a
Ana SayfaZekât53. Kurbanla mükellef olup zekâtla mükellef olmayana zekât verilir mi?

53. Kurbanla mükellef olup zekâtla mükellef olmayana zekât verilir mi?

İlk önce kurban kesmekle mükellef olunduğu hâlde zekât ile mükellef olunmamayı izah edelim:

Zekâtın ve kurbanın nisabı aynıdır. Bu da -temel ihtiyaçlardan başka- 85 gram altına veya 595 gram gümüşe ya da bunlara denk para ve ticari mala sahip olmaktır. Bu ölçüde mala sahip olan zengin kabul edilir.

Zekâtın ve kurbanın nisabı aynı olmakla birlikte, aralarında iki fark vardır:

1. Zekâtın farz olabilmesi için nisap miktarında olan malın üzerinden bir kamerî yılın geçmesi gerekir. Bir kamerî yıl geçmedikçe zekât farz olmaz. Kurbanda ise bu şart yoktur. Kişi kurban kesme günlerinde zengin olsa kurban kesmekle mükellef olur.

2. Ticari olamayan mallar zekâta tabi değildir. Buna göre, bir kimse evinde kullanmadığı halıların, kap kaçağın ve kullanmadığı diğer eşyaların zekâtını ödemez. Yine arsanın, ikinci evin ve ikinci arabanın -ticaretini yapmamak şartıyla- zekâtlarını ödemez. Çünkü bunlar zekâta tabi değildir.

Kurbanın nisabında ise temel ihtiyaçlardan olmayan ev eşyaları, arsa, ikinci ev ve ikinci araba gibi şeyler nisaba dâhil edilir. Çünkü kurbanın nisabında malın ticari olması şart değildir.

Mesela arsası olan bir kimse -arsa temel ihtiyaçlardan sayılmadığı için- kurban kesmekle mükelleftir. Çünkü arsa sebebiyle zengin kabul edilir. Ancak arsadan dolayı zekât vermesi gerekmez. Çünkü satışa çıkarmadığı müddetçe arsa zekâta tabi değildir.

Bu durumda, kişi bazen kurban kesmekle mükellef olurken, zekât vermekle mükellef olmayabilir. Yani bu kişi şer’an zengindir, bu sebeple de kurban kesmekle mükelleftir. Ancak sahip olduğu mal ticari olmadığından dolayı zekâtını vermekle mükellef olmaz.

Buradaki sorumuz şu:

— Bir kimse kurban kesmekle mükellef olsa ancak zekâtla mükellef olmasa, bu kişiye zekât verilebilir mi?

Bu meselede iki farklı görüş vardır:

İmam-ı Azam Hazretleri ve İmam Ebû Yusuf’a göre, bu kişilere zekât verilmez. Bu kişiler ellerindeki eşyanın bir kısmını satarak ihtiyaçlarını karşılamakla mükelleftirler.

İmam Muhammed’e göre ise bu kişilere zekât verilebilir.

Bu meselede şöyle amel edebiliriz:

Eğer kendimiz bu durumda isek -yani kurbanla mükellef olup, zekâtla mükellef değilsek- takva ile amel ederek zekât almamalı ve malımızı satarak ihtiyacımızı karşılamalıyız. Eğer buna gücümüz yetmiyorsa, İmam Muhammed’in fetvasıyla amel ederek zekât alabiliriz.

Zekât verirken de -eğer mümkünse- kurbanla mükellef olmayanı bulup zekâtımızı ona vermeliyiz. Ancak böyle bir kişi bulamaz ya da kurbanla mükellef olan kişi yakın akrabamız olur da çok ihtiyacı olursa, İmam Muhammed’in fetvasıyla amel edip zekâtımızı ona verebiliriz.

(İbni Âbidin, II, 65)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin