a
Ana SayfaFatiha Suresi1. Evvela: Şu İşârâtü’l-İ’caz adlı eserden maksadımız, Kur’an’ın nazmına, lafzına ve ibaresine…

1. Evvela: Şu İşârâtü’l-İ’caz adlı eserden maksadımız, Kur’an’ın nazmına, lafzına ve ibaresine…

Bu dersle birlikte Fatiha suresinin tefsirine başlıyoruz. Üstadımız Fatiha suresine şöyle başlıyor:

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحيمِ

اَلرَّحْمٰنُ ، عَلَّمَ الْقُرْاٰنَ ، خَلَقَ اْلاِنْسَانَ ، عَلَّمَهُ الْبَيَانَ

فَنَحْمَدُهُ مُصَلِّينَ عَلٰى نَبِيِّهِ مُحَمَّدٍ الَّذِى اَرْسَلَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ وَجَعَلَ مُعْجِزَتَهُ الْكُبْرَى الْجَامِعَةَ بِرُمُوزِهَا وَاِشَارَاتِهَا لِحَقَائِقِ الْكَائِنَاتِ بَاقِيَةً عَلٰى مَرِّ الدُّهُورِ اِلٰى يَوْمِ الدِّينِ وَعَلَى اٰلِهِ عَامَّةً وَاَصْحَابِهِ كَافَّةً

Evvela: Şu İşârâtü’l-İ’caz adlı eserden maksadımız, Kur’an’ın nazmına, lafzına ve ibaresine ait i’caz işaretlerini ve remizlerini beyan etmektir. (İşârâtü’l-İ’caz)

(Lafız: Kelime / İbare: Cümle / İ’caz: Âciz bırakmak)

Nazm kelimesi “inci vb. kıymetli taşları dizmek” manasındadır. Bu lafız kelam için de kullanılır. Kelam için kullanıldığında, hakikati ortaya çıkarmak maksadıyla mana bakımından birbiriyle uyumlu lafızların aklın uygun gördüğü tarzda bir araya getirilmesini ifade eder.

Nazmın bu manasıyla, Kur’an’ın öyle bir nazmı vardır ki her bir kelimesi diğer bir kelimeyi ve her bir cümlesi diğer bir cümleyi tekmil eder. Kardeşinin manasına kuvvet verip onun yardımına koşar.

İşte bu İşârâtü’l-İ’caz tefsirinde Kur’an’ın hem nazmındaki hem de lafız ve ibarelerindeki i’cazı göreceğiz. Söz buraya gelmişken i’cazı da izah edelim:

İ’caz: Âciz bırakmak demektir. Kur’an’ın nazmındaki i’caz demek, insanların benzerini getirmekten ve Kur’an’ın ayetleri gibi söz söylemekten âciz olmasıdır. Yani Kur’an insanları âciz bırakmış, insanlar Kur’an’ın nazmındaki güzelliği taklit edememiş ve Kur’an’ın bir mislini -hatta kısa bir suresinin mislini- getirememiştir.

Üstadımız bu İşârâtü’l-İ’caz tefsirinde bu i’cazı hakka’l-yakin göstermiş ve ispat etmiş. Zaten bu tefsirin konusu da budur: Kur’an’ın nazmındaki, lafzındaki ve ibaresindeki i’cazı beyan etmek.

Dolayısıyla İşârâtü’l-İ’caz tefsiri klasik tefsirlere benzememektedir. Klasik tefsirlerde ayetlerin iniş sebebini ve âlimlerin ayet-i kerime hakkındaki görüşlerini bulursunuz. Yine ayetin manasına uygun diğer ayetleri ve hadis-i şerifleri okursunuz. İşârâtü’l-İ’caz tefsirinde ise bunlar yoktur. Çünkü bu tefsir sadece Kur’an’ın nazmındaki i’cazı beyan sadedinde yazılmıştır.

Üstadımız eserin başında bu noktaya dikkat çekiyor ve diyor ki:

Şu İşârâtü’l-İ’caz adlı eserden maksadımız, Kur’an’ın nazmına, lafzına ve ibaresine ait i’caz işaretlerini ve remizlerini beyan etmektir. (İşârâtü’l-İ’caz)

Üstadımız, Kur’an’ın nazmındaki i’cazı niçin beyan ettiğini de şöyle açıklıyor:

Çünkü i’cazın mühim bir vechi, nazmından tecelli eder ve en parlak i’caz, Kur’an’ın nazmındaki nakışlardan ibarettir. (İşârâtü’l-İ’caz)

Kur’an’ın kırk vech-i i’cazı vardır. Bu kırk vech-i i’cazın en mühimi ve en parlağı, Üstad Hazretlerine göre, nazmındaki i’cazdır.

Kur’an’ın kırk vech-i i’cazı şudur:

1. Manasındaki belâgat.

2. Nazmındaki cezâlet.

3. Hüsn-ü metaneti.

4. Üslûplarının bedâati.

5. Garâbeti.

6. Müstahsenliği.

7. Beyanının berâati.

8. Fâik oluşu ve üstünlüğü.

9. Safveti.

10. Manasının kuvveti.

11. Lafzının fesâhati.

12. Selâseti.

13. Lafzındaki câmiiyeti.

14. Manasındaki câmiiyeti.

15. İlmindeki câmiiyeti.

16. Mebahisindeki câmiiyeti.

17. Üslup ve icazındaki câmiiyeti.

18. Üslub-u Kur’an’ın cem’iyyeti.

19. Âyât-ı Kur’aniyenin câmiiyeti.

20. İ’cazkârâne îcâzı.

21. Câmi ve hârık olması.

22. Makâsıd-ı câmiiyeti.

23. Meâni-i câmiiyeti.

24. Esâlib-i câmiiyeti.

25. Letâif-i câmiiyeti.

26. Mehâsin-i câmiiyeti.

27. Mesâil-i câmiiyeti.

28. Maziye ait ihbarat-ı gaybiyesi.

29. İstikbale ait ihbarat-ı gaybiyesi.

30. Hakâik-ı İlahiyeye dair ihbarat-ı gaybiyesi.

31. Hakâik-ı kevniyeye dair ihbarat-ı gaybiyesi.

32. Umur-u uhreviyeye dair ihbarat-ı gaybiyesi.

33. Şebabeti.

34. Tabakat-ı beşerin hususi hisse-i fehmi.

35. Heyet-i mecmuasında râik selâseti.

36. Fâik selameti.

37. Metin bir tesanüdü.

38. Muhkem bir tenasübü.

39. Meziyet-i i’caziyesi.

40. Temsilat-ı Kur’aniyesi.

Bu cihetlerin hepsi örnekleriyle birlikte 25. Söz’de izah edilmiştir. Üstadımız bu İşârâtü’l-İ’caz tefsirinde sadece Kur’an’ın nazmındaki i’cazı beyan ediyor. Zira Üstadımız diyor ki:

İ’cazın mühim bir vechi, nazmından tecelli eder ve en parlak i’caz, Kur’an’ın nazmındaki nakışlardan ibarettir. (İşârâtü’l-İ’caz)

Dersimizi burada tamamlayalım. Yavaş yavaş ilerleyeceğiz. Az okuyup çok mütalaa yapacağız. Şunu unutmayın: Bizler sohbet değil, mütalaa yapıyoruz. Bu sebeple, her kelimenin altını kaldırıp altında yatan manayı bulmaya çalışacağız.

Bu dersimizde şu bölümü mütalaa ettik:

Evvela: Şu İşârâtü’l-İ’caz adlı eserden maksadımız, Kur’an’ın nazmına, lafzına ve ibaresine ait i’caz işaretlerini ve remizlerini beyan etmektir. Çünkü i’cazın mühim bir vechi, nazmından tecelli eder ve en parlak i’caz, Kur’an’ın nazmındaki nakışlardan ibarettir. (İşârâtü’l-İ’caz)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin