a
Ana SayfaHadis Savunması17. Allah bu kimseleri altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak. (Nisa 13)

17. Allah bu kimseleri altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak. (Nisa 13)

Nisa suresi 13 ve 14. ayetlerde şöyle buyrulmuş:

وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ  Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse  يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الأَنْهَارُ  Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar  خَالِدِينَ فِيهَا  onlar orada ebedidirler.  وَذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ  İşte bu, büyük bir kurtuluştur.  وَمَنْ يَعْصِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ  Kim de Allah’a ve Resulüne isyan ederse  وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُ  ve Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa  يُدْخِلْهُ نَارًا  Allah onu ateşe sokar.  خَالِدًا فِيهَا  O orada ebedidir  وَلَهُ عَذَابٌ مُهِينٌ  ve onun için alçaltıcı bir azap vardır.

Şimdi bu ayet-i kerimeler üzerinde biraz tahlil yapalım:

Cenab-ı Hak bu ayetlerde kimin cennete kimin cehenneme gideceğini beyan buyurmuş. Cennete gidecek olanlar, Allah’a ve Resulüne itaat edenler; cehenneme gidecek olanlar da Allah’a ve Resulüne isyan edenlerdir.

Allah’a itaat etmek, Kur’an’ın emirlerine itaat etmektir. Allah’a isyan etmek de Kur’an’ın emirlerine isyan etmektir.

— Peki, Resulüne itaat etmek ve ona isyan etmek nedir?

Sakın, “Bu da Kur’an’a itaat etmek ve Kur’an’a isyan etmektir.” demeyin. Çünkü bu, Kur’an’a itaat ve isyan olamaz. Daha önce defalarca izah ettiğimiz bu meseleyi makam münasebetiyle bir daha izah edelim:

مَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ، مَنْ يَعْصِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ  ayetlerindeki “vav” harfi atıf harfidir. Atıf harfi, kendinden sonrasıyla öncesinin farklı olduğunu gösterir. Biz bunu Türkçede de kullanıyoruz. Mesela “Fatih ve Mehmet geldi.” desek, Mehmed’in Fatih’ten farklı bir şahıs olduğunu anlarız. Mehmet farklıdır, Fatih farklıdır; bu farkı ortaya koyan edat da “ve” edatıdır.

Aynen bunun gibi, “Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse” ya da “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse” denildiğinde, Resule itaatin veya isyanın Allah’a itaat ve isyandan farklı olduğunu anlarız. Eğer ikisi aynı olsaydı arada “vav” atıf harfi kullanılmaz ve sadece “Kim Allah’a itaat ederse ve Allah’a isyan ederse” denilirdi. Hâlbuki böyle denilmemiş.

— Peki, ne denilmiş?

“Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse” ve “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse” denilmiş.

Bütün bu izahlardan sonra sorumuz şu:

— Allah’a itaat Kur’an’ın emirlerine itaattir. Allah’a isyan da Kur’an’ın emirlerine isyandır. Peki, Resulüne itaat ve isyan nedir?

Aklınıza, onun sünnetine tabi olmak, bildirdiği hükümlere boyun eğmek ve hadislerini kabul etmekten başka bir şey geliyor mu? Herhâlde gelmiyordur.

Demek birisi Allah’a itaat makamında sadece Kur’an’ın hükümlerini kabul etse, bu yeterli değildir. Resulullah’a da itaat etmeli ve onun sözlerini de kabul etmelidir. Çünkü Resulullah’ın hükmü de Allah’ın hükmü gibidir ve bu hükümler de Allah’ın emriyledir. Aradaki tek fark, bu hükümler Kur’an’da değil, hadislerde geçmektedir.

Bu izahlardan sonra, şimdi hadis inkârcılarına bir çift sözümüz var:

Ey hadis inkârcıları! Nisa suresinin 14. ayetine dikkat edin! Bakın, ayet diyor ki: Resulullah’a isyan edeni Allah ateşe sokar!

Bu ayet sizin akıbetini haber veriyor. Siz Resulullah’a isyan ediyorsunuz. Acaba ona isyan etmekle ahirette kazanacağınızı mı zannediyorsunuz. Vallahi eğer tövbe etmezseniz ateşe gireceksiniz ve hüsrana uğrayacaksınız. Buna delilimiz de Nisa suresinin 14. ayetidir.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin