35. Hz. Ömer hadis rivayetine karşı mıdır?

Hadis Savunması isimli eserimizin Otuz Beşinci Dersindeyiz. Bu dersimizde, hadis inkârcılarının dillerine doladıkları bir meseleyi izah edeceğiz. Onlar diyorlar ki:

Hz. Ömer hadise karşıydı. Buna bir örnek olarak şu hadiseyi gösterebiliriz: Irak bölgesine gönderdiği kişilere şöyle demiştir:

“Sakın hadis rivayetiyle onları meşgul edip Kur’an’dan uzaklaştırmayın. Resulullah (asm)’dan rivayeti az yapın.”

Hatta bu zatlar Küfe’ye varınca, halk Karaza İbni Ka’b’a: “Bize hadis rivayet et.” diye talepte bulundu. İbni Ka’b: “Hz. Ömer bize bunu yasakladı.” cevabını verdi.

Yine Hz. Ömer, çok hadis rivayet ettiği için İbni Mesud, Ebu Derda ve Ebu Mesud el-Ensârî’yi hapse atmıştır. Bu da ispat eder ki, Hz. Ömer hadis rivayetine karşıydı.

İşte onları sözlerinin özeti bu. Bu dersimizde, maddeler halinde onların sözlerine cevap vereceğiz.

Birinci olarak deriz ki: Hz. Ömer’in Irak’a gönderdiği kişilere: “Hadis rivayetini az yapın.” demesi, zayıf bir senetle bize ulaşmıştır. Sizler en sahih hadisleri inkâr ediyor ve “Bu hadisin doğru olduğunu nereden bilelim?” diyorsunuz. Peki, Hz. Ömer’den yaptığınız bu rivayetin doğruluğuna neyle hükmediyorsunuz? Demek sizin hadisleri inkâr edişinizin sebebi, hadisleri zayıf bulmanız değil. Zira zayıf haberleri, işinize geldi mi pekala kabul ediyorsunuz. Sizin hadisleri inkâr sebebiniz, hadislerdeki hükümlerin nefsinize ağır gelmesidir. Bu tespiti yaptıktan sonra;

İkinci olarak deriz ki: Madem siz Hz. Ömer’in sözlerine bu kadar itibar ediyorsunuz. O halde şimdi size, Hz. Ömer’in bazı sözlerini nakledeceğim.

İbni Abdilber Hazretleri: “Bu sözlerin Hz. Ömer’e ait olduğu hususunda ittifak vardır.” der. Bakın Hz. Ömer neler demiş:

  • Kim bir hadis dinler, sonra da duyduğu şekilde rivayet ederse selamete ulaşır.
  • Miras ilmini ve sünneti öğrenin, tıpkı Kur’an’ı öğrendiğiniz gibi.
  • Bir gün gelecek, Kur’an’ın müteşabih ayetlerini kendilerine delil yaparak sizinle mücadeleye girişecek kimseler çıkacak. O zaman onlara karşı sünneti esas alın. Zira sünnet ehli, Kur’an’ı en iyi bilen kimselerdir.
  • Kim hadisi ezberlemiş ve aklında tutmuşsa rivayet etsin.

 

Hz. Ömer’in bunlar gibi onlarca sözü var. Niçin bu sözlerine uymuyorsunuz? İşinize gelen zayıf haberi kabul edip, en sahihlere gözünüzü kapatıyorsunuz. Bilin ki, Hz. Ömer’i hadis düşmanı olarak göstermek, bir insana günah olarak yeter.

Üçüncü olarak deriz ki: Hz. Ömer’in biraz önce naklettiğimiz sözlerinden başka, bizzat kendisinin sünneti araştırıp, hükmünü ona göre verdiğiyle ilgili onlarca hadise vardır. Birkaçını misal olarak nakledelim:

Hz. Ömer Şam seferine çıktığında, Suriye bölgesinde veba salgını olduğu haberi gelir. Yoluna devam edip etmeme hususunda tereddüde düşer. Abdurrahman İbni Afv Hazretleri der ki: Ben Resulullah (asm)’dan işittim ki, O şöyle demişti:

“Bir yerde veba olduğunu duyarsanız oraya gitmeyin, bulunduğunuz yerde çıkarsa orayı terk etmeyin.”

Hz. Ömer bu hadis karşısında, ordusuyla birlikte geri döner.

Başka bir hadise: Misver İbni Mahreme der ki: Hz. Ömer, kadınlarda düşüğe sebep olanların cezası hakkında bir şey bilmiyordu. Halka sordu. Mugîre İbni Şu’be dedi ki:

“Resulullah (asm)’ın bu konuda, erkek veya kadın bir köleye hükmettiğine şahit oldum.” Hz. Ömer: “Bu hadise, seninle beraber şahit olan bir başkasını daha getir!” dedi. Muhammed İbni Mesleme şahitlik etti. Hz. Ömer bu hadisle hükmetti.

Başka bir hadise: Zina yapan mecnun bir kadına ceza vermekten, tek bir kişinin rivayet ettiği şu hadis sebebiyle dönmüştür:

 “Üç kimse hakkında kalem yürütülmez. (Yani onlara günah yazılmaz.) Uyanıncaya kadar uyuyan, büluğa erinceye kadar küçük, aklı başına gelinceye kadar mecnun.”

Başka bir hadise: Hz. Ömer, parmaklarla ilgili diyetin, elin diyetinden farklı olması gereğine inanıyordu. Çünkü parmaklar ile elin kıymeti bir değildi. Daha sonra, parmakların diyetinin, elin diyeti gibi olduğunu bildiren hadisi işitince, şahit istemeksizin fikrinden dönmüş ve hadisi uygulamaya koymuştur.

Böyle onlarca hadise nakledebiliriz. Hani Hz. Ömer hadisleri inkâr ediyordu ve hadis rivayetine izin vermiyordu?..

Dördüncü olarak deriz ki: İbni Abdilber Hazretleri, bu konuda şu muhteşem izahı yapar: Peygamberimiz (asm)’dan hadis rivayet etmek ya hayırdır ya da şerdir. Eğer hayırsa -ki hayır olduğunda şüphemiz yok- hayırda çokluk efdaldir, daha güzeldir. Yok eğer şer ise, Hz. Ömer’in halka, şerden az miktarda işlemelerini tavsiye ettiğini kabul etmek lazım gelir. Bu ise caiz değildir. Bu da ispat eder ki: Hz. Ömer hadis rivayetinin az yapılmasını emretmemiştir.

Beşinci olarak deriz ki: İbni Hazm şu izahı yapar: Hz. Ömer’in hadis rivayetini yasaklamasıyla ilgili haberler, son derece zayıftır. Şayet bu haberler gerçekse, bu yasaklama, Peygamberimiz (asm)’ın hadisleriyle ilgili değil; geçmiş ümmetlere ait hikâyelere veya içinde fıkıh bulunmayan kıssalara aittir. Çünkü hadis rivayetinden men etmek, değil Hz. Ömer’e, hiçbir Müslümana helal olmaz.

Hz. Ömer, içinde fıkıh bulunmayan kıssaları nakletmeyi şu sebeplerden dolayı sınırlandırmış olabilir:

  1. Hz. Ömer’in dönemi, bir yandan fetihlerin yapıldığı, bir yandan da devletin teşkilatlandırıldığı dönemdir. Meşguliyetin bu kadar çok olduğu bir dönemde, o vakitte çok fazla ihtiyaç duyulmayan bir meseleye el atmak, asıl işlere mani olabilir. İşte bu düşünceyle Hz. Ömer, içinde fıkıh bulunmayan kıssaların rivayetini sınırlandırmış olabilir.
  2. Bu yasaklama, hadis rivayet konusunda, onları mümkün olduğu kadar titiz davranmaya sevk etmek için olabilir.
  3. Bu yasaklama, Efendimiz (asm) hakkında hataya düşme korkusundan olabilir.
  4. Bu yasaklama, Kur’an’ın ihmaline yol açabileceği kaygısından olabilir. Zira o zamanda Kur’an henüz tek nüshadır. Hâlbuki hadisleri herkes bilmektedir. Bu sebeple, dikkatleri Kur’an’a çekmek istemiş olabilir.

İşte bunlar gibi sebeplerden dolayı, Hz. Ömer içinde fıkıh bulunmayan kıssaların çokça rivayetine karşı çıkmış olabilir. (İbn Mâce, Mukaddime, 3; Dârimî, Mukaddime, 20, 28)

 Ancak iki hususu unutmayın:

  1. Hz. Ömer’in böyle yaptığına dair rivayetler zayıftır.
  2. Hz. Ömer hadisleri rivayet etmeyi bizzat kendi emretmiş ve o hadisleri hüküm vermede asıl kaynak yapmıştır.

Biraz evvel saydığı sebepler, şayet o zayıf haberler doğruysa, sebebi ne olabilir sadedinde sayılmış sebeplerdir. Belki de Hz. Ömer hiç böyle yapmadı.

Herhalde mesele anlaşılmıştır. Dersimizi burada noktalayalım. Bir sonraki derste görüşünceye kadar Allah’a emanet olun.

(102 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Playlists Have This Video

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir