Allah’ı unutanlar ve ahirette unutulanlar…

İmam Tirmizi’ nin Ebu Said (r.a)’dan naklettiği bir hadisi okuyup istifade etmeye çalışacağız.

عن أبي سعيد الخدري ، يُؤْتَى بِالْعَبْدِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ  Kıyamet gününde kul getirilir.

Kardeşlerim, hadise başlamadan bir parantez açıyorum. Bir sözden azami derecede istifade etmenin yolu, o söze kendini muhatap etmektir. Şimdi “Bir kul getirildi.” dedik ya, sakın şöyle dinlemeyin: “Oraya bir kul getirildi…” Getirilen kim? Birisi, bir kul…

Ya nasıl dinleyelim? O getirilen kul sizsiniz, kendinizi muhatap alın. Yoksa nefis o sözü kendi üzerine almaz. Bir sela duyarız, “Aaa birisi ölmüş.” deriz. “Bir gün benim de selam verilecek.” demeyiz. Musallada bir cenazeyi görürüz, “Aaa birisi vefat etmiş.” deriz. Hiç demeyiz, “Bir gün de ben o musalla taşına yatacağım.” Onun için muhatap biziz, huzura getirilen kul biziz. Eğer böyle bakarsak istifademiz ziyade olacaktır.

Evet, kıyamet gününde bir kul getirilir. Yani biz!

فَيَقُولُ اللَّهُ لَهُ  Allah-u Teala ona der ki

أَلَمْ أَجْعَلْ لَكَ سَمْعًا  Ben sana kulak vermedim mi?

وَبَصَرًا  Göz vermedim mi?

وَمَالاً وَوَلَدًا  Ve mal ve evlat vermedim mi? Rabbimiz nimetlerini teker teker sayıyor. Muhatap biziz.

وَسَخَّرْتُ لَكَ الأَنْعَامَ وَالْحَرْثَ  Ekini ve hayvanları sana musahhar kılıp itaat ettirmedim mi?

Kupkuru topraktan renkleri farklı, şekilleri farklı, tatları farklı nimetleri çıkarmadım mı? Rahmetin eli hükmünde olan o kuru dallara o nimetleri asmadım mı? Kendinden büyük olan atın sırtına, filin sırtına seni bindirmedim mi? O koca koca hayvanları sana boyun eğdirmedim mi?

وَتَرَكْتُكَ تَرْأَسُ وَتَرْبَعُ  Ve onlardan istifade etmek üzere seni onlara baş kılmadım mı?

Yeryüzünde seni halife yapmadım mı? Rabbimiz nimetlerini böyle sayar ve der ki:

أَكُنْتَ تَظُنُّ   Sen hiç zanneder miydin?

أَنَّكَ مُلاَقِيَّ يَوْمَكَ هَذَا   Bir gün gelecek Rabbine mülaki olacaksın, bana kavuşacaksın. Bu nimetlerin hesabını bir bir vereceksin? Hiç zanneder miydin?

فَيَقُولُ لاَ   Kul der: “Hayır zannetmezdim.” Ben bir gün öleceğim de bana verilen gözün, kulağın, malın, evladın hesabını vereceğim. Hiç zannetmezdim!

قَالَ   Allah der ki… Bakın şimdi öyle bir hitap geliyor ki, kulun kulakları o ana kadar bundan daha acı bir söz duymamıştır.

الْيَوْمَ أَنْسَاكَ  Bugün ben de seni unutacağım

كَمَا نَسِيتَنِي  Tıpkı senin dünyada beni unuttuğun gibi. (Tirmizi, Sünen-i Tirmizi, 2428)

Evet, dünyada Allah’ı unutmanın karşılığı, Ahirette Allah tarafından unutulmakmış. Hâşâ Allah unutmaktan münezzehtir. Burada bir mecaz var. Yani mana şudur: Sen de dünyada beni unuttun ya, ben de seni rahmetimden yana unutacağım. İkramımdan yana unutacağım. İhsanımdan yana unutacağım. İn’amımdan yana unutacağım.

Evet kardeşlerim, o gün Rabbimiz bizi rahmetinden yana unutsa bizi kim hatırlar?

O gün Rabbimiz bizi ihsanından yana unutsa bize kim ihsan eder?

O gün Rabbimiz bizi kereminden yana unutsa bize kim ikram eder?

Sakın nefsimiz dünyadaki dostlarını hatırlayıp “Anam, babam, kardeşim, evladım bana yardım eder.” demesin. Bakın Rabbimiz ne diyor:

فَإِذَا جَاءتِ الصَّاخَّةُ  Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,

يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ  O gün kişi kardeşinden kaçar,

وَأُمِّهِ وَأَبِيهِ Anasından, babasından kaçar,

وَصَاحِبَتِهِ وَبَنِيهِ  Eşinden ve oğullarından kaçar.

لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ  Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır. (Abese 33-37)

Bakın Kur’an diyor ki: Dünyada çok sevdiğin kardeşin, anan, baban, eşin, oğlun kaçar. Hepsinin başında öyle bir iş vardır ki…

Bir de Rabbimiz bize dese ki:  الْيَوْمَ أَنْسَاكَ كَمَا نَسِيتَنِي  “Bugün ben de seni unutacağım.” dese bizim halimiz ne olur. O gün Allah’ın rahmetine mazhar olmak istiyorsak bu gün Rabbimizi hatırlayacağız. Her nimetin üzerinde Mün’im olan Allah’ın in’amını hissedecek, her ikramın üzerinde Mükrim olan Allah’ın ikramını görecek, her ihsanın üzerinde Muhsin olan Allah’ın ihsanını hissedeceğiz. Yoksa Allah’ın arzında gezip, O’nun verdiği havayı teneffüs edip, O’nun verdiği rızkı yiyip, O’nun indirdiği suyu içip, O’nun nimetleriyle beslenip, O’nun merhametiyle nazenin bir bebek gibi beslenip bu nimetlerin farkına varamazsak, Allah’tan gafil olsak, Allah’ı unutsak; bilelim ki bir gün biz de unutulacağız. En muhtaç olduğumuz o günde Rabbimiz, ”Ben de seni unuttum, tıpkı senin dünyada beni unuttuğun gibi.” diyecek.

Rabbimiz bizlere şu dünyada kendimizi ve kendisini unutturmasın. O’nu zikreden zakir kullarından ve O’na şükreden şakir kullarından eylesin Amin.

(55 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir