a
Ana SayfaFatiha Suresi9. Er-Rahman, er-Rahim: Bu iki sıfatın lafza-i celalden sonra zikirlerini icab eden…

9. Er-Rahman, er-Rahim: Bu iki sıfatın lafza-i celalden sonra zikirlerini icab eden…

İşârâtü’l-İ’caz mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

اَلرَّحْمنِ الرَّحِيمِ : Bu iki sıfatın lafza-i celalden sonra zikirlerini icab eden münasebetlerden birisi şudur ki… (İşârâtü’l-İ’caz)

Besmeledeki  الرَّحْمنِ  ve  الرَّحِيمِ  lafızları  اللَّهِ lafzının sıfatıdır. Bu, nahivsel bir tahlildir. Arapçada sıfat tamlaması sıfat ve mevsuftan oluşur. Mevsuf “sıfatlanan” demektir.  بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ  ifadesinde  اللَّهِ lafzı mevsuf,  الرَّحْمنِ  birinci sıfat,  الرَّحِيمِ de ikinci sıfattır.

Bu makamda soru şudur:

الرَّحْمنِ  ve  الرَّحِيمِ  lafızlarının  اللَّهِ lafza-i celalinden sonra zikri neye binaendir?

Ya da şöyle diyebiliriz:

الرَّحْمنِ  ve  الرَّحِيمِ  lafızlarının  اللَّهِ mevsufuna sıfat olması neye binaendir?

Üstadımız şöyle cevap veriyor:

Lafza-i celalden celal silsilesi tecelli ettiği gibi, bu iki sıfattan dahi cemal silsilesi tecelli ediyor. (İşârâtü’l-İ’caz)

Cenab-ı Hakk’ın isimlerini celalî ve cemalî olarak ikiye ayırmak mümkündür.

Celalî silsileye şu isimleri örnek gösterebiliriz: Celil, Aziz, Melik, Muazzım, Kaviyy, Münzir, Mâcid, Kâhir, Kâdir, Müzellil, Kahhar, Cebbar…

Cemalî silsileye de şu isimleri örnek gösterebiliriz: Cemil, Gufran, Latif, Müzeyyin, Muavvin, Veliyy, Müyessir, Mübeşşir, Hâdi, Habib, Vedud…

Celalî isimlerde Allah’ın azameti, büyüklüğü ve kibriyası gözükürken; cemalî isimlerde Allah’ın lütfu, affı ve ihsanı gözükmektedir.

Celal silsilesindeki isimler lafza-i celal olan Allah ism-i şerifinden tecelli ettiği gibi, cemal silsilesindeki isimler de “Rahman” ve “Rahim” sıfatlarından tecelli etmektedir. Yani Allah Rahman ve Rahim olduğu için hayat vermekte, Rahman ve Rahim olduğu için rızık vermekte, Rahman ve Rahim olduğu için sevap vermekte, Rahman ve Rahim olduğu için şifa vermekte, Rahman ve Rahim olduğu için affetmekte, lütfetmekte, ihsan etmekte, in’am etmekte ve mahlukatına cemaliyle tecelli etmektedir. Rahman ve Rahim isimleri bütün bu cemalî tecellilerin nokta-i merkeziyesidir.

— Peki, celalden sonra cemali zikretmekte ne hikmet vardır?

Üstad Hazretleri bu soruya şöyle cevap veriyor:

Evet, her bir âlemde emir ve nehiy, sevap ve azap, tergib ve terhib, tesbih ve tahmid, havf ve reca gibi pek çok füruat, celal ve cemalin tecellisiyle teselsül edegelmektedir. (İşârâtü’l-İ’caz)

(Tergib: Rağbet ettirme, istek uyandırma / Terhib: Korkutma)

– Âlemi ahirette: Cennet cemalin, cehennem celalin tecellisidir.

– Âlem-i ahiretteki hesapta: Allah’ın affedip hesaba çekmemesi cemalin, inceden inceye hesaba çekmesi celalin tecellisidir.

– Yine âlem-i ahiretteki hesapta: Sevap ve mükâfat cemalin, azap celalin tecellisidir.

– Yeryüzü âleminde: Yaz cemalin, kış celalin tecellisidir.

– İnsan âleminde: Gülmek ve neşe cemalin, öfkelenmek ve kızmak celalin tecellisidir.

– Âlem-i insaniyette: Sulh cemalin, savaş celalin tecellisidir.

– Hava âleminde: Yağmur cemalin, şimşek ve gök gürültüsü celalin tecellisidir.

– Emir ve nehiy hususunda: Emir cemalin, nehiy celalin tecellisidir.

– Nasihat ve tebliğde: Tergib -yani bir amele rağbet ettirme ve cennetle müjdeleme- cemalin, terhib -yani korkutma- celalin tecellisidir.

– Tesbih ve zikirde: Tahmid -yani hamdetmek- cemalin tecellisidir. Çünkü hamd nimete karşı yapılır ki bu da cemaldendir. Tesbih ise celalin tecellisidir. Zira tesbihte Allah’ın büyüklüğü ve azameti gözükür, bu da celaldendir.

– Allahu Teâlâ’ya zan beslemek hususunda: Reca -yani Allah’ın rahmetini ummak- cemalin gönüllerdeki tecellisidir. Havf -yani gönüllere korkuyu yerleştirmek- ise celalin tecellisidir.

İşte bunlar gibi, her bir âlemde pek çok füruat, celal ve cemalin tecellisiyle teselsül edegelmektedir. Yani gördüğümüz her bir faaliyet, her bir eser, her bir iş ve her bir fiil ya celalî isimlerin tecellisiyle vücuda gelmiştir ya da cemalî isimlerin tecellisiyle vücuda gelmiştir. Âlemde celal ve cemal hep yan yana ve omuz omuza tecelli etmektedir. Âlemde böyle yan yana ve omuz omuza tecelli eden celal ve cemal, Besmele’de de peş peşe zikredilmiştir. Allah lafzıyla celale, Rahman ve Rahim lafızlarıyla da cemale işaret edilmiştir.

Yine bu sırdandır ki Kur’an’da cennetin anlatıldığı ayetlerden hemen sonra cehennem anlatılır ve cehennemim anlatıldığı ayetlerden hemen sonra da cennet anlatılır.

Bu dersimizde şu bölümün mütalaasını yaptık:

اَلرَّحْمنِ الرَّحِيمِ : Bu iki sıfatın lafza-i celalden sonra zikirlerini icab eden münasebetlerden birisi şudur ki: Lafza-i celalden celal silsilesi tecelli ettiği gibi, bu iki sıfattan dahi cemal silsilesi tecelli ediyor.

Evet, her bir âlemde emir ve nehiy, sevap ve azap, tergib ve terhib, tesbih ve tahmid, havf ve reca gibi pek çok füruat, celal ve cemalin tecellisiyle teselsül edegelmektedir. (İşârâtü’l-İ’caz)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin