a
Ana SayfaNamaz97. Seferîlik hükümleri nelerdir?

97. Seferîlik hükümleri nelerdir?

Seferîlik konusunu izah etmeden önce şu üç ifadenin manasını öğrenmeliyiz:

Asıl vatan: Bir insanın doğup büyüdüğü veya evlenip içinde yaşamak istediği veya içinde barınmayı kastedip başka bir yere yerleşmek için gitmek istemediği yerdir.

İkamet vatanı: Bir kimsenin içinde yerleşmeye karar vermediği ve içinde en az on beş gün kalmak istediği yerdir.

Süknâ vatan: On beş günden az oturulmak istenen yerdir.

Seferîlikte genel kaideler şunlardır:

1. Asıl vatan kendi misli ile bozulur:

Bir kimse, içinde doğup büyüdüğü veya evlendiği yeri terk edip başka bir beldeye yerleşse artık önceki vatanı asıl olmaktan çıkar. Zira asıl vatan kendi misli ile bozulur.

Buna göre, bir kimse sonradan yerleşerek kendine asıl vatan yaptığı bir yerden ilk asıl vatanı olan yere sefer yapsa, orada on beş gün oturmaya niyet etmedikçe seferî sayılır ve namazlarını kısaltması gerekir. Ziyaret maksadıyla köylerine ve baba ocaklarına gidenler eğer orada on beş günden az kalacaklarsa seferî olarak namazlarını kılmalıdırlar.

2. Asıl vatan ikamet vatanı ile bozulmaz:

Bir kimse asıl vatanından çıkıp başka bir yeri ikamet vatanı edinse ve sonra tekrar asıl vatanına dönse, niyete muhtaç olmaksızın mukim olur ve seferîliği sona erer. Bu kişilerin, namazlarını tam olarak kılması gerekir. Çünkü asıl vatan ikamet vatanı ile bozulmaz.

3. İkamet vatanı asıl vatana doğru yola çıkmakla bozulur:

Bir kimse ikamet vatanında bir ay kaldıktan sonra asıl vatanına dönmek için yola çıksa seferîlik hükümleri uygulanmaya başlar. Zira ikamet vatanı asıl vatana doğru yola çıkmakla bozulur ve seferîlik hükümleri tatbik edilmeye başlanır.

4. İkamet vatanı diğer bir ikamet vatanıyla ve ona doğru yola çıkmakla bozulur:

Bu ikamet vatanlarının arasında sefer mesafesi olması şart değildir. Buna göre, bir kimse yolculuğu sırasında bir beldede bir ay kalmaya niyet edip bu kadar kaldıktan sonra tekrar yola çıksa ve gittiği yerde en az on beş gün kalmaya niyet etse, artık evvelki belde ikamet vatanı olmaktan çıkar. Oraya tekrar dönmekle mukim olmaz. Orada mukim olabilmesi için tekrar en az on beş gün oturmaya niyet etmesi gerekir. Fakat ikamet vatanından, ikamet müddeti içinde, geçici bir iş için sefer müddetinden az bir yola gidip dönmekle ikamet vatanı bozulmaz.

Bu makamda şöyle bir soru akla gelebilir:

Malum olduğu üzere bugün hayat şartları değişmiştir. Eskiden sefer müddeti olan doksan kilometrelik bir mesafe üç günde ancak alınabilirken, bugün araba ile bir saatte aynı yol alınabilmekte hatta uçak ile bin kilometrelik bir mesafe bir saatte geçilebilmektedir. Bu durumda sefer müddeti nasıl belirlenecektir?

Bu sorunun cevabı şöyledir:

Seferde namazı kısaltmanın sebebi meşakkat değildir. Meşakkat sadece seferde namazı kısaltmanın hikmetidir. Namazı kısaltmanın hakiki sebebi Allah’ın seferde namazı kısaltmayı emretmesi ve böylece hükmetmesidir. Hanefi mezhebi ve diğer üç mezhebin âlimlerine göre, yolculuk mesafesi kısa bir zamanda alınsa bile seferî namazın durumu değişmemektedir.

Mesela Şafiî âlimlerinden Hatib-eş Şirbînî şöyle der:

— Yolcu bir ata binmek suretiyle yolunu günün bir kısmında katetse yine namazını kısaltır.

Hanefi âlimlerinden Kâsânî ise şöyle der:

— Bir yolcu normal olarak üç günlük mesafeyi bir veya iki günde katetse yine seferî olarak namazını kılar.

(Haddâd, el-Cevhera, I, 104; Remlî, Nihâyetü’l-Muhtâc, II, 257; Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Sf. 183)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin