a
Ana SayfaZekât39. Kimlere zekât verilir?

39. Kimlere zekât verilir?

Zekât Müslümanlardan şu sekiz sınıfa verilir:

1. Fakir: İhtiyacından fazla olarak nisap miktarı bir mala sahip olmayan kimsedir. Bir kimsenin temel ihtiyaçlardan olan evi, ev eşyası ve borcuna denk parası bulunsa yine fakir sayılır.

2. Miskin: Hiç bir şeye sahip olmayıp yemesi ve giymesi için dilenmeye muhtaç olan yoksul kimsedir.

3. Borçlu: Borcundan fazla nisap miktarı mala sahip olmayan veya kendisinin başkasında malı olup da alması mümkün olmayan kimsedir. Böyle borçlu olan kimseye zekât vermek borcu olmayan fakire zekât vermekten daha faziletlidir.

4. Yolcu: Malı memleketinde kalıp elinde bir şey bulunmayan kimsedir. Böyle bir kimse yalnız ihtiyacı kadar zekât alabilir; ihtiyaçtan fazla alması helal olmaz. Bununla beraber, bu gibi kimselerin -mümkünse- borç almaları zekât almalarından daha iyidir.

Kendi memleketinde bulunduğu hâlde malını kaybeden ve muhtaç durumda kalan kimse de yolcu hükmündedir. Bunlar sonradan mallarını ele geçirdiklerinde almış oldukları zekât paralarından arta kalanı sadaka olarak fakirlere vermeleri gerekmez.

Günümüzde yolcu olan kişi istediği zaman memleketindeki parayı banka kartı veya başka bir yöntemle alma imkânına sahipse ona zekât verilmez.

5. Mükâteb: Bir bedel karşılığında azat edilmek üzere efendisi ile anlaşma yapmış olan köle veya cariye demektir. Şu anda kölelik olmadığı için bu kısım kendiliğinden düşmüştür.

6. Mücahid: Allah yolunda savaşa katılmak istediği hâlde yiyecekten, silahtan ve diğer şeylerden mahrum olan kimsedir. Böyle bir kimseye ihtiyaçlarını gidermesi için zekât verilebilir.

7. Âmil: İdareci tarafından zekât mallarının toplamakla görevlendirilen kimsedir. Buna tahsildar da denir. Böyle bir görevliye bu çalışması süresince -fakir olmasa bile- ailesinin ve kendisinin ihtiyaçları için yeterince zekât verilebilir.

8. Müellefe-i kulub: Kalpleri İslam’a ısındırılmak istenen gayrimüslimlerdir. Hanefi mezhebine göre, şu anda fakir Müslümanlar çok olduğu ve İslam da kuvvetli olduğu için bu kimselere zekât vermek caiz değildir.

Zekâtı akrabaya vermek daha faziletlidir. Şöyle ki:

– Önce muhtaç olan erkek veya kız kardeşlere,

– Sonra bunların çocuklarına yani yeğenlere,

– Sonra amcalara ve halalara,

– Sonra bunların çocuklarına,

– Sonra dayılara, teyzelere ve bunların çocuklarına,

– Daha sonra akraba sayılan diğer yakınlara,

– Bunlardan sonra da fakir komşulara vermek daha faziletlidir.

(el-Bedâyî, II, 43-46; ed-Dürrü’l-Muhtar, II, 79-84; Fethu’l-Kadir, II, 14-20)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin