a
Ana SayfaNamaz67. Kaza namazı olanlar beş vakit namazın sünnetlerini kılabilir mi?

67. Kaza namazı olanlar beş vakit namazın sünnetlerini kılabilir mi?

Kaza namazı kılmak nafile namaz kılmaktan daha faziletli ve daha önemlidir. Fakat şu beş namaz bundan müstesnadır:

1. Beş vakit namazın sünnetleri,

2. İşrak namazı,

3. Kuşluk namazı,

4. Evvâbin namazı,

5. Teheccüd namazı.

Hanefi mezhebine göre, kaza namazı olanlar bu namazları kılabilirler. Hatta beş vakit namazın sünnetini kılmak zorundadırlar. Beş vakit namazın sünnetlerini terk edip bunlar yerine kazaya niyet etmek caiz değildir. Çünkü bu sünnetler farz namazları tamamlar. Ayrıca bu sünnetler kılınmadığında kazaları mümkün değildir. Fakat kazaya kalan namazları kılmak her vakit mümkündür.

Kişinin kaza namazı olması çok büyük bir günahtır. Ancak bu günahtan kurtulmak için sünnetleri feda etmek yerine, daha fazla ibadet ederek Allah’ın affına sığınmak gerekir.

Hem bir kısım namazları kazaya bırakmak hem de diğer bir kısım vakit namazlarını kendilerini tamamlayan sünnetlerden ayırmak iki kat kusur olur.

Hanefi mezhebinde fetva böyle iken, nedeni bilinmez bir şekilde, bazı -sözde- hocalar farklı fetva vermekte ve kaza namazı olanları sünnetleri terke teşvik etmektedir. Sözlerine delil olarak da Şafiî mezhebindeki fetvaları göstermekte ve şöyle demektedirler:

— Şafiî mezhebinde, kazası olan kişi nafile ve sünnet kılamaz. O hâlde sizler de sünnet namazlar yerine kazaya niyet edin.

Onların bu sözlerini iki açıdan tenkide tabi tutmak mümkündür:

1. Bu halkın ekserisi Hanefidir. Hanefi olan bir topluluğa hiç ihtiyaç yokken Şafiî mezhebinin fetvasını nakletmekte hiçbir maslahat yoktur.

2. Bunların verdikleri fetvalarda samimi olmadıklarına delil, Şafiî mezhebindeki fetvanın tamamını nakletmemeleridir. Şafiî mezhebindeki fetvanın tamamı şöyledir:

— Kaza namazı olana en elzem iş kaza namazlarını kılmasıdır. Bu sebeple, kaza namazı olan bir kimse beş vakit namazın sünnetlerinde kaza namazına niyet eder. Ayrıca bu kişilerin bir günlük geçimlerini temin edecek parayı kazandıktan sonra çalışmaları da helal olmaz. Bir günlük rızkını kazanan hemen işini bırakmalı ve bir köşeye çekilerek kaza namazlarını kılmalıdır. Yine böyle kişilere nafile olarak tavaf yapmak da caiz olmaz.

Gördüğünüz gibi, Şafiî mezhebine göre, bir günlük rızkı olan kimse çalışmayı bırakmalı ve kaza namazlarını kılmalıdır. Kâbe’yi tavaf etmesi bile caiz değildir. Yani İmam Şafiî, bütün gün gezen dolaşan, malayani onlarca iş yapan, gününün bir kısmını kahvede öldüren kimselere, “Camiye girdiğinizde sünnetleri kılmayın.” demiyor. Bilakis bütün gününü kaza namazı kılmaya ayıran kişilere, kaza namazlarını çabuk bitirmeleri için, “Beş vaktin sünnetlerinde de kazaya niyet edin.” diyor. Acaba bu zamanda İmam Şafiî’nin fetvasıyla amel edebilecek birisi var mı? Bir günlük rızkını kazandıktan sonra dükkânını kapayacak ve bütün gününü kaza namazı kılmaya ayıracak kişi…

Eğer Hanefi bir topluluğa Şafiî mezhebinin fetvasını nakledenler samimi olsalardı, Şafiî mezhebindeki fetvanın tamamını söylerler ve şöyle derlerdi:

— Beş vakit namazın sünneti yerine kaza namazı kılabilirsiniz. Bu, Şafiî mezhebinin fetvasıdır. Ancak bu fetvayla amel edenler için, bir günlük rızkı olanın çalışması caiz değildir. Hatta bu kimseler umreye gitmişlerse nafile tavafı bile terk etmelidir.

Eğer böyle söyleselerdi sözlerine biz de katılırdık. Ama onlar böyle söylememekte ve fetvanın yarısını gizlemektedirler. Hatta onların derslerini dinleyenlerin büyük bir kısmı camiye girmekte ve insanlar sünneti kılarken onlar öylece oturup farzı beklemektedir. İmam Şafiî Hazretleri bunu mu emretmektedir?

Kaza namazı olan kardeşlerim! Sizler hem başta saydığımız sünnet namazlara devam edin hem de kaza namazlarınızı kılın. Bilhassa beş vakit namazın sünnetlerinde kaza namazına niyet etmeyin.

(Dimyâtî, Hâşiyetü i’âneti’t-tâlibîn, I, 39-40)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin