3. Allah’ın Hz. Hızır’a gaybı bildirmesi

Allah’ın gaybı bildirmesi konusunun üçüncü dersindeyiz. Üçüncü Delili işlemeden önce, önemine binaen şu meseleyi hatırlatmak istiyorum:

Bir kısım sözde alimler, Allah’ın dilediği kuluna gaybı bildireceğini inkar etmekte ve “Gaybı Allah’tan başkası bilmez.” demektedirler… Evet, “Gaybı Allah’tan başkası bilmez.” sözü haktır ve hakikattir. Lakin bunun iki manası vardır:

  1. Gaybın tamamını Allah’tan başkası bilmez.
  2. Gaybın küçük bir meselesini dahi kişi kendi başına bilemez. Ancak Allah’ın ona bildirmesiyle bilir, manasındadır.

Yine Peygamberimiz (asm)’ın “Ben gaybı bilmem.” sözü, “Gaybın tamamını bilmem. Küçük bir meselesini dahi Allah bildirmeden bilmem.” manasındadır. Yoksa “Allah bana gaybı bildirmez.” manasında değildir. Allah gaybtan dilediği kısmı, dilediği kuluna vahiyle veya ilhamla bildirebilir.

Daha önceki derslerimizde bu meselenin 2 delilini işlemiştik. Bu dersimizde Üçüncü Delil olarak, Kehf suresinden bir bölümü tahlil edeceğiz. Kehf suresinde, Hz. Musa ile Hz. Hızır’ın seyahati anlatılmaktadır. Bizler bu seyahatin detayını ilgili sureye havale ediyor ve sadece meselemize bakan bölümüne dikkat çekiyoruz. Şöyle ki:

Kehf suresinin 71. ayetinde, Hz. Musa ile Hz. Hızır’ın bir gemiye binmesinden ve Hz. Hızır’ın gemiyi delmesinden bahsedilir. Buna dayanamayan Hz. Musa: “Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın.” der. Hz. Hızır gemiyi delmesindeki hikmeti 79. ayet-i kerimede şöyle izah eder:

Gemi denizde çalışan yoksullara aitti. Onu kusurlu kılmak istedim. Zira arkalarında, her sağlam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardı.

Yani Hz. Hızır’ın gemiyi delmesinin sebebi, zorba hükümdarın gemiyi gasp etmemesi içindir. Tam da ayetin haber verdiği gibi, zorba hükümdar gemiye el koymaya niyet eder, ancak geminin delik olduğunu görünce bundan vazgeçer. Daha sonra da geminin sahibi olan yoksullar, gemiyi tamir ederek çalışmalarına devam ederler.

Hz. Musa ve Hz. Hızır gemiden inerek seyahatlerine devam ederler. Surenin 74. ayetinde, Hz. Hızır’ın bir çocuğu öldürdüğü zikredilir. Buna dayanamayan Hz. Musa: “Cana karşılık olmaksızın masum bir kimseyi mi öldürdün? Doğrusu çok kötü bir şey yaptın.” der.

Hz. Hızır çocuğu öldürmesindeki hikmeti 80 ve 81. ayetlerde izah eder ki, o hikmet, çocuk büyürse anne-babasını azgınlığa sürükleyecek olması ve Allah’ın o anne-babaya, o çocuktan daha temiz ve daha merhametli bir evlat vermeyi istemesidir.

Kıssayı kısaca bu şekilde özetledikten sonra, “Allah gaybı kimseye bildirmez.” diyen Abdülaziz Bayındır’a, Mustafa İslamoğlu’na ve Mehmet Okuyan’a şu soruları sormak istiyoruz:

  1. Kıssayı dinlediniz, zaten detayını da biliyordunuz. Bu kıssayı bilmenize rağmen nasıl olur da “Allah geleceği kimseye bildirmez.” diyebilirsiniz? Bu cehalet değil, olsa olsa bir hıyanettir!..
  2. Hz. Hızır gemiyi delmiş ve buna sebep olarak da, zorba hükümdarın gemiyi gasp edecek olmasını göstermiş. Demek, Hz. Hızır hükümdarın gemiyi gasp edeceğini biliyordu. Peki bu gaybi bilgiyi ona kim bildirdi? Kendisi mi tahmin etti ve gemiyi bu tahminle mi deldi? Tahminle gemi delinir mi?..
  3. Peki, ya Hz. Hızır’ın çocuğu öldürmesine ne diyeceksiniz? Hz. Hızır buna sebep olarak, çocuğun eğer yaşarsa, anne-babasını azgınlığa ve küfre sürükleyecek olmasını göstermiştir. Peki, Hz. Hızır bunu nereden biliyordu? Tek cevap, Allah’ın bildirmesiyle bildiğidir. Hani Allah gaybı kimseye bildirmezdi. Bakın işte Hz. Hızır’a bildirmiş, Hz. Hızır da bunu Hz. Musa’ya bildirmiş. Ayetler bu kadar açıkken haktan nasıl sapıyorsunuz, ben buna şaşıyorum…

Sevgili kardeşlerim, dersimizi burada noktalayalım. Bir sonraki derste, meselemize dair Dördüncü Delili işleyeceğiz. O derste görüşünceye kadar Allah’a emanet olun…

(56 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Playlists Have This Video

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir