a
Ana SayfaLemalar41. Yedinci Lem’a: Bakınız, aktar-ı semavat ve arz sahifeleri üstünde hatem-i ehadiyet göründüğü gibi…

41. Yedinci Lem’a: Bakınız, aktar-ı semavat ve arz sahifeleri üstünde hatem-i ehadiyet göründüğü gibi…

Lem’alar mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

Yedinci Lem’a: Bakınız, aktar-ı semavat ve arz sahifeleri üstünde hatem-i ehadiyet göründüğü gibi, kâinatın heyet-i mecmuasının büyük sahifesi üzerinde de pek vazıh bir surette hatem-i tevhid görünmektedir. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

(Aktar-ı semavat: Semavatın her tarafı / Vazıh: Açık)

Vahidiyet ve ehadiyet Allah’ın isimlerinin tecellisine iki farklı bakıştır. Bu lafızların manasını şu misalle anlayabiliriz:

Güneş denizi aydınlattığı gibi, denizin her bir damlasını da aydınlatır. Denizde tecelli ettiği gibi, aynı şekilde tek bir damlada da tecelli eder.

– Güneşin denizdeki tecellisi vahidiyettir.

– Denizde tecelli ettiği şekliyle tek bir damlada tecelli etmesi ehadiyettir.

Aynen bunun gibi, Allahu Teâlâ da şu âlemde isim ve sıfatlarıyla tecelli etmektedir.

– Bütün eşyanın hep birden Allah’ın isim ve sıfatlarına ayna olması Allah’ın vahidiyetinin tecellisidir.

– Tek bir eşyanın âlemde tecelli eden isim ve sıfatlara ayna olması ise Allah’ın ehadiyetinin tecellisidir.

Mesela Allah’ın yeryüzünün tamamına hayat vermesi vahidiyet tecellisidir. Tek bir kelebeğin bu hayatı kendinde göstermesi ehadiyet tecellisidir. Eğer siz tefekkür ederken yeryüzünü bir bütün olarak düşünüp, yeryüzüne hayat verilmesini tefekkür ederseniz vahidiyet tecellisini tefekkür etmiş olursunuz. Eğer tek bir kelebeği nazara alıp, ona hayat verilmesini düşünürseniz ehadiyet tecellisini tefekkür etmiş olursunuz.

Yine Allah’ın kâinatı yaratması ve “Hâlık” isminin kâinatın icadında gözükmesi vahidiyet tecellisidir. Bir kuşu yaratması ve “Hâlık” isminin kuşun icadında gözükmesi ise ehadiyet tecellisidir. Eğer siz tefekkür ederken kâinatı bir bütün olarak düşünüp, “Hâlık” ismini kâinatın yaratılmasında tefekkür ederseniz vahidiyet tecellisini tefekkür etmiş olursunuz. Eğer tek bir kuşu nazara alıp, “Hâlık” ismini onun yaratılmasında düşünürseniz ehadiyet tecellisini tefekkür etmiş olursunuz.

Semavatın her bir köşesinde ve yeryüzü sahifeleri üzerinde hatem-i ehadiyet gözükür. Her bir varlık kendi cirmi nisbetinde Cenab-ı Hakk’ın isim ve sıfatlarına ayinedarlık eder. Kâinatın heyet-i mecmuasında ise aynı isimler daha haşmetli bir şekilde tecelli eder ve kâinatta hatem-i vahidiyet gözükür.

Üstadımız bu 7. Lem’a’da yardımlaşma delilini işliyor ve bu delili kâinat ölçeğinde gösterip hatem-i vahidiyeti okuyor. Delilin mütalaasını bir sonraki derse bırakalım.

Şunu ifade etmek istiyorum: Yavaş yavaş ilerliyoruz gibi geliyor, ancak aslında yavaş ilerlemiyoruz. Çünkü Risalelerde mesela 2 satır okuduğunuzda, aslında 12 satır okumuş oluyorsunuz. Çünkü aynı hakikat Risalelerin başka bir yerinde de geçiyor.

Mesela bizler bu derste vahidiyet ve ehadiyet arasındaki farkı işledik. Aynı mesele 14. Lem’a’da, 22. Söz’de, 7. Şua’da, 20. Mektup’ta ve daha Külliyatın birçok yerinde geçiyor. Bu meselenin burada tefekkürü bütün bu yerleri de okumak gibidir.

Bir meseleyi ilk karşımıza çıktığında iyi tahlil edip iyi anlayabilirsek, diğer yerlerde anlamaya çalışmakla uğraşmaz; tefekkürde yoğunlaşırız. Biz şu anda anlamaya çalışıyoruz. Eğer bu tarzla ilerler ve hakikatler üzerinde derin tefekkürler yaparsak anlama işini tamamlamış oluruz. Bu tamamlandığında Risaleler kişiye açılmış olur ki bu büyük bir devlettir.

Bu dersimizde şu cümleyi anlamaya çalıştık:

Yedinci Lem’a: Bakınız, aktar-ı semavat ve arz sahifeleri üstünde hatem-i ehadiyet göründüğü gibi, kâinatın heyet-i mecmuasının büyük sahifesi üzerinde de pek vazıh bir surette hatem-i tevhid görünmektedir. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin