25. Niçin bir hadis imamı bir hadisi sahih kabul ederken diğeri sahih kabul etmemiş?

Sevgili kardeşlerim, Hadis Savunması isimli eserimizin Yirmi Beşinci Dersindeyiz. Bu dersimizde şu sorunun cevabını vereceğiz:

– Niçin bir hadis imamı bir hadisi sahih kabul ederken diğeri sahih kabul etmemiş?

Bu sorunun cevabı için, ravilerin tabakalarını bilmeliyiz.

Hadis ravileri şu beş tabakadan birinde yer alır:

Birinci Tabakada bulunan hadis ravileri: Bunlar, bir ravide aranan bütün sıhhat şartlarına, yani bir önceki derste anlattığımız 12 şarta, tam ve eksiksiz olarak sahip olan ravilerdir. Ayrıca, hadis aldığı zatı uzun müddet görmüş ve tam bir tanışma hasıl olmuştur. Bu tabakada olan raviler, sıhhatçe en üstün ravilerdir. Bu tabaka, İmam Buhari’nin hadis aldığı tabakadır.

İkinci Tabakada bulunan hadis ravileri: Bunlar, birinci tabakadaki raviler gibi, bir ravide aranan bütün sıhhat şartlarına sahiptirler. Ancak bunlar, hadis aldığı zat ile beraberliği az olan kimselerdir. İmam Buhari, bu tabakanın hadislerini sahih kabul etmezken; İmam Müslim, bu tabakanın rivayetini sahih kabul eder. İmam Müslim için, ravi ile hocası arasında kısa bir beraberlik yeterlidir. Hâlbuki İmam Buhari, bu beraberliğin uzun bir müddet olmasını şart koşmuştur.

Bu izahla şu mesele anlaşılmış oldu:

– Niçin bir hadisi İmam Buhari sahih kabul etmezken, İmam Müslim sahih kabul ediyor?

Bunun sebebi, imamların ravide aradıkları şartların farklı olmasıdır. İmam Buhari, ravinin, hadis aldığı zatın yanında uzun zaman yaşamasını şart koşarken, İmam Müslim kısa bir beraberliği yeterli görmektedir. Dolayısıyla aynı hadisi, İmam Buhari sahih kabul etmezken, İmam Müslim sahih kabul etmektedir. Demek mesele, alimlere göre, hadisin sahih olabilmesi için aranan şartlardaki farklılıktır.

Üçüncü Tabakada bulunan hadis ravileri: Bunlar, hocalarıyla uzun zaman beraber olan; ancak adalet ve zabt yönlerinde bir kusur ve bir eksiklik bulunan ravilerdir. Bunlar kabul ve red ortasındadırlar. Bazıları bu ravileri makbul kabul ederken, bazıları reddetmiştir. Ebu Davud ve İmam Nesai, bu vasıftaki ravilerin nakillerini sahih kabul eder.

Yine aynı meseleye vurgu yapalım:

– Niçin bir hadise İmam Buhari sahih değil derken, Ebu Davud ve İmam Nesai sahihtir diyor?

Çünkü hadiste aradıkları şartlar farklı. İmam Buhari, ravide adalet ve zabt yönünde hiçbir kusuru kabul etmiyor. Hâlbuki Ebu Davud ve İmam Nesai, hadis naklettiği zatla uzun süre yaşayan ravilerdeki adalet ve zabt yönündeki bir kusuru kabul ediyor ve onların rivayetini sahih kabul ediyor. Demek fark, hadisi sahih kabul etmedeki usul farkından geliyor.

Dördüncü Tabakada bulunan hadis ravileri: Bunlar, hem hadis aldığı zatla aralarında tanışıklık olmayan hem de adalet ve zabt yönlerinde bir kusur olan ravilerdir. Bu tabaka İmam Tirmizi‘nin tabakasıdır. İmam Tirmizi, bu çeşit hadisleri bazı şartlarla kitabına almıştır. Diğer hadis alimleri ise, bu tabakanın hadisini kabul etmemiştir.

Beşinci Tabakada bulunan hadis ravileri: Bunlar, zayıf ve meçhul ravilerin dahil olduğu grubu teşkil eder. Buhari ve Müslim’in şartlarıyla amel edenlere göre, bunlardan hadis almak caiz değildir. Ebu Davud ve ondan sonra gelenlere göreyse; fıkhi meseleleri kuvvetlendirmek için, bu tabakaya mensup kişilerden hadis almak caizdir.

Sözün özü, hadisin sahih olup olmadığı hususundaki ihtilaf, alimlerin ravide aradığı şartların farklılığından ileri geliyor. İmam Buhari, ravinin, hadis aldığı zatın yanında uzun zaman yaşamasını şart koşarken, İmam Müslim kısa bir beraberliği yeterli görüyor. Yine İmam Buhari ve İmam Müslim’e göre, ravinin adalet ve zaptında hiçbir kusur olmaması gerekirken, Ebu Davud ve İmam Nesai’ye göre, hadis naklettiği zatla uzun süre yaşayan ravilerdeki kusur sorun teşkil etmiyor. İşte bu gibi sebeplerden dolayı da bir alim bir hadise “sahihtir” derken, diğeri sahih kabul etmiyor.

Bu izahtan şu da anlaşıldı ki:

 İmam Buhari Hazretleri bir hadise “Sahih değildir.” dediğinde, biz bu sözden, bu hadisin uydurma olduğunu anlamıyoruz. Sadece hadisin, İmam Buhari’ye göre sahihlik şartlarına haiz olmadığını anlıyoruz. Yani İmam Buhari’nin sahih kabul etmediği bir hadis, pekâlâ sahih olabilir.

Herhalde mesele anlaşılmıştır. Bu dersimizi burada noktalayalım. Bir sonraki derste buluşuncaya kadar Allah’a emanet olun.

(52 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Playlists Have This Video

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir