Bizleri bekleyen üç dehşetli mesele!

Bu dersimizde, bizleri bekleyen üç büyük meseleyi tefekkür edeceğiz. Üstad hazretleri Mesnevi-i Nuriye’de şöyle diyor:

Senin önünde çok korkunç büyük meseleler vardır ki, insanı ihtiyata, ihtimama mecbur eder. (Mesnevi-i Nuriye)

Önümüzde bizi bekleyen çok büyük ve çok dehşetli meseleler var. Bu meseleler bizi ihtiyatlı olmaya, düşünmeye, önlem anlamaya mecbur ediyor. Gaflet ederek, düşünmeye terk ederek bunlardan kurtulamayız. Şimdi bunların ne olduğunu öğrenelim:

Birisi: Ölümdür ki, insanı dünyadan ve bütün sevgililerinden ayıran bir ayrılmaktır. (Mesnevi-i Nuriye)

Evet ister istemez biz öleceğiz ve kabre gireceğiz. Sevdiğimiz herkesi ve her şeyi bu dünyada bırakacağız. Birçoğu kabre kadar bile gelmeyecek, gelemeyecek. O kabir ki kurtlar yuvasıdır; yalnızlık evidir; gurbet yurdudur; daracık ve karanlık bir mekandır.

Dostlar! Orada halimiz ne olacak? Nekir ve Münker melekleri geldiğinde ne yapacağız? Kabrimiz cennet bahçelerinden bir bahçe mi olacak? Yoksa cehennem çukurlarından bir çukur mu olacak? Allah bize kabirde azap ederse bizi kim kurtaracak, bize kim yardım edecek? O azaba nasıl dayanacağız?

Kabir azabını bir kenara koyalım. Sadece Allah bizi kabirde uyandırsa ve öyle bıraksa; başımızın ucundaki dostların konuşmalarını duysak, onlar da bizi terk edip gitse; o karanlık ve daracık mekanda tek başımıza kaldığımızda ne yapacağız? Daha azap yok, sorgu yok; ama insan buna bile katlanamıyor.

Hal böyleyken, insanın ölümü ve kabri hiç düşünmemesi, ona hazırlık yapmaması ve sanki dünyada ebedi kalacakmış gibi bütün gayretini dünyaya harcaması, ne acayip bir şeydir değil mi? Ölümün geleceğini, kabre gireceğini biliyor; ama bunu hiç hatırlamak istemiyor. Sanki hatırlamazsa başına gelmeyecek. İnsan kendisini böyle kandırıyor.

Bizi bekleyen 2. şey de şudur: İkincisi: Dehşetli, korkulu ebed memleketine yolculuktur. (Mesnevi-i Nuriye)

Biz kabirde ilanihaye kalmayacağız. Oradan çıkıp mahşer meydanına gideceğiz. Amel defterlerimiz açılacak, hesabımız görülecek, sırattan geçip, Cennet’e veya Cehennem’e gideceğiz. Bizleri böyle dehşetli bir yolculuk bekliyor. İnsan bundan nasıl gaflet eder? Bu yolculuk için nasıl azık hazırlamaz? Böyle bir yolculuğa çıkmak, onun dünya sevgisini nasıl öldürmez; onu günahlardan nasıl uzaklaştırmaz?

Bizi bekleyen 3. şey de şudur: Üçüncüsü: Ömür az, sefer uzun, yol tedariki yok, kuvvet ve kudret yok, acz-i mutlak gibi elîm elemlere maruz kalmaktır. (Mesnevi-i Nuriye)

Evet yol uzundur. Kabirden haşre, haşirden hesap meydanına, oradan Sırat’a, oradan da Cennet’e veya Cehennem’e… Bu uzun sefer için azık hazırlamak lazımdır ki, azıkların da en hayırlısı takvadır. Namaz bir azıktır; zikir, şükür bir azıktır; Kur’an okumak bir azıktır; ve Allah için yapılan her amel bir azıktır.

Lakin ömrümüzü boş şeylerle heba ederken, bu yolculuk için gerekli olan azığı nasıl hazırlayacağız?  Ve hazırlayamazsak, bu yolculukta halimiz ne olacak?

Sözün özü: İşte insan böyle dehşetli bir haldedir. Evvela onu bekleyen ölüm ve kabir var. Sonra çıkacağı uzun bir seferi var. Bu sefer için de ne azığı var, ne kuvveti var, ne de kudreti. Üstad hazretleri bu durumda olan insana diyor ki:

Öyleyse, bu gaflet ve nisyan nedir? Devekuşu gibi başını nisyan kumuna sokar, gözüne gaflet gözlüğünü takarsın ki, Allah seni görmesin. Veya sen Onu görmeyesin. Ne vakte kadar zâilât-ı fâniyeye ihtimam ve bâkiyat-ı dâimeden tegafül edeceksin? (Mesnevi-i Nuriye)

Madem bizi böyle dehşetli haller bekliyor; o halde bu halimiz, bu gafletimiz nedir? Devekuşuna benziyoruz. Avcı devekuşunu görmüş, deve kuşu kaçamıyor. Başını kuma sokar. Zanneder ki; o, avcıyı görmeyince, avcı da onu görmeyecek. Halbuki koca gövdesi dışarıda.

Bizler de başımızı gaflet kumuna sokmuşuz. Ta Allah bizi görmesin ya da biz O’nu görmeyelim. Ne vakte kadar bu halimiz devam edecek? Ne vakte kadar şu dünyanın fani işlerine bu kadar ehemmiyet verip, ahiretin baki işlerinden gaflet edeceğiz? Azrail gelmeden, ölüm yakalamadan, Allah gözümüzü açmayı nasip etsin. Amin.

(121 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Playlists Have This Video

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir