a
Ana SayfaFatiha Suresi38. İhtar: Bu kuvvetin şu üç mertebeye inkısamı gibi, füruatı da o üç mertebeyi hâvidir…

38. İhtar: Bu kuvvetin şu üç mertebeye inkısamı gibi, füruatı da o üç mertebeyi hâvidir…

İşârâtü’l-İ’caz mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

İhtar: Bu kuvvetin şu üç mertebeye inkısamı gibi, füruatı da o üç mertebeyi hâvidir. (İşârâtü’l-İ’caz)

Bir önceki dersimizde üç kuvveti izah etmiştik. “Bu kuvvetin” ifadesiyle kastedilen üçüncü kuvvet olan kuvve-i akliyedir. Kuvve-i akliyenin tefrit mertebesi gabavet, ifrat mertebesi cerbeze ve vasat mertebesi de hikmet idi. Kuvve-i akliyenin füruatında da bu üç mertebe bulunmaktadır.

Üstad Hazretleri bu hakikate şu misali veriyor:

Mesela halk-ı ef’al meselesinde Cebir mezhebi ifrattır ki bütün bütün insanı mahrum eder. İtizal mezhebi de tefrittir ki tesiri insana verir. Ehl-i sünnet mezhebi vasattır. Çünkü bu mezhep beyne beynedir ki o fiillerin bidayetini irade-i cüz’iyeye, nihayetini irade-i külliyeye veriyor. (İşârâtü’l-İ’caz)

(Halk-ı ef’al: İnsanın fillerinin yaratılması / Beyne beyne: İkisinin ortası / Bidayet: Başlangıç)

İnsanın fiillerinin yaratılması hususunda üç mezhep ortaya çıkmış:

1. Cebriye mezhebi: Bunlara göre, insanın fiillerinin yaratılmasında insanın hiçbir müdahalesi yoktur. Fiilleri yaratan bizzat Allahu Teâlâ’dır; insanın seçme hakkı dahi yoktur. İnsan her fiilini Allah’ın zorlamasıyla yapar. Bu mezhep halk-ı ef’al konusunda ifrattadır.

2. Mutezile mezhebi: Bunlara göre, insan kendi fiillerini kendisi yaratır. Allahu Teâlâ’nın bu yaratmada bir etkisi yoktur. Bunlar insana yaratıcılık atfettiği ve icatta insanı Allah’a ortak koştukları için tefrittedir.

3. Ehl-i sünnet mezhebi: Ehl-i sünnete göre, insanın fiillerini yaratan Allah’tır; fiillerin yaratılmasına sebep olan ise insandaki cüz’î iradedir. İnsan bu cüz’î irade sebebiyle mesul olur. Bu itikat ne ifrattır ne de tefrit; bu itikat vasattır.

Cüz’î irade ve külli iradenin mahiyetlerini “Cümle İzahları” bölümünde uzunca mütalaa ettiğimizden burada bu kapıyı açmıyoruz. Dileyenler “Cümle İzahları” bölümünden bu meseleyi okuyabilirler.

Üstadımız bu meseleyi ikinci örneği de şöyle veriyor:

Ve keza, itikadda da ta’til ifrattır, teşbih tefrittir, tevhid vasattır. (İşârâtü’l-İ’caz)

Ta’til: Allah’ın isim ve sıfatlarını inkâr etmektir. Hak yoldan sapan bir güruh, Allah’ın sıfatlarının bulunmadığını iddia etmişlerdir. Bunlara sıfatları reddettikleri için “Nüfât”, işlevsiz hâle getirdikleri için de “Muattıla” denmiştir. Bunlar itikadda ifrattadır.

Teşbih: Allah’ı mahlukatına benzetmektir. Allah’ı mahlukatına benzeten bu güruha “Müşebbihe” denmiştir. Bunlar itikadda tefrittedir.

Ehl-i sünnet mezhebinin Allah inancı olan tevhid ise bu meselede vasattır ve hak yoldur.

Üstadımız meseleyi şu neticeye bağlıyor:

Hülasa: Şu dokuz mertebenin altısı zulümdür, üçü adl ve adalettir. Sırat-ı müstakimden murad şu üç mertebedir. (İşârâtü’l-İ’caz)

Ruhun yaşayabilmesi için ihdas edilen üç kuvvetten bahsettik. Bu üç kuvvetin de üç mertebesi bulunuyordu. Demek, toplamda dokuz mertebe var. Üstadımız dedi ki:

— Şu dokuz mertebenin altısı zulümdür, üçü adl ve adalettir. Sırat-ı müstakimden murad şu üç mertebedir.

Allahu Teâlâ cümlemizi sırat-ı müstakimden ayırmasın. Âmin.

Not: Bu ders önceki ders ile birlikte okunmalıdır. Sadece bu ders okunursa bilgi eksik kalır.

Bu dersimizde şu bölümün mütalaasını yaptık:

İhtar: Bu kuvvetin şu üç mertebeye inkısamı gibi, füruatı da o üç mertebeyi hâvidir.

Mesela halk-ı ef’al meselesinde Cebir mezhebi ifrattır ki bütün bütün insanı mahrum eder. İtizal mezhebi de tefrittir ki tesiri insana verir. Ehl-i sünnet mezhebi vasattır. Çünkü bu mezhep beyne beynedir ki o fiillerin bidayetini irade-i cüz’iyeye, nihayetini irade-i külliyeye veriyor.

Ve keza, itikadda da ta’til ifrattır, teşbih tefrittir, tevhid vasattır.

Hülasa: Şu dokuz mertebenin altısı zulümdür, üçü adl ve adalettir. Sırat-ı müstakimden murad şu üç mertebedir. (İşârâtü’l-İ’caz)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin