20. Ey Hadis inkârcıları! Resulullah’a isyan edeni Allah ateşe sokar!

Hadis inkârcıları: “Biz Kur’an’a uyarız. Kur’an bize yeter.” diyorlar. Biz de onlara diyoruz ki: Madem siz Kur’an’a uyuyorsunuz, o halde şu ayetlere dikkat edin. Bakın bu ayetlerde Rabbimiz, kimin cennete kimin de cehenneme gideceğini şöyle beyan buyurmuş:

  وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الأَنْهَارُ   Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar.  خَالِدِينَ فِيهَا  Onlar orada ebedidirler  وَذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ  İşte bu büyük bir kurtuluştur.    وَمَنْ يَعْصِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ Kim de Allah’a ve Resulüne isyan ederse   وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُ  ve Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa  يُدْخِلْهُ نَارًا  Allah onu ateşe sokar  خَالِدًا فِيهَا  O orada ebedidir  وَلَهُ عَذَابٌ مُهِينٌ Onun için alçaltıcı bir azap vardır.  (Nisa, 4/13-14)

Şimdi bu ayet-i kerimeler üzerinde biraz tahlil yapalım:

Cenab-ı Hak bu ayetlerde, kimin cennete kimin cehenneme gideceğini beyan buyurmuş. Cennete gidecek olanlar, Allah’a ve Resulüne itaat edenler; cehenneme gidecek olanlar da Allah’a ve Resulüne isyan edenlerdir.

Allah’a itaat etmek, Kur’an’ın emirlerine itaat etmek; Allah’a isyan etmek de Kur’an’ın emirlerine isyan etmektir.

– Peki, Resulüne itaat etmek ve ona isyan etmek nedir?

Sakın, bu da “Kur’an’a itaat etmek ve Kur’an’a isyan etmektir. demeyin. Çünkü bu, Kur’an’a itaat ve isyan olamaz. Daha önce defalarca izah ettiğimiz bu meseleyi, makam münasebetiyle bir daha izah edelim:

مَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ، مَنْ يَعْصِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ  ayetlerindeki “vav” harfi, atıf harfidir. Atıf harfi, kendinden sonrasıyla öncesinin farklı olduğunu gösterir. Biz bunu Türkçede de kullanıyoruz. Mesela, Fatih ve Mehmet geldi, desek, Mehmed’in Fatih’ten farklı bir şahıs olduğunu anlarız. Mehmet farklıdır, Fatih farklıdır. Bu farkı ortaya koyan edat da “ve” edatıdır.

Aynen bunun gibi, “Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse” ya da “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse” denildiğinde, Resule itaatin veya isyanın, Allah’a itaat ve isyandan farklı olduğunu anlarız. Eğer ikisi aynı olsaydı, arada “vav” atıf harfi kullanılmaz ve sadece “Allah’a  itaat ederse ve Allah’a isyan ederse.” denilirdi. Hâlbuki böyle denilmemiş. Peki ne denilmiş: “Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse” ve “Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse” denilmiş.

Bütün bu izahlardan sonra sorumuz şu:

– Allah’a itaat, Kur’an’ın emirlerine itaattir. Allah’a isyan da Kur’an’ın emirlerine isyandır. Peki, Resulüne itaat ve isyan nedir?

Aklınıza, Onun sünnetine tabi olmak, bildirdiği hükümlere boyun eğmek ve hadislerini kabul etmekten başka bir şey geliyor mu? Herhalde gelmiyordur.

Demek birisi, Allah’a itaat makamında sadece Kur’an’ın hükümlerini kabul etse, bu yeterli değildir. Resulullah’a da itaat etmeli ve onun sözlerini de kabul etmelidir. Çünkü Resulullah’ın hükmü de Allah’ın hükmü gibidir ve bu hükümler de Allah’ın emriyledir. Aradaki tek fark, bu hükümler Kur’an’da değil, hadislerde geçmektedir.

Bu izahlardan sonra, şimdi hadis inkârcılarına bir çift sözümüz var:

Ey Hadis inkârcıları! Nisa suresinin 14. ayetine dikkat edin! Bakın ayet diyor ki:

Resulullah’a isyan edeni Allah ateşe sokar!

Bu ayet, sizin akıbetinizi haber veriyor.

Bunlar Resulullah (asm)’a isyan ediyorlar. Acaba Ona isyan etmekle, ahireti kazanacaklarını mı zannediyorlar. Vallahi eğer tövbe etmezlerse, ateşe girecekler ve hüsrana uğrayacaklar. Buna delilimiz de Nisa suresinin 14. ayetidir.

Hadis Savunması eserimizin bu Yirminci Dersini burada noktalayalım. Bir sonraki dersimizde buluşuncaya kadar Allah’a emanet olun…

(29 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Playlists Have This Video

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir