a
Ana SayfaHac17. Hacda vekâlet hangi hâllerde caizdir?

17. Hacda vekâlet hangi hâllerde caizdir?

Hacda vekâlet ancak acz hâlinde ve bu aczin de ölünceye kadar sürmesi durumunda mümkündür. Yeterli mal varlığına sahip olup da hastalık ve benzeri sebeplerle bizzat haccetmesine imkân olmayan kişinin kendi adına başkasına haccettirmesi gerekir. Böylece farz hac yerini bulmuş olur.

Vekâletle haccın caiz olması için şu şartlar gerekmektedir:

1. Vekil kılan kimse için hac farz olmalıdır. Farz olmadan vekâlet yoluyla yapılan hac nafile olur. Eğer vekil kılana hac sonradan farz olursa tekrar haccedilmesi gerekir.

2. Vekil kılan hacca gitmekten âciz olmalı ve bu acziyeti ölümüne kadar devam etmelidir. Eğer acziyeti sonradan kalkacak olursa bizzat haccetmesi gerekir. Bu durumda, daha önce vekâlet yoluyla yaptırmış olduğu hac nafile sayılır.

Âmâ ve yatalak olma hâlleri bu hükmün dışındadır. Âmâ ve yatalak kişinin, yaptırmış olduğu hacdan sonra özürleri kalksa, haccın yeterli olmasını engellemez.

İmam Ebû Yusuf’a göre, hangi acziyet olursa olsun, vekâleten yaptırılan hacdan sonra kalkarsa, haccın yeterli olmasına zarar vermez.

3. Vekil kılan kendi adına haccetmesini vekile emretmelidir. Vekil kılanın emri olmaksızın başkası onun adına haccetse, bu yeterli olmaz.

4. Vekil kılan yol masrafını vermelidir. Eğer vekil kendi malıyla haccederse kendi adına haccetmiş olur. Ancak kendi malından harcadığı, vekil kılanın malına kıyasla çok az ise bu vekâlet caizdir.

5. Vekil kılan kişi vekâlet için bir ücreti şart koşmamalıdır. Bir ücret karşılığında hacceden kimse kendi adına haccetmiş olur. Çünkü hac tam bir ibadettir; bu sebeple, ücret karşılığında yapılamaz.

6. Vekil hac işlerine başlamadan önce veya ihrama girerken vekil kılanın adına haccetmeye niyet etmelidir. Diliyle de “Lebbeykâllâhümme lebbeyk an fülânın…” diye telbiyede bulunmalıdır. Yalnız kalbi ile niyet etmesi de yeterlidir.

7. Vekil bizzat vekil kılanın adına haccetmelidir. Eğer bir engel sebebiyle başkasına para verip haccettirirse, bu hac vekil kılanın adına sahih olmaz. Bu durumda, almış olduğu yol masrafını ödemesi gerekir. Fakat vekil kılan, tayin etmiş olduğu vekile, “Başkasını gönder.” veya “Dilediğini yap.” diyerek izin vermiş olursa, bu sahih olur. Çünkü bu durumda, vekil hac için her yetkiye sahip bulunmuş olur.

8. Vekil haccını bozmamış olmalıdır. Eğer haccını bozduktan sonra tekrar hacca niyet ederse, bu hac vekil kılanın adına değil; kendi adına olmuş olur. Bu durumda, almış olduğu masraf bedelini vekil kılana ödemesi gerekir.

9. Vekil, vekil kılanın sözüne aykırı bir davranışta bulunmamalıdır. Vekil kılan ifrad haccı emretmişken, vekil temettü haccı veya kıran haccı yapmış olsa, vekil kılan adına haccetmiş olmaz. Bu durumda, aldığı yol masrafını ödemesi gerekir.

Bununla birlikte, vekil kendisine emredileni yerine getirdikten sonra kendi parasıyla kendisi için ayrıca umre yapabilir. Aynı şekilde, yalnız umre yapmaya memur olan kimse, bunu yaptıktan sonra kendi parasıyla kendi adına haccedebilir.

10. Vekil yalnız vekil kılan adına hac için ihrama girmelidir. Biri kendi adına, diğeri vekil kılan adına olmak üzere iki ihrama niyet etse, vekil kılan adına haccı sahih olmaz. Ancak kendi adına olan ihramı bırakıp da vekil kılan adına ihrama devam ederse, bu, vekil kılan için sahih olur.

11. Vekil kılan kişi, “Benim adıma başkası değil, sadece falan adam haccetsin.” dese, sonra onun emrine aykırı olarak, -o adam gerek hayatta iken gerekse öldükten sonra- başkasına haccettirilecek olsa, bu hac vekil kılan adına sahih olmaz. Fakat vekil kılan kimse bir tahsis yapmayarak, “Adıma falan kimse haccetsin.” dese ve bu kimse ölse, başkasına haccettirilebilir.

Hacda vekâlet için başka şartlar da vardır. Vekil olacak kimse bu şartların tamamını çok iyi bilmeli ve üzerine aldığı emaneti hakkıyla yerine getirmelidir.

(Vehbe Zuhaylî, III, 229 vd.; Ömer Nasuhi Bilmen, 404, Madde 83)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin