a
Ana SayfaFikir Sofrası25. Bir harf dahi kâtipsiz olamaz

25. Bir harf dahi kâtipsiz olamaz

Bir kağıda A harfi yazıldığını farz edelim. Bu A harfi birçok isim ve sıfatı kendisinde göstermekte, kâtibinin bu isim ve sıfatlara sahip olduğunu ispat etmektedir.

– Mesela bu A harfi yoktu, var oldu. Varlığı yokluğuna tercih edildi. Varlığının yokluğuna tercihi ancak irade sahibi bir kâtibin tercihiyle olabilir. İradesi olmayan, A harfinin varlığını yokluğuna tercih edemez. İşte bu durum, kâtibinin irade sahibi olduğunu göstermektedir.

– İrade sahibi olabilmek için ilk önce hayat sahibi olmak gerekir. Hayatı olmayanın iradesi olmaz. İşte A harfi varlığıyla kâtibinin hayat sahibi olduğunu göstermektedir.

– Yine bu A harfi manalı bir harftir, alelade bir çizgi değildir. Demek, onu yazan harfleri tanıyor, biliyor. Bu da ispat eder ki A harfinin kâtibinin bir ilmi vardır.

– Sadece ilim sahibi olmak da yetmez. Kudret sahibi de olmalıdır. Eğer kâtibinin hayatı olsa, iradesi olsa, ilmi olup A harfini yazmayı da bilse ama kâtibi felçli olsa, elini oynatamasa yani kudreti olmasa A harfini yazamazdı. İşte A harfi varlığıyla kâtibinin kudret sahibi olduğunu göstermektedir.

– Yine A harfi o kadar düzgün yazılmış ki bunu yazanın görmesi gerekir. Eğer kör olsaydı bu kadar düzgün yazamaz; A harfinin bir yeri uzun, diğer yeri kısa olurdu. Ama olmamış, tam bir intizam var. Demek, A harfinin kâtibi görme sahibidir.

– A harfi manalı bir harftir, gelişigüzel çizilmiş bir şey değildir. Demek, A harfinin kâtibi hikmet sahibidir. Bu harfi bir gayeye matuf yazmış. Bir gayeyi takip etmek ancak hikmet sahibi olmakla mümkündür.

İşte bunlar gibi daha bir çok sıfatla A harfi kâtibini gösterir, onu tarif eder ve lisan-ı hâliyle der ki:

— Bu sıfatlara sahip olamayan bana kâtip olamaz.

Şimdi biri çıksa ve “Bu A harfinin kâtibi yoktur. A harfi kendi kendine oldu.” dese, bu durumda, A harfinde gözüken isim ve sıfatları harfin kendisine vermek zorundadır. Çünkü ortada isim ve sıfatlar vardır ve bu isim ve sıfatlara sahip olunmadan A harfine sahip olunamaz. Bu isim ve sıfatlar muhakkak birisine verilmelidir. Eğer A harfinin kendi kendini yazdığı kabul edilirse, bu harfin irade sahibi, hayat sahibi; ilim, kudret ve hikmet sahibi olduğu ve diğer isim ve sıfatları taşıdığı kabul edilmek zorunda kalınır. Yani kâtibinde olan bütün sıfatlar A harfinin kendisine verilir.

Eğer “A harfini kalemin kendisi yazmış.” denilirse, bu durumda da mezkûr sıfatlar kaleme verilmek zorundadır. Gördünüz mü kâtibi kabul etmeyen neyi kabul etmek zorunda kalıyor?

Aynen bunun gibi, şu âlemdeki her bir varlık A harfi gibi bir harf hükmündedir ve kudret kalemiyle yazılmış İlahî bir kelimedir. Üzerinde Allah’ın binbir ismi ve sıfatları yazılmıştır. Eğer Allah inkâr edilirse, bu isim ve sıfatlar varlıklara, tabiata veya sebeplere verilmek zorundadır. Bu durumda da nihayetsiz ilahları kabul etme mecburiyeti ortaya çıkar. Çünkü bu sıfatları taşıyana ilah denir. Kim taşıyorsa ilah odur. Biz, “Allah taşıyor, bizim İlahımız odur.” diyoruz. Birisi “Allah yok.” derse, bu isim ve sıfatları varlıklara vermeli ve varlıkları ilah kabul etmelidir. Bu durumda da kâinatın zerratı ve mürekkebatı adedince sonsuz ilahların kabulüne mecburiyet hasıl olur.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin