7. Kur’an’daki mecaz ve teşbihlere örnekler: 3

“Allah’ın Arş’a İstivası” isimli eserimizin, Yedinci dersindeyiz. Bir önceki dersimizde, Kur’an’daki mecaza dair 6 örnek vermiştik. Bu dersimize Yedinci örnekle başlıyoruz.

Yedinci Örneğimiz, Allah’ın binalara temellerinden geldiği ve binaları yıktığı ile ilgili ayettir. Nahl suresi 26. ayette şöyle buyrulmuş:

  قَدْ مَكَرَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ  Şüphesiz onlardan öncekiler de tuzak kurmuştu.  فَأَتَى اللَّهُ بُنْيَانَهُمْ مِنَ الْقَوَاعِدِ  Fakat Allah binalarına temellerinden geldi  فَخَرَّ عَلَيْهِمُ السَّقْفُ مِنْ فَوْقِهِمْ  ve tavan tepelerinden üzerlerine çöktü.

Bu ayet-i kerimede, Allah’ın binalara temellerinden geldiği ve binaları yıktığından bahsedilmektedir. Biz Kur’an’da mecazı kabul edenler, bunu, Allah’ın azabının gelmesiyle izah ediyoruz. Yani “Allah’ın azabı gelmiş ve onların binalarını yıkmıştır.” diyoruz. Bu izahla da Allah’ı, bir binaya gelip, eliyle binayı yıkmaktan tenzih ediyoruz.

Peki, siz ey İbni Teymiyeciler, siz bu ayeti nasıl anlıyorsunuz? Sizler “Kur’an’da mecaz yoktur.” diyorsunuz. Bu sebeple de “Rahman Arş’a oturdu.” ayetini hakiki kabul ediyor ve Allah’ın Arş’ta olduğunu söylüyorsunuz.

Şimdi mezkûr ayette, Allah’ın binalara temellerinden geldiği ve binaları yıktığından bahsedilmektedir. O halde bu ayeti de hakikat kabul etmek zorundasınız. Bu durumda da şuna inanacaksınız:

Allah, asi bir kavmin binalarını yıkmak isteyince, Arş’tan iniyor ve o şehre geliyor. Elleriyle de bu binaları yıkıyor…  Kur’an’daki mecazı inkârla, neyi kabul etmek zorunda kaldığınızı gördünüz mü?

Sekizinci Örneğimiz,  bu dünyada kör olanın, ahirette de kör olduğu ile ilgili ayettir. İsra suresi 72. ayette şöyle buyrulmuş:

  وَمَنْ كَانَ فِي هذِهِ أَعْمَى  Kim bu dünyada kör ise  فَهُوَ فِي اْلآخِرَةِ أَعْمَى  o ahirette de kördür.

Bu ayet-i kerimede, bu dünyada kör olanın, ahirette de kör olduğu bildirilmektedir. Biz Kur’an’da mecazı kabul edenler, buradaki körlüğü, kalbin kör olmasıyla izah ediyor ve diyoruz ki: Bu dünyada hakikatlere karşı kalbi kör olanlar, yani kâfirler, ahirette kör olarak haşr edileceklerdir. Dünyada kör olan müminler ise, cennette asla kör olmayacaktır. Ayetin hükmü mecazdır, maddi körlük kastedilmemektedir…

Peki, siz ey İbni Teymiyeciler, siz bu ayeti nasıl anlıyorsunuz? Sizler “Kur’an’da mecaz yoktur.” diyorsunuz. Mezkûr ayette, bu dünyada kör olanın, ahirette de kör olduğu bildirilmiş. O halde şunu kabul etmek zorundasınız: Bu dünyada kör olanlar, cennete girse de kör olarak girecekler ve cennetin hiçbir nimetini göremeyeceklerdir. Bu durumda size göre, mesela kör sahabe olan Ümmi Mektûm Hazretleri; hakkında ayetler inen o büyük kahraman; cennette kör olacak ve cennetin hiçbir nimetini göremeyecek… Buna mı inanıyorsunuz? “Kur’an’da mecaz yoktur.” sözünüzün, sizi nereye götürdüğünü gördünüz mü?

Dokuzuncu Örneğimiz,  kadın ve erkeğin, birbiri için elbise olması ile ilgili ayettir. Bakara suresi 187. ayette şöyle buyrulmuş:

   هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ  O kadınlar sizin için bir elbisedir  وَأَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّ ve siz de onlar için bir elbisesiniz.

Bu ayet-i kerimede, kadın ve erkeğin birbiri için elbise olmasından bahsedilmektedir. Biz Kur’an’da mecazı kabul edenler diyoruz ki: Ayetteki “elbise olmak” ifadesi mecazdır. Bununla şu manalar kastedilmiştir:

  1. Nasıl ki insan elbisesiz duramazsa, kadın ve erkek de birbiri olmadan duramaz.
  2. Elbise insanı sardığı gibi, kadın ve erkek de birbirini sarar.
  3. Elbise insanın ayıbını örttüğü gibi, kadın ve erkek de birbirinin ayıbını örter.

İşte kadın ve erkeğin birbiri için elbise olması, bu ve benzeri manaları ifade etmektedir. Bizler böyle diyor ve ayeti mecaza hamlediyoruz.

Peki, siz ey İbni Teymiyeciler, siz bu ayeti nasıl anlıyorsunuz? Sizler “Kur’an’da mecaz yoktur.” diyorsunuz. Kur’an’da mecaz yoksa kadın ve erkek birbirine nasıl elbise olmuştur? Elbise giyilen şeydir. Ben bugüne kadar, bir kadını giyen erkek ya da bir erkeği giyen kadın görmedim. Yine bugüne kadar, erkek ve kadının, elbise gibi asıldığını da görmedim. Ayetteki elbise ifadesi hakikat olsaydı, herhalde bunları görmemiz lazım gelirdi…

Bu kadar ayetler karşısında, hâlâ nasıl “Kur’an’da mecaz yoktur.” diyebiliyorsunuz, bunu anlayamıyorum…

Kardeşlerim, dersimizi burada tamamlayalım. Bir sonraki dersimizde, mecaza dair onuncu ve son örneğimizi vereceğiz. O derste görüşünceye kadar Allah’a emanet olun.

(97 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Playlists Have This Video

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir