a
Ana SayfaFatiha Suresi23. er-Rahmâni’r Rahîm: Mâkabliyle bu iki sıfatın nazmını icab eden şöyle bir münasebet…

23. er-Rahmâni’r Rahîm: Mâkabliyle bu iki sıfatın nazmını icab eden şöyle bir münasebet…

İşârâtü’l-İ’caz mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ : Mâkabliyle bu iki sıfatın nazmını icab eden şöyle bir münasebet vardır ki… (İşârâtü’l-İ’caz)

(Mâkabli: Öncesi)

Belagat tefsirlerinde ayetlerin mâkabli ile vech-i tevfiki gösterilmekte yani ayetin bir önceki ayetle münasebeti ve aralarındaki irtibat beyan edilmektedir. Üstadımız da burada aynı şeyi yapıyor ve  اَلرَّحْمٰنِ  ile  الرَّحِيمِ  sıfatlarının  رَبِّ الْعَالَمِينَ  ile vech-i tevfikini gösteriyor. Bu vech-i tevfik şudur:

Biri menfaatleri celb, diğeri mazarratları defetmek üzere terbiyenin iki esası vardır. (İşârâtü’l-İ’caz)

(Mazarrat: Zarar)

Evet, terbiye iki esastan müteşekkildir:

1. Menfaatleri celbetmek,

2. Zararları defetmek.

Mesela insanın terbiyesini ele alalım:

– İnsana göz, kulak, dil, el ve ayak gibi maddi cihazlar takmak,

– Muhabbet, akıl, idrak, korku gibi manevi duygularla teçhiz etmek,

– Yaşamının devamı için lazım olan rızkı ona yetiştirmek,

– Bütün mahlukatı ona teshir etmek,

– Her ihtiyacını karşılamak ve vakt-i münasipte ona yetiştirmek…

Terbiyenin birinci kısmı olan menfaatleri celbe dâhildir.

– İnsanı düşmanlarından korumak,

– Vücudunda zararlı mikroplara karşı bir sistem kurmak,

– Hayatına kasteden ve ona zarar verecek şeylerden onu muhafaza etmek…

Terbiyenin ikinci kısmı olan zararları defe dâhildir.

اَلرَّحْمٰنِ  ve  الرَّحِيمِ  sıfatlarının bu iki kısımla alakası da şudur:

“Rezzak” manasına olan   اَلرَّحْمٰنِ  birinci esasa, “Gaffar” manasını ifade eden  الرَّحِيمِ  de ikinci esasa işaretleri için birbiriyle bağlanmıştır. (İşârâtü’l-İ’caz)

Demek,  اَلرَّحْمٰنِ  ism-i şerifi birinci esas olan menfaatleri celbe bakmaktadır. Zira “Rahman” ism-i şerifi “Rezzak” manasındadır. Rezzak da “rızık veren” manasında olup, bu da menfaatleri celbe işarettir. Zira her rızık bir menfattir; rızkın verilmesi de menfaatin celbidir.

الرَّحِيمِ  ism-i şerifi ise ikinci esas olan zararları defe bakmaktadır. Zira “Rahim” ism-i şerifi “Gaffar” manasındadır. Gaffar da “günahları affeden” manasında olup, bu da zararları defe işarettir. Zira insan günahları sebebiyle her belaya ve her musibete layıktır. İnsanın hakkı her daim sıkıntı ve azap içinde kalmaktır. Lakin Gaffar ism-i şerifi insanın affına sebep olmakta, bu af sebebiyle de insan hak ettiği azap ve sıkıntıdan kurtulmaktadır. Bu da zararları deftir.

İşte “Rahman” isminin menfaatleri celbe, “Rahim” isminin de zararları defe olan işaretleri sebebiyle, bu iki sıfat mâkabli olan  رَبِّ الْعَالَمِينَ  ile bağlanmıştır.

Buna göre, ayet-i kerimeye şöyle geniş bir mana verebiliriz:

Bütün hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Madem Allahu Teâlâ Rabbü’l-âlemindir, o hâlde elbette mahlukatını terbiye edecek. Terbiye ise menfaatleri celp ve zararları def esasına dayanır. Allahu Teâlâ “Rahman” ism-i şerifinin tecellisiyle menfaatleri celp ve “Rahim” ism-i şerifinin tecellisiyle de zararları defetmektedir.

Bu dersimizde şu bölümün mütalaasını yaptık:

اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِييمِ : Mâkabliyle bu iki sıfatın nazmını icab eden şöyle bir münasebet vardır ki: Biri menfaatleri celb, diğeri mazarratları defetmek üzere terbiyenin iki esası vardır. “Rezzak” manasına olan   اَلرَّحْمٰنِ  birinci esasa, “Gaffar” manasını ifade eden  الرَّحِيمِ  de ikinci esasa işaretleri için birbiriyle bağlanmıştır. (İşârâtü’l-İ’caz)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin