a
Ana SayfaNamaz83. İmama sonradan yetişen kişi namazını nasıl tamamlar?

83. İmama sonradan yetişen kişi namazını nasıl tamamlar?

İmama sonradan yetişen kişi, eğer dört rekâtlı namazların ikinci rekâtında imama yetişmiş ise üç rekâtı imamla kılmış olur. Bu kişi ilk oturuşta bir şey okumaz. Son oturuşta -ki bu, imamın dördüncü, onun üçüncü rekâtıdır- sadece Tahiyyat’ı okur. İmam selam verince bu kişi ayağa kalkar ve bir rekât daha namaz kılar. Bu rekâtta önce Sübhâneke’yi okur. Sonra eûzü besmele çekip Fatiha’yı okur. Sonra da Fatiha’ya ekleyeceği ayetleri okur.

Bunları okumasının sebebi şudur: Bu rekât onun kılmadığı birinci rekâttır. Tek başına kıldığında birinci rekâtta neler okuyorsa bu dördüncü rekâtta da aynı şeyleri okumalıdır. Daha sonra rükû ve secdeleri yapar ve son oturuştan sonra selam verip namazını tamamlar.

Eğer imama sonradan yetişen kişi, dört rekâtlı namazların üçüncü rekâtında imama yetişmiş ise imamla beraber son oturuşta -ki bu, imamın dördüncü, onun ikinci rekâtıdır- sadece Tahiyyat’ı okur. İmam selam verdikten sonra kalkar; Sübhâneke’yi, eûzü besmeleyi, Fatiha’yı ve ekleyeceği ayetleri okur. Rükû ve secdelere yapar ve sonra kalkıp bir rekât daha kılar. Bu rekâtta Besmeleyi, Fatiha’yı ve ekleyeceği ayetleri okur. Yine rükû ve secdelere gider ve son oturuştan sonra selam verip namazını tamamlar. Demek, bu kişinin imamın selamından sonra kıldığı üçüncü ve dördüncü rekâtlar, onun birinci ve ikinci rekâtlarıdır. Bu sebeple, bu rekâtları bu şekilde kılar.

Eğer imama sonradan yetişen kişi, dört rekâtlı namazların dördüncü rekâtında imama yetişmiş ise son oturuşu imamla beraber yapar ancak bir şey okumaz. İmam selam verdikten sonra kalkar; Sübhâneke’yi, eûzü besmeleyi, Fatiha’yı ve ekleyeceği ayetleri okur. Rükû ve secdelerden sonra oturup ilk oturuşunu yapar ve bu oturuşta sadece Tahiyyat’ı okur. Ondan sonra kalkar ve üçüncü rekâtını kılar. Bu rekâtta Besmele ile Fatiha’yı ve bir miktar Kur’an ayetleri okur. Sonra rükû ve secdeleri yapıp oturmaksızın dördüncü rekâtına kalkar. Bu son rekâtta sadece Besmele ile Fatiha’yı okur. Bu son rekâtta Fatiha’dan sonra ayet okumaz. Sonra rükû ve secdeleri yapar ve son oturuştan sonra selam verip namazını tamamlar. Demek, bu kişinin imamla kıldığı dördüncü rekât onun dördüncü rekâtı gibidir. İmamın selamından sonra kalkıp kıldığı ikinci rekât, onun birinci rekâtı gibidir. Bu sebeple, rekâta Sübhâneke ile başlar. Sonraki üçüncü rekâtı, ikinci rekâtı gibidir. Bu sebeple, Fatiha ve zammı sure okur. Dördüncü rekâtı da üçüncü rekât gibidir ki sadece Fatiha’yı okur.

Eğer kişi akşam namazının ikinci rekâtında imama yetişmişse, birinci oturuşta Tahiyyat’ı okumaz ve öylece bekler. Son oturuşta -ki bu onun ikinci, imamın ise üçüncü rekâtıdır- sadece Tahiyyat’ı okur ve imamın selamı ile birlikte ayağa kalkarak bir rekât daha kılar. Bu rekâtta Sübhâneke’yi, euzü besmeleyi, Fatiha’yı ve zammı sureyi okur. Daha sonra rükû, secde, son oturuş ve selam ile namazını tamamlar.

Eğer kişi akşam namazının üçüncü rekâtında imama yetişmişse, oturduğu zaman -ki bu, imamın son oturuşu, kendisinin ise ilk rekâtıdır- bu oturuşta hiçbir şey okumaz. İmam selam verdikten sonra ayağa kalkarak bir rekât namaz kılar. Bu rekâtta Sübhâneke’yi, euzü besmeleyi, Fatiha’yı ve zammı sureyi okur. Daha sonra rükû ve secde eder ve birinci oturuşunu yapar. Bu oturuşta Tahiyyat’ı okur. Daha sonra ayağa kalkar ve bir rekât daha kılar. Bu rekâtta Fatiha’yı ve zammı sureyi okur. Daha sonra rükû, secde, son oturuş ve selam ile namazını tamamlar.

Bütün bu izahlardan şu kaide çıkıyor:

İmama namazın bir bölümünde yetişen, imamla kılmadığı rekâtları kılarken, ilk yetiştiği rekâtı kendi namazının birinci rekâtı kabul etmiyor. Mesela üçüncü rekâtta yetişmişse, namazın üçüncü ve dördüncü rekâtlarını kılmış gibi oluyor. Selamdan sonra kalkıp birinci ve ikinci rekâtları, tek başına kılıyormuş gibi kılıyor.

Ya da namazın dördüncü rekâtında yetişmişse, namazın dördüncü rekâtını kılmış gibi oluyor. Selamdan sonra kalkıp namazın birinci, ikinci ve üçüncü rekâtlarını kılıyor. Bu rekâtlar nasıl kılınacaksa öyle kılıyor. Bu usulü bilirseniz işiniz kolaylaşır.

(el-Fetâvâ’l-Hindiyye, I, 102; Reddü’l-Muhtar, II, 344-350)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin