a
Ana SayfaMuhtelif Dersler2. Küfür lafızlarını konuşmak kişiyi kâfir eder mi?

2. Küfür lafızlarını konuşmak kişiyi kâfir eder mi?

Bu dersimizde, küfür lafızlarını konuşmak kişiyi kâfir yapar mı konusunu işleyeceğiz.

Mesela bir kişi, “Ben falan ile cennete girmem.” dese, bu söz bir küfür lafzıdır. Çünkü bu sözde:

1. Cenab-ı Hakk’a hata isnadı vardır. “Ben falan ile cennete girmem.” demek, “O kişi cennete girmişse hata yapılmış, -haşa- Allah hata etmiş.” manasındadır. Allah’a hata isnat etmek ise küfürdür.

2. Yine bu sözde Allah’ın hükmüne razı olmamak vardır. Yani “Allah bana cennete gir dese de girmem. Allah’ın bu hükmüne uymam.” manası vardır. Allah’ın hükmüne razı olmamak ise küfürdür.

İşte hem Allah’a hata isnat edildiğinden dolayı hem de Allah’ın hükmüne razı olunmadığından dolayı, “Ben falan ile cennete girmem.” sözü bir küfür sözüdür.

Buradaki mesele şudur:

— Bir Müslüman bu sözü böyle bir neticeyi kastetmeden söylese imandan çıkar mı?

— Bu söz onu kâfir yapar mı?

— Yoksa cehaleti onun için bir özür müdür?

Bu mesele âlimler arasında ihtilaflı bir meseledir. Hanefi âlimlerinin çoğunluğuna göre, cehalet bir özür değildir. Yani bir kimse, neticesini bilmeden ve küfre gireceğinin farkında olmadan böyle bir söz söylerse, bu kişi dinden çıkar ve mümin sıfatını kaybeder. Bu konuda Fetâvâ-yı Hindiyye’de şöyle denir:

— Bir kimse küfür sözünü kasten söylediği hâlde bunun küfür olduğunu bilmezse -bazı âlimlerin hilafına rağmen- âlimlerin çoğunluğuna göre kâfir olur. Bilmemek özür değildir. (Şeyh Nizamüddin ve Heyet-i Fetâvâ-yı Hindiyye, Beyrut 1400, II, 276)

Bir kısım âlimlere göre ise cehalet yani bilmemek bir özürdür. Mesela Malikilerden İmam Karafi Hazretleri der ki:

— Kişi küfür lafızları ile bizzat küfrü kastetmedikçe kâfir olmaz.

Yine İbni Nüceym der ki:

— Küfür lafızlarının çoğu ihtilaflıdır. Böyle ihtilaflı sözlerle insanlar tekfir edilmemeli. Ben etmemeye yemin ettim.

Yine İbni Âbidin Hazretleri bu konuda şu kaideyi ortaya koyup der ki:

— Kişiyi imandan çıkaran şeyler onu imana sokan şeyleri inkâr etmesidir.

Bediüzzaman Hazretleri de şöyle der:

— Kelam bazen küfür görünür, sahibi kâfir olmaz.

Bu meselede çok uzun konuşulabilir. Hem cehaleti özür kabul etmeyenlerden hem de özür kabul edenlerden çok nakil yapabiliriz. Buradaki asıl mesele şu:

— Biz hangi görüşle amel edeceğiz? Cehaleti mazeret saymayan âlimlerin görüşüyle mi yoksa cehaleti mazeret sayan alimlerin görüşüyle mi?

Herhâlde şöyle yapmak en güzelidir:

Bizler kendi nefsimizde, cehaleti mazeret saymayan âlimlerin görüşüyle amel edelim. Yani küfür lafızlarını söylersek kâfir olacağımıza hükmedelim ve bu hüküm sebebiyle küfür lafızlarından şeytandan kaçar gibi kaçalım. Bunun için de ilk önce bu hususta yazılmış eserleri okuyup bu lafızların neler olduğunu öğrenelim ve daha sonra da bu sözleri dilimize haram edelim.

Nefsimizde böyle hükmederken ve cehaleti özür kabul etmezken, başkaları için, cehaleti özür kabul eden âlimlerin fetvasıyla amel edelim. Yani bir küfür sözünü bir Müslüman’dan duyduğumuzda ona hemen “Sen kâfir oldun, dinden çıktın, eşin boş oldu, amelin heba oldu…” gibi bir söz söylemeyelim.

Eğer imkân varsa ve muhatabın hâli de uygunsa ona bu sözün çirkinliğini ve günah olduğunu anlatalım. Hatta bazı âlimlerin bu söz için, “Kişiyi küfre sokar.” fetvası olduğunu söyleyelim. Onu ikaz etmeye çalışalım. Ama eğer biz bunları anlattığımızda o kişinin öfkesi daha da artacak ve sözlerine yenisini ekleyecekse onu kendi hâline bırakalım; ama ona kâfir demeyelim.

Demek, nefsimize takvayla, başkasına fetvayla amel edelim. Nefsimiz için son sözümüz de şu olsun:

İman insanın en kıymetli şeyidir. İmanı kaybettirecek şeylerden sakınmak, velev ki o şey ihtilaflı dahi olsa kaçınmak müminin şiarıdır. Mümin böyle ihtilaflı meselelerde ihtiyata uygun olanla amel eder; imanını muhafaza etmeye çalışır. Allah edenlerden olmayı nasip etsin. Âmin.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin