a
Ana SayfaHadis Savunması31. Cerh ve Tadil

31. Cerh ve Tadil

Bu dersimizde cerh ve tadil konusunu işleyeceğiz. Cerh ve tadil hadisin sıhhat derecesini ortaya çıkarmak için uygulanan bir işlemdir.

Cerh: Tenkit etme ve kusur tarafını ortaya çıkarmadır.

Tadil: Ravinin doğruluğunu ve zabtını ispat etmektir.

Hadisin ravisini cerh etme bir kaç şekilde olur:

1. İspatlı bir şekilde onun yalanını göstermekle.

2. Hafızasının zayıflığını ispat etmekle.

3. Günah işlediğini ve ehli bid’a olduğunu ispat etmekle.

4. Eğer ravi tasavvuf erbabıysa, hadisleri naklederken bir cezbe hâlinde olduğunu ispat etmekle.

Bunlar gibi daha başka yollar da vardır. Raviler hakkında cerh ve tadilin uygulanma sebebi, uydurma sözleri sahih hadislerden ayırmaktır. Uydurma sözlere “mevzu hadis” denir.

Hicri II. asrın başında başlayan mevzu hadisler dedikodusu fitne hâlinde zuhur etmeye başlayınca hadis âlimleri cerh ve tadil yöntemiyle sahih hadisleri mevzu hadislerden ayırmaya başladı. Ahmed İbni Hanbel, İmam Buhâri, İmam Müslim, Nesâî, Tirmizî gibi büyük hadis âlimleri bu işe el attılar. Bu işe al atanların hepsi hadis hafızıdır. Ezberlerinden yüz binden fazla hadis-i şerif vardır.

İşte bu büyük âlimler uydurulan hadisleri ayıklamak ve hadisler hakkındaki dedikoduya son vermek için bütün hadis-i şerifleri cerh ve tadile tabi tuttular. Bu zaman diliminde cerh ve tadilden geçirilmedik hiçbir ravi ve hiçbir hadis senedi kalmadı. Hatta cerh usulü öyle katı bir şekilde uygulanmıştır ki birçok sahih hadis de bu arada zayi olmuştur.

Cerh ve tadil yöntemiyle hadislerin mertebesinin tespit işi hicri IV. asrın sonuna kadar devam etmiş ve o zamanda tamamlanmıştır. O zamandan bu zamana kadar yapılan bütün tahliller sadece eskinden yapılmışların üzerinde bir çalışmadan ibarettir.

Cerh ve tadil İmam Buhâri ve İmam Müslim’in hadisleri hakkında da uygulanmıştır. İmam Buhâri’nin hadis aldığı 80 küsur hocası ve İmam Müslim’in 160 şeyhi hakkında bu yöntem uygulanmıştır.

Bir hadis böyle muhakkik allamelerin süzgecinden geçmiş ve ona “sahih” denilmişse artık bu sözün hadis olduğundan şüphe edilmez. Onların ittifakla sahih kabul ettiği bir hadisi reddetmek ancak kişinin cehaletindendir.

Şimdi sonu sormak istiyorum:

— Hadislerin sıhhat derecesinin saptanması ve mevzu olanların ayıklanması bundan tam bin sene önce tamamlanmışken ve her hadis cerh ve tadil süzgecinden geçmişken, şimdi bu hadisleri tartışmaya açmak ve zihinleri bulandırmak bu dine hizmet midir?

Hadis âlimleri mecburiyet tahtında -geçici bir zaman için- hadisleri tenkide tabi tutmuşlar, vesveselerden temizlenmeleri ve üzerlerindeki şüphelerin kalkması için cerh ve tadil usulünü uygulamışlar ve bu iş bittikten sonra da onları layık olduğu mevkie koymuşlar. İş Allah’ın inayetiyle tamamlandıktan sonra -hiç bir maslahat yokken- hadisleri tekrar cerh ve tadile tabi tutmak bu dine hizmet değil, hıyanettir!

Ey bu hıyanete yeltenen hadis inkârcıları!

— Bunu hangi ilminizle yapacaksınız?

— Bir ravi hakkında konuşmak için o raviyi görmeye gitmeye ve onun hâlini araştırmaya gücünüz var mı?

— Zamanda yolculuk yapamıyorsanız buna gücünü yoktur. O hâlde o ravi hakkındaki bilgiyi nereden edineceksiniz?

— Hadis âlimlerinin kitaplarından başka kaynağınız var mı?

Bakın daha işin başında, beğenmediğiniz hadis âlimlerine muhtaç oldunuz.

— Onlara böyle muhtaç iken onların sözüne niçin güvenmiyorsunuz?

Kaldı ki ne hafızanız onlar kadar güçlü, ne takvanız onlar kadar yüksek ve ne de sahabe ve tâbiine onlar kadar yakınsınız.

— Hâl böyle iken onları nasıl geçeceksiniz?

Kardeşlerim, hadis-i şeriflerin makam ve mertebeleri bundan bin sene evvel tespit edilmiş ve bu iş halledilmiş, bitmiştir. Bu zamanda bir hadisin mertebesini öğrenmek isteyen kişinin yapacağı tek iş, o muhaddis imamların eserlerini incelemek ve meseleyi onlardan öğrenmektir. Yüze yakın hadis kitabında bulunan bütün hadisler, senetleri ve rivayet yolları itibariyle üç makam ve mertebede bulunur. Ya sahihtir, ya hasendir, ya da zayıftır. Ama hepsi de hadis-i şeriftir. Zayıf da hadis-i şeriftir. Zayıf hadis hasen hadise yakındır ama mevzu hadise uzaktır. Zayıf hadisle mevzu hadis arasındaki fark yerle gök arası kadardır.

Bu dersi yapmamızın sebebi elimizdeki hadislerin ne kadar güvenilir olduğunu ortaya koymak içindir. Bütün hadisler hakkında cerh ve tadil yöntemi uygulanmış, cerhte sınıfta kalanlar temizlenmiş ve kitaplardan çıkarılmıştır. Cerhi geçenler de kuvvetine göre, sahih, hasen ve zayıf olarak isimlendirilmiştir. Bunların da kendi içinde mertebeleri vardır. Bir sonraki dersimizde bu mertebelerden bahsedeceğiz.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin