a
Ana SayfaCümle İzahları16. Rububiyet kavramı ne manaya gelmektedir?

16. Rububiyet kavramı ne manaya gelmektedir?

Bu dersimizde rububiyet kavramı üzerinde duracağız.

Rububiyet: Allah’ın mahlukatı yaratması, öldürmesi, beslemesi, suret vermesi, aza ve cihazlarla donatması, vazifesini öğretmesi, hâlden hâle şekilden şekle sokması; mahlukunu evirmesi, çevirmesi ve onda tasarrufta bulunmasıdır.

Mesela bir kuşu ele alalım:

– Kuşun yaratılması rububiyetin tecellisidir.

– Ona hayat verilmesi; göz, kanat, ayak gibi azaların takılması rububiyetin tecellisidir.

– Ona uçmanın öğretilmesi; yolunun ilham edilmesi; yaşam şartlarına uygun terbiye edilmesi rububiyetin tecellisidir.

– Ona bir şekil ve suret verilmesi; vazifesinin öğretilmesi; duygularla teçhiz edilmesi rububiyetin tecellisidir.

– Rızıklandırılması; hâlden hâle sokulup son şeklini alması; vakti geldiğinde öldürülmesi rububiyetin tecellisidir.

Bunlar gibi, kuşun üzerinde saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok rububiyet tecellisi vardır.

Şimdi de ağaçlar üzerinde bir tefekkür yapalım:

60 binden fazla ağaç türü vardır.

– Her birinin şekli farklı.

– Elbisesi farklı.

– Çiçeği farklı.

– Yaprağı farklı.

– Meyvesi farklı…

– Hiç biri başkasıyla karıştırılmıyor. Elma ağacından üzüm çıkmıyor. Ayva ağacına incir ağacının yaprakları takılmıyor. Armudun tadı muzun tadına karışmıyor.

– Hiç bir karışıklık, eksiklik ve kusur yok. Ve bu 60 bin çeşit ağacın yüz milyonlar ferdi var.

– Bütün bu ağaçlar, birbirine maddeten benzeyen çekirdek ve tohumlardan yaratılmış.

– Ne tohum ve çekirdeklerden çıkan ağaçlar birbirine benziyor ne de ağaçların yaprak, çiçek ve meyveleri birbirine benziyor.

İşte bütün bunlar rububiyetin tecellisidir.

Şimdi de hayvanatı düşünelim:

Dünyada kaç çeşit hayvan olduğunu bilim adamları hesap edemiyor. 20 milyonla 100 milyon arasında değişen rakamlar söylüyorlar. Hadi biz en azını esas alalım ve 20 milyon diyelim.

– Bu hayvanların milyarlarca ferdi var ve hepsi -maddeten birbirine benzeyen- nutfe ve yumurtalardan yaratılmış.

– Her bir ferdin elbisesi farklı.

– Sureti farklı.

– Vücudu farklı.

– Terbiyesi farklı.

– Cihazları farklı.

– Yaşam süreleri farklı…

– Bu kadar farklılıklar içinde hiçbir karışıklık yok. Her birine kendine mahsus bir elbise dikilmiş.

– Kendine mahsus bir suret verilmiş.

– Kendine mahsus cihaz ve duygularla donatılmış.

– Kendine mahsus bir boyayla boyanmış ve hakeza…

– Hiç bir karışıklık, hiç bir eksiklik göremezsiniz. Kartala sinek kanadı takılmamış; aslan zürafa rengine boyanmamış; kuşlar yüzmeye, balıklar uçmaya çalışmıyor.

– Ve bu harikulade varlıklar yumurta ve nutfelerden çıkarılmış…

İşte bütün bunlar rububiyetin tecellisidir. Rububiyet-i İlahîyenin bu haşmetli faaliyetinde Allah’ın kudret ve azameti gözükmekte ve seyredene “Sübhanallah” dedirtmektedir.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin