Cehennem’deki elim azap

Bu tefsir dersimizde,  وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ Onlar için elim bir azap vardır, ayeti hakkındaki bir sualin cevabını vereceğiz.

“Elim azap” manasındaki  عَذَابٌ أَلِيمٌ  ifadesi, bir sıfat tamlamasıdır. Bu tamlamada  أَلِيمٌ kelimesi, “müteellim” yani acı duyan manasındadır. Müteellim olmak ve acı duymak, şahsın sıfatı olup, ateşin sıfatı değildir. Ateş acı duymaz ve müteellim olmaz. Hâl böyleyken, ayet-i kerimede,  عَذَابٌ أَلِيمٌ  denilerek,  عَذَابٌ lafzının  أَلِيمٌ ile sıfatlandırılmasında ne hikmet vardır?

Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu soruya şöyle cevap verir:

Bundaki hikmet, azabın büyüklüğünü göstermek içindir.  عَذَابٌ أَلِيمٌ ifadesi, şöyle bir sahneyi hayale tasavvur ettirir: Ateş onların vücutlarını öyle kaplar, cesetlerini öyle ihata eder, içlerine öyle nüfuz eder ki, onların vücutları âdeta bir ateş külçesi olur. Onların cesetlerinde, azaptan başka hiçbir şey gözükmez. O cesetlerden fışkıran ahlar ve bağırmalar, azabın kendisinden geldiği zannedilir. Yani bağıran, inleyen ve müteelim olan, azap olduğu sanılır.

Tefekkürle meseleyi biraz daha açalım:

Cehennem ehlinin cesedi, âdeta bir azap külçesi olmuştur. Bir bağırma, bir feryat duyar bakarsınız, ama ateşten başka bir şey göremezsiniz. Ateş cesedi öyle sarmış sarmalamış, içini dışını ihata etmiş ki; ceset ateşin içinde sanki gözükmüyor; sanki ateş ağlıyor, ateş bağırıyor…

Hani naylonu ateşe atarsınız ya, naylon birden ateş ve alev topu olur. İşte cehennem ehli ateşe girdiğinde, ateşin şiddetinden dolayı, sanki cesetleri kaybolur, bağırmalar da ateşten geliyor zannedilir. Sanki elem çeken, müteellim olan azaptır.

İşte Allah, azabın bu dehşetini tasvir için, “elim” sıfatıyla şahsı değil, azabı vasfetmiştir. Cenab-ı Hak bu azaptan cümlemizi muhafaza eylesin. Amin!..

(16 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir