a
Ana SayfaLâsiyyemalar21. Nevilerin pek dağınık bulunmasından, pek geniş bir tasarrufla harika bir hüsn-ü sanat…

21. Nevilerin pek dağınık bulunmasından, pek geniş bir tasarrufla harika bir hüsn-ü sanat…

Lâsiyyemalar mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

Nevilerin pek dağınık bulunmasından, pek geniş bir tasarrufla harika bir hüsn-ü sanat, ilim ve kudretiyle her şeyin yanında bulunan Zata hastır. (Mesnevi-i Nuriye, Lâsiyyemalar)

Cenab-ı Hak sadece bahçemizdeki bir ağacı yaratmıyor; aynı anda o ağacın yeryüzüne dağılmış yüz binlerce ferdini yaratıyor.

Hem sadece bahçemizdeki gülü halk etmiyor; yeryüzünü bir bahçe yapıp, aynı anda o gülün milyonlar ferdini halk ediyor.

Yine sadece bahçemizdeki bir kuşu icat etmiyor; aynı anda o kuş nevinin yeryüzüne dağılmış milyonlarca ferdini icat ediyor.

Ve sadece bizim sahilimizdeki balığı yaratmıyor; aynı anda o balığın milyonlar ferdini farklı denizlerde yaratıyor.

Her nevin milyonlar, milyarlar ferdi var. Bu fertler de yeryüzüne dağılmış. Hepsi aynı anda, aynı tarzda, aynı sanatla yaratılıyor. Aynı boyayla boyanıp, aynı cihazlarla teçhiz ediliyor.

İşte yeryüzüne dağılmış olan nevlerin pek geniş bir tasarrufla -yani yeryüzü büyüklüğünde ve yeryüzünü kuşatan bir tasarrufla- aynı hüsn-ü sanatla yaratılmaları; Sâni’leri olan zatın, ilim ve kudretiyle her şeyin yanında olduğuna delildir. Ve böyle bir faaliyet ancak ve ancak ilim ve kudretiyle her şeyin yanında olan zata mahsustur. O’ndan başkası bu sikkenin sahibi olamaz.

Bu delilin tefekküründe şöyle yapalım:

– Önce etrafımızdaki zihayata bakalım ve onlardaki hüsn-ü sanatı tefekkür edelim.

– Sonra sanatını tefekkür ettiğimiz zihayatın milyonlar ferdinin yeryüzüne dağıldığını ve her yerde olduğunu düşünelim.

– Sonra hepsinde aynı hüsn-ü sanatın olduğunu, hiçbirinde eksiklik, kusur ve noksanlık bulunmadığını düşünelim.

– Sonra da şu soruyu kendimize soralım: Bir nevin yeryüzüne dağılmış fertlerini aynı anda, aynı tarzda ve aynı hüsn-ü sanatla yaratabilmek için Sâni’inde hangi sıfatların olması lazım?

– Sonra de cevaben diyelim ki: Pek çok sıfatla birlikte, nihayetsiz bir ilmi ve sonsuz bir kudreti olması lazım. İlmi her şeyi ihata edemeyen ve kudreti her şeye yetmeyen bu faaliyetin faili olamaz. Böyle bir ilim ve kudret de ancak ve ancak Allahu Teâlâ’ya mahsustur. İman ettik ve tasdik ettik.

Bugünkü dersimiz bu tefekkürü yapmak olsun. Bu dersimizde şu cümlenin mütalaasını yaptık:

Nevilerin pek dağınık bulunmasından, pek geniş bir tasarrufla harika bir hüsn-ü sanat, ilim ve kudretiyle her şeyin yanında bulunan Zata hastır. (Mesnevi-i Nuriye, Lâsiyyemalar)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin