a
Ana SayfaCümle İzahları30. Kanun emirdendir, namus iradedendir.

30. Kanun emirdendir, namus iradedendir.

Bu dersimizde şu cümlenin mütalaasını yapacağız:

Kanun emirdendir, namus iradedendir. (Mesnevi-i Nuriye, Katre)

(Namus: Yasa, kanun)

İlk önce, “Kanun emirdendir.” cümlesi üzerine konuşalım:

Şu âlem içinde birçok âlem vardır ki bütün bu âlemler de iki âlemin içindedir. Bu iki âlem şudur:

1. Halk âlemi: Zaman ve mekânla mukayyed olan varlıklardan teşekkül eden âlemdir. Buna mülk ve şehadet âlemi de denir. Zahirî beş duyumuzla hissettiğimiz şeyler bu âlemdendir.

2. Emir âlemi: Metafizik ve manevi âlemdir. Diğer bir ifadeyle: Emir âlemi, zaman ve madde mevzubahis olmaksızın Cenab-ı Hakk’ın  كُنْ (Ol) emri ile var olan âlemdir. Buna melekût ve gayb âlemi de denir. Akıl, nefis, ruh, kalb, sır vb. latifeler bu âleme aittir.

İnsan varlığı cihetiyle bu iki âlemden de hissesini almıştır. Maddi vücudu âlem-i halktan; ruhu, aklı, nefsi, kalbi ve diğer latifeleri ise âlem-i emirdendir.

Bu iki âlem arasındaki farklar şunlardır:

1. Halk âleminde sebeplerle iş görülür ve mahlukat bir sebeple yaratılır. Emir âleminde ise sebepler ile iş görülmez. Her şey  كُنْ  emriyle yaratılır.

2. Halk âlemindeki varlıkların bir vücud-u haricisi vardır. Emir âlemindeki varlıkların ise bir vücud-u haricisi yoktur. Bir kısmı -kanunlar gibi- mevhum ve itibarî şeylerdir. Diğerleri de -melekler, ruh ve ruhaniler gibi- nurani varlıklardır.

Bu iki âlemin varlığı Kur’an’da şöyle beyan edilir:

أَلاَ لَهُ الْخَلْقُ وَاْلأَمْرُ تَبَارَكَ اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ  Dikkat edin, halk da emir de O’na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir! (Araf 54)

Ayet-i kerimede geçen “halk” ve “emir” ifadeleri hakkında Fahreddin-i Râzi Hazretleri şöyle der:

— Bu ayet, Allah’ın dışında kalan her şeyin ya halk âleminden ya da emir âleminden olduğuna işarettir. Halk âleminden olana gelince, halk “yaratmak, takdir edip ölçüp biçmek” demektir. Cisim veya maddi olan her şeyin muayyen bir miktarı vardır. Böyle olanlar halk âleminden olurlar. Bir hacme ve muayyen bir miktara sahip olmaktan uzak olan her şey ise emir âleminden olurlar. (Tefsir-i Kebir, Araf suresi 54. ayetin tefsiri)

Bu izahlardan sonra şimdi, “Kanun emirdendir.” cümlesinin izahını yapabiliriz:

“Kanun emirdendir.” demek, şu âlemdeki bütün kanunlar; yerçekimi kanunundan kütle çekim kanununa, hareket kanunundan Hubble kanunu kadar, bütün mevhum ve itibarî kanunlar, emir âlemindendir demektir.

Şimdi de “Namus iradedendir.” cümlesi üzerine konuşalım:

Namus “kanun, yasa” manasındadır. “Kanun” ile “namus” arasında belirgin bir fark yoktur. En azından ben bu farkı bulamadım. Gönlüme şöyle bir fark geliyor:

Yerçekimi kanunu, kütle çekim kanunu, suyun kaldırma kanunu, hareket kanunu gibi kanunlar, Üstadımızın beyanındaki “kanunlar” kısmına dâhildir. Mahlukata yüklenen vazifeler ise “namus” kısmına dâhildir.

Mesela tavuğun yumurtlaması, arının bal yapması, ineğin süt vermesi, bulutların yağmuru getirmesi, ağaçların meyve vermesi gibi işler “namus” kısmına dâhildir. Bu namus da iradeden gelmektedir. Yani Allahu Teâlâ’nın iradesi, tavuğun yumurtlaması, arının ise bal yapması yönünde tecelli etmiştir. Eğer irade-i İlahiye tavuğun bal yapıp, arının yumurtlaması şeklinde tecelli etseydi, tavuk bal yapar, arı da yumurtlardı.

Bunlar gibi, mahlukatın yaptığı her bir vazife irade-i İlahiyenin tecellisiyle belirlenmiş ve mahlukat bu vazifenin dışına çıkamamıştır. Bu da gösterir ki namus -yani mahlukata yüklenen vazifeler ve şeriat-ı fıtriyenin bu kısmı- iradedendir yani irade-i İlahiye ile vaki olmuştur.

Bu yaptığım izahı ilimle değil, zanla yaptım. İsabet ettiysem iki sevap, edemediysem bir sevap vardır inşallah…

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin