a
Ana SayfaŞefaat3. Allah’ın izin verdikleri şefaat edecektir. (Sebe 23)

3. Allah’ın izin verdikleri şefaat edecektir. (Sebe 23)

Sebe suresinde şöyle buyrulmuş:

وَلاَ تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُ  O’nun yani Allah’ın katında şefaat fayda vermez,  إِلاَّ لِمَنْ  ancak o kimse müstesna ki  أَذِنَ لَهُ  Allah ona izin verdi.

Manaya bir daha dikkat edelim: Allah’ın izin verdiği kimse müstesna, O’nun huzurunda şefaat fayda vermez. (Sebe 23)

Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil yapalım:

Ayeti kerimenin başında  وَلاَ تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُ  “O’nun -yani Allah’ın- katında şefaat fayda vermez.”  buyrulmuş. Daha sonra da  إِلاَّ لِمَنْ  “o kimse müstesna” denilerek şefaatin fayda vermeyeceği hükmünden bir kısım insanlar müstesna kılınmış.

“Allah’ın kendisine izin verdiği müstesna” ifadesi iki manaya gelebilir:

Birinci mana şudur: Şefaati ancak kendisine izin verilenler edebilir. Bu durumda ayetin manası şöyle olur:

— O’nun katında, kendisine izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.

Bu ihtimale göre, putlardan şefaat uman müşriklere bir reddiye vardır ve onlara şöyle denilmek istenmiştir:

— Şefaati ancak Allah’ın izin verdikleri yapabilir. Allah ise putlara ve taptığınız diğer batıl mabutlara şefaat izni vermemiştir. Dolayısıyla onlardan şefaat beklemeniz beyhudedir.

İkinci manaya göre ise kendisine izin verilen, şefaat eden değil, şefaat edilendir. Bu durumda mana şöyle olur:

— O’nun katında, kendisine izin verdiği kimselerden başkasına şefaat fayda vermez. Şefaatten faydalanmak ancak Allah’ın iznine bağlıdır.

Şimdi, iki farklı manayı alt alta görüp farkı daha iyi kavrayalım:

Birinci mana: Kendisine izin verdiği kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.

İkinci mana: Kendisine izin verdiği kimselerden başkasına şefaat fayda vermez.

Demek, Allah’ın izni olmadan kimse şefaat edemez ve kimseye de şefaat fayda vermez. Şefaat etme hakkı da şefaate nail olma da ancak Allah’ın izniyledir.

O hâlde şimdi ayeti odak noktası yaparak soralım:

— Kimin şefaati fayda verir?

Allah’ın izni verdiği kişinin.

— Peki, kime fayda verir?

Allah’ın izin verdiğine.

Bakın, ayetin apaçık beyanıyla, Allah’ın izin verdikleri şefaat edebilecek ve yine izin verilenler bu şefaatten faydalanacaktır.

Şimdi, şefaati inkâr edenlere deriz ki:

Ayet-i kerimedeki iki manayı da esas aldığımızda, Allah’ın izin verdiği kimselerin şefaatinin fayda vereceği ve yine kendisi için izin verilenlerin bu şefaatten faydalanacağı açıkça beyan edilmiştir. Demek, şefaat etmek de şefaatten faydalanmak da haktır ve bunlar Allah’ın iznine bağlıdır.

— Sizler bu ayet-i kerime hakkında ne diyorsunuz?

— Ayet apaçık bir şekilde şefaati Allah’ın iznine bağlarken, sizler nasıl oluyor da bu ayete gözlerinizi kapıyorsunuz?

— Şefaat hak olmasaydı, “Allah’ın izin verdiği kimseler müstesna.” denilerek istisna yapılır mıydı?

— Bu ayetten, bir kısım kulların Allah’ın izniyle şefaat edebileceğini ve yine bir kısmın şefaate nail olabileceğini anlamak için allame mi olmak lazım?

— Azıcık aklı olan, bu ayetten şefaatin hak olduğunu ve Allah’ın izniyle gerçekleşeceğini anlamaz mı?

Bilmiyorum, aklınız mı yok? Kalbiniz mi ölmüş? İnsafınız mı çürümüş? Yoksa bu dini bozmaya mı çalışıyorsunuz? Allah sizi ıslah etsin. Âmin.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin