a
Ana SayfaZekât92. Hayvanlarda zekâtın farz olma şartları nelerdir?

92. Hayvanlarda zekâtın farz olma şartları nelerdir?

Hayvanlarda zekâtın farz olabilmesi için şu şartların bulunması gerekir:

1. Deve, sığır ve koyun gibi hayvanlar evcil olmalı, yabani olmamalıdır. Yabani hayvanlardan dolayı zekât vermek gerekmez.

Eğer bir hayvan, evcil bir hayvan ile yabani bir hayvanın çiftleşmesinden dünyaya gelse, mesela koyun ile geyik veya yabani inek ile evcil inekten dünyaya gelse, Hanefi mezhebine göre, eğer ana evcil ise ve bu doğan hayvan sebebiyle nisap tamam olacaksa zekâtını vermek farz olur. Eğer ana evcil değilse zekât gerekmez. Çünkü hayvanların yavruları analarına tabidir.

2. Hayvanlar şer’i nisaba ulaşmalıdır. Nisaba ulaşmayan hayvanların zekâtını vermek gerekmez. (Hayvanların nisabını bir sonraki konuda işledik.)

3. Mülkiyetin başlangıcından itibaren bir yıl geçmeli ve bütün yıl boyunca sahibinin hayvan üzerindeki mülkiyeti devam etmiş olmalıdır. Eğer yıl içinde hayvanların satışı veya başka bir yolla elden çıkarılmasıyla mülkiyet yok olur ve daha sonra başka hayvanlar satın alınırsa yıl kesilmiş olur. Yine kişi mesela elindeki koyunları sığır ile değiştirecek olsa yıl kesilmiş olur ve yeniden bir yıl başlar.

4. Hayvanlar sâime olmalıdır.

Sâime: Senenin yarısından çoğunu kırlarda ve meralarda otlayan ve sütleri alınmak, üretilmek ve semizletmek için beslenen hayvanlardır.

Sâime hayvanlara az bir zaman yem verilmesi sâime olması keyfiyetine zarar vermez. Çünkü hüküm çoğunluğa göre verilir.

Eğer hayvanlar yılın yarısında veya yarısından çoğunda evde yulaf, yem vs. ile beslenirse bu hayvanların zekâtını vermek gerekmez. Çünkü bunlar sâime değildir.

Yine ziraatta ve benzeri işlerde kullanılan hayvanlardan da zekât vermek gerekmez. Çünkü bunlar da sâime değildir.

Buna göre, eğer hayvanlar kesim için, yük taşımak için, binmek için veya ziraatta kullanılmak için yetiştiriliyorsa bunların zekâtını vermek gerekmez.

Eğer hayvanlar ticaret için otlatılırsa ticaret zekâtı verilmesi gerekir. Çünkü bunlar birer ticaret metaı hükmündedir. Ticaret için olan hayvanlarda hayvanların sayısına veya sâime olmasına bakılmaz; bunların kıymetleri esas alınır.

Buna göre, ticaret maksadı ile kırlarda, mübah meralarda beslenen ehil hayvanlar sâime zekâtına değil, diğer ticaret malları gibi, kıymetlerinin kırkta biri nispetinden zekâta tabi olurlar. Fakat sonradan yalnız sütleri alınmak, üretilmek ve semizletmek üzere sâime olmalarına niyet edilecek olursa, o zaman sâime zekâtına bağlanırlar ve zekât başlangıcı bu niyet tarihinde başlar; bir sene sonunda da zekâtları sâime olarak verilir.

(ed-Dürrü’l-Muhtar, II, 30 vd.; Fethu’l-Kadir, I, 494 vd.; Vehbe Zuhaylî, III, 330 vd.; Ömer Nasuhi Bilmen, 347, Madde 35, 42, 49)

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin