a
Ana SayfaŞefaat5. Ancak Allah’ın izninden sonra şefaat edilebilir. (Yunus 3)

5. Ancak Allah’ın izninden sonra şefaat edilebilir. (Yunus 3)

Yunus suresinde şöyle buyrulmuş:

مَا مِنْ شَفِيعٍ  Hiçbir şefaatçi yoktur,  إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ  O’nun izninden sonrası müstesna.

Manaya bir daha dikkat edelim: O’nun izninden sonrası müstesna, şefaat edecek hiç kimse yoktur. (Yunus 3)

Şöyle de mana verilebilir: Ancak onun izninden sonra şefaat edilebilir.

Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil yapalım:

Ayet-i kerimenin başında,  مَا مِنْ شَفِيعٍ  “Hiçbir şefaatçi yoktur.” denilerek, bütün şefaatçilerin şefaati reddedilmiştir. Daha sonra ise  إِلاَّ  kaydı konulmuştur.

Buradaki  إِلاَّ  istisnasından anlıyoruz ki: “Hiçbir şefaatçi yoktur.” hükmü kayıt altına alınmaktadır. Bu kayıt bazı ayetlerde kişilerle ilgili olurken, bu ayette zamanla ilgilidir.  إِلاَّ  nın devamı olan  إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ  ifadesi, bu zaman kaydını açıklamaktadır. Bu kayıt, Allah’ın izninden sonrasının müstesna olduğudur.

Bu durumda, ayet-i kerime şu manaya gelmektedir: Hiçbir şefaatçi yoktur. Sadece Allah’ın izninden sonra şefaat edecek vardır.

Ya da başka bir ifadeyle: Allah’ın izninden önce şefaat edecek hiç kimse yoktur.

Demek, şefaat Allah’ın iznini bağlıdır. O’nun izni olursa, bir kul başka bir kula şefaat edebilir; izni olmazsa edemez. Eğer Allah’ın izni dairesinde şefaat olmasaydı, ayette geçen “Allah’ın izninden sonrası müstesna” ifadesi gereksiz olurdu. Kur’an’da ise gereksiz hiç bir ifade yoktur.

Sözün özü: “O’nun izninden sonrası müstesna” ifadesi, Allah’ın izni dairesinde şefaatin hak olduğunu ispat etmektedir.

Şimdi, şefaati inkâr edenlere deriz ki:

Ey şefaati inkâr edenler! Bakın, ayeti kerimede, “Hiçbir şefaatçi yoktur; O’nun izninden sonrası müstesna.” buyrularak apaçık bir surette şefaatin hak olduğu beyan edilmiştir. Şefaat vardır ve Allah’ın iznine bağlıdır. Ayetin reddettiği şey şefaatin varlığı değildir. Ayetin reddettiği şey, Allah’ın izni olmadan şefaat edilebileceğidir. Ayet izinsiz şefaati reddeder ve şefaati Allah’ın iznine bağlar.

Şimdi size soruyoruz:

— Sizler bu ayet-i kerimeyi nasıl izah ediyorsunuz?

— Ayet-i kerime apaçık bir şekilde, şefaatin Allah’ın izniyle var olduğunu söylerken, sizler bu ayete nasıl gözlerinizi kapıyorsunuz?

— Ayetteki  إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ  kaydını görmüyor musunuz?

— Eğer şefaat yoksa, ayetteki  إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ  ne demek? Buraya bir mana verin de görelim!

إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ  demek, “Allah’ın izninden sonra şefaat edilir.” demektir. Zerre miskal Arapça bilen burayı bu şekilde anlar. Bunu siz de biliyorsunuz lakin sizin amacınız farklı. Amacınız dinin esaslarını bozmak. İnşallah bu çalışmalarımız bu amacınıza ulaşmanızı engelleyecek. Tabii bu derslerin yayılması için bizi okuyan kardeşlerimizden de destek bekliyoruz. Bu fitneye hep beraber karşı koyacağız.

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin