a
Ana SayfaLemalar3. Mal sahibi zannettiğin esbab mal sahibi değillerdir. Asıl mal sahibi onların arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir.

3. Mal sahibi zannettiğin esbab mal sahibi değillerdir. Asıl mal sahibi onların arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir.

Lem’alar mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

Mal sahibi zannettiğin esbab mal sahibi değillerdir. Asıl mal sahibi onların arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

(Esbab: Sebepler / Kudret-i Ezeliye: Allah’ın ezeli kudreti)

Evet, asıl mal sahibi sebepler değil, o sebepler arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir. Sebepler o kudretin sadece bir perdesidir. İmtihan dünyası olması hasebiyle Allah her şeyi bir sebeple yaratmakta ancak sebeplere bir tesir vermemektedir. Lem’alar Risalesinde bu hakikatin bir çok delili beyan edilecek. Biz bu derste şu kısa delili sunalım:

Neticeleri yaratan sebepler olamaz. Çünkü sebeple netice arasında bir uyumsuzluk vardır. Bir misalle bu uyumsuzluğu anlatalım:

Bir çocuğun uzun bir treni çektiğini göreniz şöyle dersiniz: Bu treni bu çocuk çekemez. Çünkü bu treni çekmek için büyük bir kuvvete ihtiyaç vardır. Bu çocukta ise bu kuvvet yoktur. Bu durumda, bu çekme fiilinin faili bu çocuk olamaz. Olsa olsa bu çocuk bir perdedir. Treni çeken başkasıdır. Bu çocuk benim göremediğim o kuvvetli zata bir perde olmuştur. Benim treni çeken o zatı görmemem yokluğuna delalet etmez. Bilakis bu çekme faaliyeti onun varlığına delalet eder.

Aynen bunun gibi, şu alemde de acayip faaliyetler sebepler eliyle yapılmaktadır. Ancak sebeplerle neticeler arasında büyük bir uyumsuzluk vardır. İşte bu uyumsuzluk bu işleri sebeplerin yapmadığını ve sebeplerin arkasında başka bir zatın varlığını ispat eder.

Mesela yumurtadan çıkan bir kuşu düşünelim: Burada yumurta sebep, kuş neticedir. Şimdi, sebeple netice arasındaki uyuma bakalım: (Sebep dediğimizde yumurtayı, netice dediğimizde de kuşu kastediyoruz.)

1. Sebebin hayatı yoktur, cansızdır. Neticenin ise bir hayatı vardır. Sebep kendinde olmayan hayatı neticeye nasıl verecek?

2. Sebebin ilmi yoktur ama neticede ilmin eseri gözükmektedir. Neticeyi yaratabilmek için nihayetsiz bir ilim sahibi olmak gerekir. İlmi olmayan hatta kendinden dahi haberi olmayan sebep neticeyi nasıl yaratacak ve neticede gözüken ilme nasıl sahip olacak?

3. Sebebin kudreti de yoktur, son derece âcizdir. Ancak neticede kudretin izi vardır. Kuş ancak sonsuz bir kudretle icat edilebilir. Kudreti olmayan sebep, varlığı için sonsuz bir kudrete ihtiyaç duyan neticeye yani kuşa nasıl sahiplik iddiasında bulunacak?

4. Sebebin iradesi de yoktur ama neticede irade gözükmektedir. Kulun varlığı yokluğuna tercih edilmiş ve ona onlarca cihaz ve duygu takılmıştır. Bütün bunlar ancak bir tercih edenin tercihiyle olabilir. Tercih edebilmek için de irade sıfatına sahip olunması şarttır. Sebebin hayatı yoktur ki iradesi olsun. Bu durumda, iradesi olmayan sebep, kuşun varlığını yokluğuna nasıl tercih edecek ve ona onlarca cihazı nasıl takacak?

Daha bunlar gibi, sebeple netice arasında onlarca uyumsuzluk vardır. İşte bu uyumsuzluklar ispat eder ki hakiki mal sahibi esbab değil, o sebepler arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir.

Bu Lem’alar Risalesinde bu meselenin çok delilini işleyeceğiz. Bu makamda bu kadar söz yeter. Az okuyup çok tefekkür edeceğiz. Şimdi, izahını yapmaya çalıştığımız cümleyi bir daha okuyalım. Yaptığımız izahla cümleye bakmaya çalışın:

Mal sahibi zannettiğin esbab mal sahibi değillerdir. Asıl mal sahibi onların arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin