a
Ana SayfaAdak2. Nezrin sahih olabilmesi için hangi şartlar gereklidir?

2. Nezrin sahih olabilmesi için hangi şartlar gereklidir?

Bir nezrin sahih ve geçerli olabilmesi için şu şartlar aranır:

1. Nezredilen şeyin cinsinden bir farz veya vacip bulunmalıdır.

Buna göre, “Bir gün oruç tutayım.” diye yapılan bir adak sahihtir. Fakat “Falan hastayı ziyarette bulunayım.” diye yapılacak bir adak sahih olmaz. Çünkü hasta ziyareti farz veya vacip bir ibadet değildir. Bu sebeple de bu adağı yerine getirmek gerekmez.

2. Nezredilen şeyin cinsinden olan farz veya vacip bizzat kastedilmiş bir ibadet olmalı, başka bir farza veya vacibe vesile olmamalıdır.

Buna göre, “İki rekât namaz kılayım.” diye yapılan bir nezir sahihtir. Fakat “Nezrim olsun abdest alayım.” veya “Tilavet secdesinde bulunayım.” diye yapılacak bir nezir geçerli değildir. Çünkü abdest ve tilavet secdesi bizzat kastedilen bir ibadet olmayıp, kastedilen ibadetlere birer vesiledir. Bu sebeple de bu adakları yerine getirmek gerekmez.

3. Nezredilen şey kişi üzerine hemen veya gelecekte yapılması farz veya vacip olan bir ibadet olmamalıdır.

Buna göre, “Nezrim olsun yarınki sabah namazını kılayım; ramazan orucunu tutayım.” şeklindeki adaklar sahih olmaz.

4. Adanan şey haram ve günah olmamalıdır.

Buna göre, “Şu işim olursa kendimi hak yolunda kurban edeyim, intihar edeyim.” diye yapılan adaklar sahih olmaz.

Fakat aslen meşru iken başka bir sebepten dolayı yasaklanmış olan bir şeyle adak sahihtir. Mesela bir kimse ramazan bayramının birinci gününde veya kurban bayramının dört gününde oruç tutmayı nezretse bu sahih olur. Ancak o günlerde oruç tutulması yasaklandığından o günlerde iftar edip sonradan kaza yapar. Bununla beraber, iftar yapmayıp o günlerde oruç tutsa adağını yerine getirmiş olur.

“Nezrim olsun evladımı kurban edeceğim.” diyen kimseye de İmam Ebû Yusuf ile İmam Şafiî’ye göre bir şey gerekmez. Çünkü bu, caiz olmayan bir adaktır. Fakat İmam-ı Azam ile İmam Muhammed’e göre, bu durumda bir koyun kurban edilmesi gerekir. Çünkü Hz. İbrahim (a.s.) bir kurban kesmekle emrolunmuştur.

5. Nezredilen şey aslında gerçekleşemez olmamalıdır.

Buna göre, bir kimse “Evvelki gün oruç tutayım.” diyerek nezretse üzerine bir şey gerekmez. Çünkü evvelki gün oruç tutmak mümkün değildir.

Yine “Falan zatın geleceği gün oruç tutayım.” diyerek nezretse ve o zat zeval vaktinden sonra gelse ya da kendisinden oruca aykırı bir hâl meydana çıktıktan sonra -mesela yemek yedikten sonra- gelse, nezir adına bir şey gerekmez. Çünkü o günde oruç tutulması artık muhal (gerçekleşemez) olmuştur. Geceleyin geldiği takdirde de hüküm böyledir. Çünkü adak gündüz içindir.

6. Adanan şey adak yapanın mülkünden daha fazla veya başkasına ait bulunmamalıdır.

Buna göre, “Hemen bin lira sadaka vermem nezrolsun.” diyen kimsenin yalnız yüz lirası bulunsa, sadece bu yüz lirayı sadaka vermekle mükelleftir. Yine başkasına ait bir koyunun kurban edilmesini adayan kimseye de bu adağından dolayı bir şey gerekmez. Çünkü bu kurban onun mülkü değildir.

(Ömer Nasuhi Bilmen, 327, Madde 235)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin