18. Miracın benzeri onlarca hadise her an cereyan etmektedir.

In this video

Miraç konusunun On Sekizinci dersindeyiz. Bu dersimizde, miracı aklına sığıştıramayanlara, miraca benzeyen hadiseleri göstereceğiz.

Bazı kişiler, Peygamber Efendimiz (asm)’ın, bedeniyle birlikte semaya yükselmesini, kabul edemiyorlar. “Bu nasıl olur?” diyorlar. Hâlbuki miracın benzeri onlarca hadise, her an cereyan etmektedir.

Mesela melekler, bir anda yerden göğe yükselirler, gökten yere inerler. Yerden göğe, gökten yere olan bu seyahat, her daim melekler tarafından yapılmaktadır. Buna iman eden bir insan, nasıl olur da miracı anlayamaz ve aklına sığıştıramaz? Meleklere bu seyahati her daim yaptıran Allah, sevgili bir kulunu Arş’a çıkaramaz mı? Ve çıkarmasında, nasıl bir gariplik vardır?

Yine biz iman ederiz ki, cennet ehli, mahşer meydanından cennet bağlarına, kısa bir zamanda geçerler. Ehl-i imana bu seyahati bir anda yaptıran ve onları cennete bir anda ulaştıran Allah, “Habibim” dediği bir kulu, semaya çıkaramaz mı? Çıkarmasında ne gariplik vardır? Akıl bunun nesini anlayamamaktadır?

Yine biz iman ederiz ki, Şah-ı Nakşibendi, Abdulkadir-i Geylânî, İmam-ı Rabbânî gibi, Allah’ın sevgisini kazanan kâmil kullar, bir nevi miraç olan seyrü sülûkle, manevî bir yolculukla, ruhen arşa kadar yükselirler. Onlara ruhen bu seyahati yaptıran Rabbimiz, onların sultanı olan Hz. Muhammed (asm)’a, bu seyahati bedenen yaptıramaz mı? Yaptırmasında ne engel vardır?

Hem insan şunları düşünse, miracın gayet makul ve mümkün olduğunu, kolayca kabul eder:

Görme duygusuna sahip her insan Güneş’e, Ay’a veya bir yıldıza baktığında, nazarı bir anda o gök cismine ulaşır. Mesafenin uzunluğu, hiçbir mani teşkil etmez. Göze bu seyahati bir anda yaptıran Allah, sevgili bir kuluna bu seyahati, bedeniyle niye yaptıramasın? Haşa, Allah’ın buna kudreti mi yetmez?

Yine ilim sahibi bir insan, ilmin düsturlarına binip, yıldızların ötesini düşündüğünde; aklıyla ve hayaliyle, bir anda o mekâna varıp, araştırmasını yapabilir… Hayale bu genişliği veren ve bir anda hayali, kainatın öbür ucuna ulaştıran Allah, bir kulunu semaya neden çıkaramasın? Bir kulunun bedenine, hayalin hızını neden veremesin? Haşa, Allah bundan aciz midir?..

Yine mümin bir kul, miracını namazda yapar. Namaza girmek için “Allahû Ekber” dediğinde, bütün âlemleri geride bırakıp, manen Allah’ın huzuruna çıkar. Bedeni mescitte, ruhu yüksek alemlerde gezer. Mümine, namazda bu miracı manen yaptıran Allah, müminlerin imamı ve reisi olan Hz. Muhammed (asm)’a, bu miracı bedeniyle niye yaptıramasın?

Bütün bunlardan sonra deriz ki:

Bütün evliyanın sultanı, müminlerin imamı, cennet ehlinin reisi ve meleklerin makbulü olan Hz. Muhammed (asm)’ın bir anda miraca çıkması, o yüce âlemleri gezip görmesi ve dönmesi, gayet makuldür ve şüphesizdir.

Aklı ve imanı olanın, bunda şüphesi olmaz…

Dersimizin sonuna geldik. Bu ders, aynı zamanda “Miraç” konusunun son dersiydi. Cenab-ı Hak, bu dersleri dergâhında kabul eylesin, bizi iman hizmetinde istihdam etsin. Bu eseri benim, bu eserde emeği geçenlerin ve halisane bu dersleri seyredenlerin günahlarına kefaret yapsın. Bizi kendine kul, Habib’ine ümmet eylesin. Sizleri Allah’a emanet ediyorum.

Hoşça kalın. Esselamü Aleyküm…

(88 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Playlists Have This Video

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir