“Dünya öküz ve balık üzerindedir.” hadisinin izahı

Bu dersimizde, İbni Abbas Hazretlerinden nakledilen bir hadisin, izahını yapacağız. Efendimiz (asm)’a sormuşlar:

“Dünya ne üstündedir?” Efendimiz (asm) cevap vermiş: عَلَى الثَّوْرِ وَالْحُوتِ  Öküz ve balığın üzerindedir.” (Hâkim, el-Müstedrek: 4:636; el-Münzirî, et-Terğib ve’t-Terhîb: 4:257; el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid: 8:131; İbnü’l-Cevzî, el-Muntazam: 1:172)

Başka bir rivayette de ilk defa sorulduğunda,  عَلَى الثَّوْرِ  Öküzün üzerinde demiş, diğer defa sorulduğunda da عَلَى الْحُوتِ Balığın üzerindedir, demiş.

Hadis inkârcıları, bu hadisi gösterip diyorlar ki:

– Bu hadis nasıl sahih olabilir?
– Dünya’nın, balık ve öküzün üzerinde durduğuna, nasıl inanılır?

Onlar akıllarının almadığı her hadisi, inkâr ediyorlar. Hadisin cerh ve tadiline bakmıyorlar. Tek baktıkları şey, kendi mantıkları. “Mantığıma yatarsa kabul ederim, yatmaz ise reddederim.” diyorlar. Hâlbuki hadisin cerh ve tadili, mantıkla yapılmaz.

Şimdi bu hadisin izahını yapalım. Hadisin izahını yaptığımızda göreceksiniz ki, bu hadis, ne kadar hikmetli bir hadismiş. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, On Dördüncü Lem’a isimli eserinde, bu hadisi üç farklı şekilde izah etmiş. Mezkur eserden iktibas ederek, meseleyi anlatalım:

Hadisin Birinci izahı şudur:

Nasıl ki farklı farklı melekler var ve farklı farklı vazifeler icra ediyorlar. Mesela Hz. Azrail, ruhları alıyor. Hz. Cebrail vahiy getiriyor. Hz. Mikail tabiat olaylarına nezaret ediyor. Hz. İsrafil sûra üfleyecek. Arşı taşımakla görevli melekler var. Yağmur damlalarını indirmekle görevli melekler var. Cehennemde azap etmekle görevli melekler var… Aynen bunlar gibi, Dünyaya nezaret eden ve taşıyan iki melek vardır. O meleklerden birinin ismi “Sevr” yani “Öküz”; diğerinin ismi de “Hût” yani “Balık”tır.

Üstad Hazretleri diyor ki: Allah-u a’lem, bu iki meleğin, âlem-i melekût ve âlem-i misalde, öküz ve balık suretinde temessülleri var. Yani bu iki alemde, öküz ve balık şeklinde görünüyorlar.

İşte Efendimiz (asm), buna işareten, “Dünya, öküz ve balığın üzerindedir.” demiştir. Yani Dünyaya, “Sevr” ve “Hût” (Öküz ve Balık) namıyla, iki melek nezaret eder. Hadisin Birinci izahı budur.

Hadisin İkinci izahı da şudur:

Mesela şöyle sorulsa: “Bu devlet ve saltanat, hangi şey üzerinde duruyor?” Cevaben: “Kılıç ve kalem üzerinde duruyor.” denilir. Burada kılıç, askerin kuvvet ve cesaretini temsil ediyor. Kalem de memurların ilim ve adaletini temsil ediyor. “Kılıç ve kalem üzerinde.” denildiğinde, bu sözle, hakiki kılıç ve kalem kastedilmiyor. Yani bu cevapta bir mecaz vardır. Sözün akla gelen ilk manası burada kastedilmemiştir.

Devlet, kılıç ve kalem üzerinde durduğu gibi; yeryüzü de öküz ve balık üzerinde durur. Burada öküz “tarım ve hayvancılığı”; balık da “deniz ve diğer su ürünlerini” temsil etmektedir. Evet, bu yeryüzü, hayat sahiplerinin meskenidir. Hayat sahiplerinin kumandanı da insandır. Sahilde oturanların geçim kaynağı, balıktır. Sahilde olmayanların geçim kaynağı ise ziraattir ki, ziraat de öküzün omzundadır. Ne vakit öküz çalışmaz, yani ziraat yapılmaz ve balık milyon yumurtayı birden doğurmazsa, o vakit insan yaşayamaz, hayat sükût eder.

İşte Efendimiz (asm), gayet hikmetli bir cevapla, “Dünya, öküz ve balığın üzerindedir.” demiş; insanın hayatının, balık ve öküzün hayatıyla, ne kadar alâkadar olduğunu, iki kelimeyle ders vermiş. Bu da hadisin İkinci izahıydı.

Hadisin Üçüncü izahı da şudur:

Eski gök bilimine göre, Dünya sabit olup, Güneş etrafında gezerdi. Güneş’in her otuz derecesine, bir burç atamışlardı. O burçlardaki yıldızları, birbirine bağlayacak şekilde, farazi çizgiler çizilse, bazen aslan şekli, bazen terazi şekli, bazen boğa şekli ve bazen de balık şekline benziyordu. Bu şekil benzerliğinden dolayı, o burçlara o isimler verilmiş.

Bu asırda keşfedildi ki, Güneş Dünyanın etrafında dönmüyor, Dünya Güneşin etrafında geziyor. Bu durumda, o burçlar boş kalmışlar. Bu durumda o boş burçlar yerine, Dünya’nın bir senelik yörüngesinde, küçük ölçüde, o daireleri yerde teşkil ederek Dünya her ay bir burcun gölgesinde veya şeklinde olduğu varsayılmış.

İşte bu açıdan baktığımızda Efendimiz (asm) bir defasında dünya için “öküzün üzerinde”; diğer defasında da “balığın üzerinde” buyurmuş.  Çünkü Dünya, o zaman öküz veya boğa burcunun gölgesindeydi. Bir ay sonra yine sorulmuş, o zaman da “Balığın üzerinde.” demiş. Çünkü o vakit Dünya, balık burcunun gölgesindeymiş.

Efendimiz (asm) bu cevabıyla, bir astronomi dersi veriyor. Ancak kendi asrının insanlarına değil. Çünkü o asrın insanları, bu anlattığımızı kavrayamaz. Efendimiz bu cevabı, bu asrın ümmetine ders veriyor; Dünyanın Güneş etrafında döndüğünü beyan ediyor…

Hadisin 3 farklı izahını dinlediniz. Bakın Efendimiz (asm), toplamda 4 kelimeyle, ne kadar çok mana beyan etmiş. Bu hadisin hikmeti karşısında, şaşırıp Allah’a secde edeceğimize, bazıları hadisi inkâr ediyorlar. Yahu bu hadis, Peygamberimiz (asm)’in hakkaniyetine delildir. Hadisin ifadesi, bir mucizedir. Tabi anlayana…

Şu bilgiyi de verip dersi öyle tamamlayalım:

Sonradan ravilerin veya müfessirlerin bazı açıklamaları, hadis zannedilmiştir. Mesela, “Dünya öküzün üzerindedir, öküz başını sallayınca deprem oluyor.” gibi ilaveler, hadis değildir.

Dersimizi burada noktalayalım. Allah’a emanet olun…

(477 kez ziyaret edildi, Bugün 5 ziyaret)

İlgili Videolar

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir