a
Ana SayfaTaharet2. Kıbleye karşı tuvalet yapılabilir mi?

2. Kıbleye karşı tuvalet yapılabilir mi?

Açık arazide def-i hacet yapılırken kıbleye dönmek haramdır. Bu hususta ittifak vardır.

Bina içlerinde veya kıble ile kendisi arasında bir engel varken kıbleye dönük olarak def-i hacet yapma hususunda ise iki görüş vardır:

Birinci görüş İbni Abbas, Abdullah İbni Ömer, İmam Şa’bî, İmam Şafiî, İmam Malik ve Ahmed İbni Hanbel Hazretlerinin görüşüdür. Bunlara göre, kıble ile kişi arasında bir engel varsa def-i hacet caizdir.

Delillerinden iki tanesi şudur:

Hz. Mervan diyor ki:

— Ben bir vakit Hz. Ömer’i gördüm. Devesini önüne almış, kıbleye doğru küçük abdestini yapıyordu. “Bu yasaklanmadı mı?” diye sordum. “Evet, ama açık arazide yasaklandı. Seninle kıble arasında gizlenebileceğin kadar bir şey varsa mahzuru yok.” dedi. (Ebû Dâvud, Taharet, 4)

Yine Abdullah İbni Ömer şöyle diyor:

— Evimin damına çıkmıştım. Resulullah (a.s.m.)’ı iki kerpiç duvar arasında Mescid-i Aksa’ya doğru dönük olarak ihtiyacını giderirken gördüm. (Buhâri, Vudû, 12-14; Müslim, Taharet, 62; Muvatta, Kıble, 3)

İkinci görüş İmam-ı Azam, Süfyan-ı Sevri, İbrahim en-Nehai, İmam Mücahid ve İmam Atâ’nın görüşleridir. Bu âlimlere göre, bina içlerinde dahi olsa kıbleye karşı def-i hacet caiz değildir.

Delillerinden bir tanesi Hz. Ebû Eyyub’un rivayet ettiği şu hadistir: Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurdular:

— Helaya gittiğiniz vakit kıbleye ne önünüzü ne de arkanızı dönmeyin. Doğuya ve batıya dönün.

Yine Hz. Ebû Eyyub der ki:

— Şam’a gelince helaların yönünün hep kıble cihetine inşa edildiğini gördük. Onları kullanırken yönünü yan çeviriyor, ayrıca Allah’tan mağfiret diliyorduk. (Buhâri, Vudû, 11; Salât, Müslim, Taharet, 59; Ebû Dâvud, Taharet, 4; Tirmizî, Taharet, 6)

Açık arazide def-i hacet yapılırken kıbleye dönmek haramdır. Bu hususta ittifak vardır.

Bina içlerinde veya kıble ile kendisi arasında bir engel varken kıbleye dönük olarak def-i hacet yapma hususunda ise iki görüş vardır:

Birinci görüş İbni Abbas, Abdullah İbni Ömer, İmam Şa’bî, İmam Şafiî, İmam Malik ve Ahmed İbni Hanbel Hazretlerinin görüşüdür. Bunlara göre, kıble ile kişi arasında bir engel varsa def-i hacet caizdir.

Delillerinden iki tanesi şudur:

Hz. Mervan diyor ki:

— Ben bir vakit Hz. Ömer’i gördüm. Devesini önüne almış, kıbleye doğru küçük abdestini yapıyordu. “Bu yasaklanmadı mı?” diye sordum. “Evet, ama açık arazide yasaklandı. Seninle kıble arasında gizlenebileceğin kadar bir şey varsa mahzuru yok.” dedi. (Ebû Dâvud, Taharet, 4)

Yine Abdullah İbni Ömer şöyle diyor:

— Evimin damına çıkmıştım. Resulullah (a.s.m.)’ı iki kerpiç duvar arasında Mescid-i Aksa’ya doğru dönük olarak ihtiyacını giderirken gördüm. (Buhâri, Vudû, 12-14; Müslim, Taharet, 62; Muvatta, Kıble, 3)

İkinci görüş İmam-ı Azam, Süfyan-ı Sevri, İbrahim en-Nehai, İmam Mücahid ve İmam Atâ’nın görüşleridir. Bu âlimlere göre, bina içlerinde dahi olsa kıbleye karşı def-i hacet caiz değildir.

Delillerinden bir tanesi Hz. Ebû Eyyub’un rivayet ettiği şu hadistir: Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurdular:

— Helaya gittiğiniz vakit kıbleye ne önünüzü ne de arkanızı dönmeyin. Doğuya ve batıya dönün.

Yine Hz. Ebû Eyyub der ki:

— Şam’a gelince helaların yönünün hep kıble cihetine inşa edildiğini gördük. Onları kullanırken yönünü yan çeviriyor, ayrıca Allah’tan mağfiret diliyorduk. (Buhâri, Vudû, 11; Salât, 29; Müslim, Taharet, 59; Ebû Dâvud, Taharet, 4; Tirmizî, Taharet, 6)

Böyle ihtilaflı meselelerde kişiye düşen, kendi mezhebinin görüşüyle amel etmek ve zaruret olduğunda diğer mezhepleri taklit etmektir. Buna göre, bu konuda nasıl amel edeceğimizi şöylece maddeleyebiliriz:

1. Açık arazide def-i hacet yaparken kıbleye doğru dönmemeli, eğer döneceksek kıble ile aramıza bir sütre almalıyız.

2. Bizler Hanefi olduğumuza göre, tuvaletlerde de kıbleye doğru dönmemeli ve evlerimizi inşa ettirirken tuvaletin yönünü kıbleye doğru çevirmemeliyiz.

3. Başka bir yerde tuvalete gireceksek ve tuvaletin yönü kıbleye doğru ise mümkünse yan oturup yönümüzü kıbleden çevirmeliyiz.

4. Eğer yan oturmak mümkün olmuyor ve illaki kıbleye doğru dönmek zorunda kalıyorsak, yakınlarda da başka bir tuvalet yoksa, bu durumda, diğer üç mezhebi taklit ederek ihtiyacımızı giderebiliriz. Çünkü bu durumda zaruret hasıl olmuştur. Zaruret hasıl olunca diğer mezhepler taklit edilebilir.

(Mahmud Hattâb es-Sûbkî, el-Menhel I, 39-42; Vehbe Zuhaylî, I, 144)

Yazar: Sinan Yılmaz

 

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin