizler de putların müşriklere şefaat edemeyeceğini biliyor ve bunu söylüyoruz. Ama sizler ayetin evvelini saklıyor ve ayetin kimlerden bahsettiğini bilmeyenleri kandırıyorsunuz. Müşrikler hakkında inmiş ayetleri müminler hakkındaymış gibi anlatıyorsunuz. Müşriklere şefaat edilemeyeceğini bildiren ayetleri şefaatin yokluğuna delil yapıyorsunuz. Sizi insafa davet ediyoruz.

Kardeşlerim, aslında bu ayet-i kerime şefaatin varlığını ispat etmektedir. Şimdi, ayetin bu cihetine bakalım:

Ayet-i kerimenin beyanıyla, puta tapan müşrikler, “Bizim için şefaatçiler yoktur.” diyorlar. Bakın, “Şefaatçiler yoktur.” demiyorlar; “Bizim için yoktur.” diyorlar. Onların “Bizim için yoktur.” sözü, “Allah’ın diledikleri için vardır.” manasına gelir.

— Eğer kimseye şefaat edilmeseydi, “Bizim için” demelerinin bir manası olur muydu?

Bu sözün bir manasının olabilmesi için sahnenin şöyle olması gerekir: Onların gözleri önünde bazı günahkâr müminler -Allah’ın izniyle- cehennemden şefaatle çıkarılır. Onlar bunu görünce, “Bizim için şefaatçiler yoktur.” derler. Çünkü cehennemde ebedî kalacaklarını ve putların kendilerine şefaat edemeyeceklerini anlamışlardır.

Sözün özü: Şefaati inkâr edenlerin delil olarak gösterdikleri Şuara suresinin 100. ayeti müşrikler hakkında inmiştir. Ayeti biraz derinlemesine tahlil ettiğimizde, bu ayetten şefaatin hak olduğunu anlarız. Tabii anlamak için bir parça ehl-i ilim ve ehl-i insaf olmak lazım.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin