a
Ana SayfaYeminler3. Yemin hangi lafızlarla yapılır?

3. Yemin hangi lafızlarla yapılır?

Yemin Allahu Teâlâ’nın isim ve sıfatlarıyla yapılır. Allah’ın isim ve sıfatlarından başka bir şeyle yemin eden kimse günahkâr olur. Buna göre:

– Yemin eden kişinin “vallahi” veya “tallahi” demesi bir yemindir.

– Allahu Teâlâ ile ahd olsun; Allahu Teâlâ ile misakım olsun; Allah’a yemin olsun gibi sözler birer yemindir.

– Allah’ın alîm, hakîm, kerim, halim gibi bir ismiyle yemin etmesi bir yemindir.

– Allah’ın izzeti hakkı için, azameti hakkı için, celali hakkı için, kibriyası hakkı için demesi ve bu gibi sıfatlar kullanarak yemin etmesi bir yemindir.

– Allah’ın kudretinin hakkı için, kuvvet ve iradesinin hakkı için, kelamının hakkı için denilerek yapılan yeminler birer yemindir.

“Allah’ın hakkı için” denilerek yemin edilmesi hususunda ise Hanefi mezhebinde iki görüş vardır:

İmam-ı Azam ve İmam Muhammed’e göre, bu sözle yemin olmaz. Bu iki imam görüşlerini şöyle izah eder: “Allah’ın hakkı için” sözüyle, Allah’a itaat ve Allah’ın farz kıldığı şeyler kastedilir. Zira Allah’a yapılan itaatler O’nun haklarıdır. Şer’an ve örfen bundan ilk anlaşılan mana budur. Bunlar ise Allah’ın sıfatlarından değildir. Dolayısıyla böyle bir yemin Allah’tan başkasına yemin etmek olur. Bu da sahih olmaz.

İmam Ebû Yusuf’a göre ise “Allah’ın hakkı için” demek bir yemindir. İmam Ebû Yusuf da meseleyi şöyle izah eder: “Hak” Allah’ın sıfatlarından birisidir ve bu şekilde yemin “Allah’ın hakkaniyeti” üzerine bir yemindir. Böyle yemin de sahihtir.

Yine bir kişiye hitaben, “Sen vallahi bugün şöyle yapacaksın.” veya “Yapmayacaksın.” şeklindeki sözler de birer yemindir. Eğer o şahıs bu yemine aykırı hareket edecek olursa, bu sözü söyleyen kimsenin yemini bozulmuş olur ve kefaret ödemesi gerekir. Eğer bu sözüyle o şahsa yemin verdirmek istemişse, bu durumda, ikisine de bir şey gerekmez.

Yine Allah’ın isim ve sıfatları zikredilmeden “Kasem ederim.”, “Yemin ederim.”,”Üzerime yemin olsun.”, “Üzerime ahd olsun.” gibi sözler de birer yemindir.

(Vehbe Zuhaylî, IV, 212 vd.)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin