7. Hz. Meryem’e Cebrail (as)’ın gelmesi

Kerametin hak olduğuna dair eserimizin Yedinci Dersindeyiz. Bu dersimizde, Meryem suresinin 17. ayetini tahlil edeceğiz. Bu ayet-i kerimede, Hz. Meryem hakkında şöyle buyurulmuş:

  فَاتَّخَذَتْ مِنْ دُونِهِمْ حِجَابًا  Sonra onların ötesinde bir perde edinmişti.   فَأَرْسَلْنَا إِلَيْهَا رُوحَنَا  Biz ona Cebrail’i gönderdik  فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا  Cebrail ona düzgün bir insan şeklinde göründü.

Bu ayetin açık beyanıyla, Cebrail (a.s.) Hz. Meryem’in yanına gelmiş ve ona insan suretinde temessül etmiştir. Hz. Meryem ile Cebrail (a.s.) arasında geçen konuşma için, Meryem suresinin ilgili ayetlerine bakabilirsiniz.

Biz şimdi bu hadise üzerinde biraz tahlil yapalım:

Birinci sorumuz şu: Cebrail (a.s.)’ın ziyarete gelmesi ve kişiye temessül etmesi, örfte emsali olan bir şey midir? Hz. Cebrail size hiç geldi mi? Ya da bir tanıdığınıza geldi mi? Siz daha önce böyle bir şey gördünüz mü veya duydunuz mu? Herhalde ne görmüş ne de duymuşsunuzdur. O halde bu hadise, örfte emsali olan bir hadise değildir.

İkinci sorumuz şu: Madem örfte emsali yok, o halde buna mucize diyebilir miyiz? Hayır diyemeyiz. Çünkü mucizeler peygamberlere hastır. Hz. Meryem ise peygamber değildir.

Üçüncü sorumuz şu: Bu olaya mucize diyemiyorsak ne diyeceğiz? Adını koymamız lazım. Örfte emsali olan bir şey değil. Mucize de değil. Peki öyleyse adı ne? Biz keramettir diyoruz. Hadi kerameti kabul etmeyenler, bu hadiseye bir isim bulsunlar.

Eğer şöyle derlerse: Bu keramet olmaz, çünkü Cebrail’in gelmesinde Hz. Meryem’in hiçbir müdahalesi yoktur.

Buna cevaben deriz ki: İyi de biz, “Kerameti insan yapar, insan yaratır.” demiyoruz ki. Birinci Dersimizde şöyle demiştik:

Kerameti yaratan Allah’tır. Velinin bu yaratmada hiçbir müdahalesi yoktur. Allah’tan başkası, zerre miskal fiile fail olamaz. Keramet, kulun makbuliyetine işaret olsun diye, Allah tarafından yaratılan olağanüstü hadisedir. Bazen velinin duası hürmetine yaratılır. Bazen de veli istemeden, hatta farkında olmadan Allah tarafından ona ihsan edilir.

Biz kerameti böyle tarif ettik. Cebrail (a.s.)’ın Hz. Meryem’e gelmesi ve insan şeklinde ona temessül etmesi bir keramettir. Elbette Hz. Cebrail’i gönderen Allah’tır. Hz. Meryem’in bu olayda hiçbir müdahalesi yoktur. Hatta Cebrail (a.s.)’ı görünce kendisi de korkmuştur. Lakin bunlar, bu hadiseyi keramet olmaktan çıkarmaz.

Nasıl ki Hz. Musa, elindeki asayı atıp, asanın yılan olduğu görünce korkmuş ve kaçmış. Lakin korkması ve kaçması ve asayı yılan yapmada müdahalesinin olmaması, bu hadiseyi mucize olmaktan çıkarmamış. Aynen bunun gibi, Hz. Meryem’in korkması ve Hz. Cebrail’in gelmesinde müdahalesinin olmaması, bu hadiseyi keramet olmaktan çıkarmaz. Bu hadise, olağanüstü bir hadisedir. Veli bir zatın elinde zuhur eden olağanüstü hadiseye keramet denir. Bunun başka bir ismi yoktur.

Kardeşlerim, dersimizi burada tamamlayalım. Bir sonraki derste, meselimizin Yedinci Delilini işleyeceğiz. O derste buluşuncaya kadar Allah’a emanet olun…

(39 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Playlists Have This Video

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir