17. Mescid-i Aksa’yı kıble edinme emri Kur’an’da var mı?

Hadis Savunması isimli eserimizin bu On Yedinci Dersinde, hadis inkârcılarına bir soru soracağız. Sorumuza geçmeden önce bir mukaddime yapalım.

Peygamberimiz (asm) Medine’ye hicret ettikten sonra, 17-18 ay Mescid-i Aksa‘ya doğru namaz kılmıştı. Ancak kıblenin Kâbe’ye döndürülmesini çok arzu ediyordu. Çünkü Kâbe, Efendimiz (asm)’in atası Hz. İbrahim’in kıblesiydi. Ayrıca Kâbe, Arapların iftihar vesilesiydi. Kâbe’ye dönmek, Arapları imana davet hususunda daha teşvik ediciydi. Hem Kâbe’ye dönmekte, Yahudilere muhalefet vardı.

İşte bu gibi sebeplerden dolayı, Efendimiz (asm) Kâbe’ye dönmeyi çok arzu ediyordu.

Hz. Bera bu hususta şöyle der:

Biz Resullullah (asm) ile birlikte 18 ay kadar Mescid-i Aksa’ya doğru namaz kıldık. Namaz bitince çoğu kez Resullullah (asm) semaya bakar ve Cebrail’in getireceği vahyi beklerdi. (İbni Mace, İkame, 56)

İşte Peygamberimizin bu hâli üzerine, Bakara suresindeki şu ayet indi:

 قَدْ نَرَى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَاء   Şüphesiz biz senin yüzünün semaya çevrilmesini görüyoruz.  فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَاهَا Elbette seni razı olacağın bir kıbleye döndüreceğiz.  فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ  Artık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. (Bakara, 2/144)

Bu ayet-i kerimeyle, Efendimiz (asm) Kâbe’yi kıble yaptı. Şimdi bu hadisenin, meselemize bakan cihetini tahlil edelim:

Efendimiz (asm) namazda Kâbe’ye yönelmek istiyor. O kadar istiyor ki, her namazından sonra yüzünü semaya çevirip, vahyin gelmesini bekliyor. Ve bu hâl 18 ay devam ediyor. Bundan şu sonuç çıkmaz mı?

Efendimiz (asm) Mescid-i Aksa’yı kendi tercihiyle kıble yapmadı. Eğer kendi tercihiyle kıble yapsaydı, yüzünü semaya çevirip vahyin gelmesini 18 ay beklemez, kendi tercihiyle Kâbe’ye dönerdi. Ama Kâbe’ye dönemiyor, Kâbe’yi kıble yapamıyor, vahiy bekliyor. Demek Peygamberimizin Mescid-i Aksa’ya doğru namaz kılmasını Allah emretti. Peygamberimiz de bu emir üzerine Mescid-i Aksa’yı kıble edindi.

Bu tahlilden sonra, şimdi hadis inkârcılarına bir sorumuz var. Sorumuz şu:

– Kur’an’da Mescid-i Aksa’nın kıble edinilmesiyle ilgili bir ayet var mı? Bu emir Kur’an’ın neresinde geçiyor?

Kur’an’da böyle bir ayet yok! Bundan da anlaşılır ki: Demek vahiy sadece Kur’an değil! Efendimiz (asm)’a Kur’an’dan başka bir vahiy daha geliyordu. Bu vahye, vahy-i gayr-ı metluv denir.  Vahy-i gayr-ı metluv, okunmayan vahiy demektir. Bundan maksat, Peygamberimiz (asm)’in Kur’an dışı aldığı vahiydir. Peygamberimize Mescid-i Aksa’ya doğru namaz kılmasının emredilmesi ve bu emrin Kur’an’da olmaması, vahy-i gayr-ı metluvun varlığına delildir.

Şimdi ey hadis inkârcıları! Siz diyorsunuz ki: “Biz Kur’an’a tabiyiz. Kur’an’dan başka bir şeyle amel etmeyiz.” Peki, vahy-i gayr-ı metluvu ne yapacaksınız? Yaptığımız tahlille anladınız ki, her şey Kur’an’da geçmiyor, Kur’an dışında Peygamberimiz (asm)’e yapılan vahiy var. Siz hadisleri inkâr ettiğinizde, bu vahyi de inkâr etmiş oluyorsunuz. Bu inkârınızla da dinden çıkıyorsunuz. Hadi gelin, aklınızı başınıza alın ve bu halinizden tövbe edin.

Sevgili kardeşlerim, Hadis Savunması eserimizin bu On Yedinci Dersini burada noktalayalım. Bir sonraki dersimizde buluşuncaya kadar Allah’a emanet olun…

(21 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Playlists Have This Video

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir