4. Üç yoldan hangisi mümkün?

Kâfirlerin cehennemde ebedi kalacağına dair bu Dördüncü Dersimizde, şöyle bir tahlil yapacağız. Kâfirler hakkında şu üç hükümden biri geçerli olacaktır:

  1. Kâfir cehennemde bir müddet yandıktan sonra çıkıp cennete girecektir.
  2. Kâfir cehennemde yanacak ve sonunda yok olacaktır.
  3. Kâfir cehennemde ebedi kalacaktır.

1. ve 2. şıkların imkansızlığı ispat edilirse, bilmecburiye 3. şık kabul edilecektir. İşte bu dersimizde, 1. ve 2. şıkların imkansızlığını, Kur’an’ın ayetleriyle ispat edeceğiz. İlk önce 1. şıkkın imkansızlığını ispat edelim…

BİRİNCİ ŞIKKIN İMKANSIZLIĞI

Birinci ihtimal, kâfirlerin cehennemde bir müddet yandıktan sonra çıkıp cennete girmesidir. Şimdi bunun mümkün olmadığını ayetlerle ispat edelim:

Maide suresi 72. ayette şöyle buyurulur:

إِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللَّهِ  Kim Allah’a ortak koşarsa فَقَدْ حَرَّمَ اللَّهُ عَلَيهِ الْجَنَّةَ  şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır.

Bu ayet-i kerimede apaçık bir şekilde, müşriklere cennetin haram edildiği beyan edilmiştir. Demek müşrikler cennete giremeyecek.

Yine A’raf suresi 40. ayyette şöyle buyurulur:

وَلاَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ  Onlar cennete giremezler  حَتَّى يَلِجَ الْجَمَلُ فِي سَمِّ الْخِيَاطِ  deve iğne deliğinden geçinceye kadar.

Bu ayet-i kerimede Cenab-ı Hak, kâfirin cennete girmesini, devenin iğne deliğinden geçmesi şartına bağlamış. Deve iğne deliğinden geçebilir mi? Hayır, geçemez. O halde kâfirler de cennete asla giremez.

Yine Âl-i İmran suresi 77. ayette şöyle buyurulmuş:

لاَ خَلاَقَ لَهُمْ فِي الْآخِرَةِ  Onlar için ahirette hiçbir nasip yoktur.

Ayette geçen  لاَ genel olumsuzluk “lâ”sıdır. Bu lâ, kendinden sonra gelen kelimenin bütün fertlerini nefyeder. Bu “lâ”dan anlıyoruz ki, nasibin hiçbir çeşidi onlar için ahirette yoktur. Bir damla su da bir nasiptir ve bu da onlar için yoktur. Bu manaya A’raf suresi 50. ayette şöyle işaret edilir:

وَنَادَى أَصْحَابُ النَّارِ أَصْحَابَ الْجَنَّةِ  Ateş ehli cennet ehline şöyle seslenir  أَنْ أَفِيضُوا عَلَيْنَا مِنَ الْمَاءِ أَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ  Bize biraz su veya Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden akıtın   قَالُوا cennet ehli der ki   إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِرِينَ Şüphesiz Allah suyu da rızkı da kâfirlere haram kılmıştır.

Ayetin apaçık beyanıyla, kâfirlerin cennetteki sudan ve diğer nimetlerden, hiçbir nasipleri yoktur. Allah cenneti onlara haram kılmıştır.

Bu hususta nakledebileceğimiz daha çok ayet-i kerime var. Herhalde daha fazlasını nakletmeye gerek yok. Zira naklettiğimiz kısım ispat eder ki, kâfirler Cennete giremeyecektir.

Kâfirler hakkında Birinci şıkkın, yani cehennemden çıkıp cennete girmelerinin imkansızlığını ispat ettik. Şimdi İkinci şıkkın imkansızlığını ispat edelim.

İKİNCİ ŞIKKIN İMKANSIZLIĞI

İkinci şık, kâfirlerin bir müddet cehennemde yanıp sonra yok olmalarıdır. Bu şık da mümkün değildir.

Evvela, hiçbir ayet ve hadiste bu manada bir beyan yoktur; ama kâfirlerin yok olmayacağıyla ilgili birçok ayet vardır. Mesela,

Fatır suresi 36. ayette şöyle buyrulur:

وَالَّذِينَ كَفَرُوا لَهُمْ نَارُ جَهَنَّمَ Kâfirlere gelince, onlar için cehennem ateşi vardır.   لاَ يُقْضَى عَلَيْهِمْ فَيَمُوتُوا Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler   وَلاَ يُخَفَّفُ عَنْهُمْ مِنْ عَذَابِهَا kendilerinden cehennemin azabı da hafifletilmez.

Ayette geçen “Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler.” ifadesi, apaçık bir şekilde onların ölmeyeceğini haber vermektedir. Demek kâfirler için cehennemde yok olmak yoktur.

Yine Zuhruf suresi 77. ayette şöyle buyrulur:

نَادَوْا  Cehennem ehli şöyle nida eder  يَا مَالِكُ  Ey Malik! –Malik, cehennem bekçisinin adıdır.-  لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَ Rabbin bizi öldürsün  قَالَ إِنَّكُمْ مَاكِثُونَ  Malik der ki: Şüphesiz siz burada kalıcısınız.

Bakın ayetin apaçık beyanıyla, cehennem ehli yok olmak istiyor ve Malik’e yalvarıyor. Malik onlara “Siz sonra yok olacaksınız” demiyor; diyor ki: Siz bu azapta böylece kalacaksınız!

Yine Nebe suresi 40. ayette şöyle buyrulur:

يَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَنِي كُنْتُ تُرَابًا  Kâfirler der ki: Ah keşke biz toprak olsaydık.

Bakın kâfirler o gün yok olmayı istiyor, ama onların istekleri yerine getirilmiyor.

Yine Furkan suresi 13 ve 14. ayetlerde şöyle buyrulur:

وَإِذَا أُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّنِينَ  Elleri boyunlarına bağlı olarak cehennemin dar bir yerine atıldıklarında  دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًا  orada yok olmayı isterler. Onlara denilir ki,   لاَ تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا Bugün yok olmayı bir defa istemeyin   وَادْعُوا ثُبُورًا كَثِيراً yok olmayı çok defa isteyin.

Bakın ayetin beyanıyla, onlar yine yok olmayı istiyor, ama yok edilmiyor. “Yok olmayı çok defa isteyin.” denilerek onlarla istihza ediliyor.

Daha bu konuda nakledebileceğimiz çok ayet-i kerime var. Sözü uzatmamak için bunlarla yetiniyoruz. Herhalde daha fazlasına ihtiyaç da yoktur. Şimdi yaptığımız tahlili neticeye bağlayalım.

NETİCE

Kâfirler hakkında şu üç hükümden birisi geçerli olmalıdır, demiştik:

  1. Kâfir cehennemde bir müddet yandıktan sonra çıkıp cennete girecek.
  2. Kâfir cehennemde yanacak ve sonunda yok olacak.
  3. Kâfir cehennemde ebedi kalacak.

1. ve 2. şıkkın imkansızlığını ayet-i kerimelerle ispat ettik. Bu durumda 3. şıkkı kabul etmekten başka yol yoktur. Zira başka bir şık yok.

Bu tahlilden sonra Mehmet Okuyan’a ve Mustafa İslamoğlu’na deriz ki:

Ya Üçüncü Şıkkı kabul edeceksiniz ya da 1. veya 2. şıkkı ispat edeceksiniz. Hadi edin de görelim… Bize Kur’an’dan bir ayet gösterin ki, o ayette kâfirlerin cennete gireceği hükmü olsun ya da kâfirlerin yok olacağı hükmü olsun. Bunu yapamazsanız -ki asla yapamazsınız– o halde ister istemez, kâfirlerin cehennemde ebedi kalacağı hükmünü kabul etmek zorundasınız.

Dersimizi burada noktalayalım. Bir sonraki derste görüşünceye kadar Allah’a emanet olun.

(28 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir