17. Günahın kişiyi kuşatması nasıl olur?

Tekfir konusunun On yedinci dersindeyiz. Tekfir: Kişiyi küfre nispet etmek ve kâfir olduğunu söylemektir.

Maalesef günümüzde bazı Müslümanlar, günah işleyenleri tekfir etmekte; onları kâfir olmakla itham etmektedirler. Günah işlemeyi küfür kabul eden bu zihniyete göre, büyük günah işleyen herkes kâfirdir. Halbuki Ehl-i sünnet itikadına göre, büyük günah işlemek kişiyi dinden çıkarmaz ve kâfir yapmaz.

Bu dersimize kadar, büyük günah işlemenin, kişiyi kâfir yapmadığını, 12 delille ispat ettik ve tekfircilerin 3 sözüne cevap verdik. Bu dersimizde, onların Dördüncü sözlerine cevap vereceğiz.

Onlar diyorlar ki: Bakara suresi, 81. ayette şöyle buyrulmuş:

مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً   Kim bir günah işler   وَأَحَاطَتْ بِهِ خَطِيئَتُهُ  ve günahı onu kuşatırsa  فَأُولئكَ أَصْحَابُ النَّارِ   işte onlar ateşin ashabıdır    هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ onlar orada ebedidirler.

– Bu ayet-i kerimede; günah işleyenin ve günahı tarafından kuşatılanın, cehennemde ebedi kalacağı bildirilmiştir. Cehennemde ebedi kalmak, kâfirlere mahsustur. Bu durumda, günah işleyenin de kâfir olması gerekir. Eğer kâfir olmasaydı, cehennemde ebedi kalmazdı.

İşte onlar böyle diyorlar. Günah işleyenin cehennemde ebedi kalması, onun kâfir olduğuna delilmiş.

Şimdi mezkûr ayetin izahını yapalım. İzahını yaptığımızda, meselenin, hiç de onların dediği gibi olmadığını göreceksiniz.

Bu ayet, ya kâfirler hakkında inmiştir ya da müminler hakkında inmiştir. Kâfirler hakkında indiği kabul edilirse, ayete şöyle mana verilir:

مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً   Kim bir seyyie işlerse. Daha önce “günah” manası verdiğimiz “seyyie” kelimesi, günah manasında değil, şirk manasındadır. Bu durumda ayetin manası: Kim şirk günahını işler ve müşrik olursa, şeklinde olur. Devamı olan, وَأَحَاطَتْ بِهِ خَطِيئَتُهُ  ve günahı onu kuşatırsa ayetinde, “günahın kişiyi kuşatması”, kişinin kalbinde tasdik, dilinde ikrar ve hiçbir azasında taat ve ibadet olmamasıyla mümkündür. Eğer kişinin kalbinde tasdik, dilinde ikrar ve bazı azalarında taat ve ibadet varsa, günahı kişiyi kuşatamaz.

Demek günahın kişiyi kuşatması, ancak onun kâfir olmasıyla mümkündür. Bu durumda ayetin manası şöyle olur:

Kim bir seyyie işlerseyani kim şirk günahını işler ve müşrik olursave günahı onu kuşatırsa -yani kalbinde tasdik, dilinde ikrar ve hiçbir azasında ibadet bulunmadığından dolayı, günahı onu tam olarak kuşatırsa-   فَأُولئكَ أَصْحَابُ النَّارِ   işte onlar ateşin ashabıdır    هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ onlar orada ebedidirler.

Ayetin kâfirler hakkında indiğini kabul edersek, ayeti bu şekilde izah ederiz. Eğer ayetin müminler hakkında indiğini kabul edersek, ayetin izahı şöyle olur:

مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً   Kim bir günah işler   وَأَحَاطَتْ بِهِ خَطِيئَتُهُ  ve günahı onu kuşatırsa  -yani günah işlemeye çokça devam ederse-    فَأُولئكَ أَصْحَابُ النَّارِ   işte onlar ateşin ashabıdır    هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ  onlar orada uzun süre kalırlar.

Bakın, ayetin kâfirler hakkında indiğini farz ettiğimizde,  خَالِدُونَ kelimesine “ebedi kalırlar.” manası verdik. Ayetin müminler hakkında indiğini farz ettiğimizdeyse,  خَالِدُونَ kelimesine “uzun süre kalırlar” manası verdik. Bunun sebebi şudur:

خَالِدُونَ ifadesi, her zaman “ebedi kalmayı” ifade etmez, “uzun süre kalma” manasına da gelir. Nitekim kelimenin kökü olan ”hulûd”, bir yerde uzun sürme kalmaktır. Araplar günlere, “havalid” derler. Bu, günlerin sonsuza kadar devam edeceğinden değil; uzun süre kalıcı olmalarındandır.

Eğer ayetteki “hulud” lafzı, “ebeden” lafzıyla birlikte kullanılıp,  خَالِدُونَ أَبَدًا  denseydi, biz bu ifadeden, onların cehennemde ebedi kalacağını anlardık. Ancak böyle denilmemiş ve “ebeden” lafzı terk edilmiş. Bu da ispat eder ki, eğer ayet müminler hakkında inmişse, mümin cehennemde ebedi değil, uzun süre kalacaktır.

Demek bu ayetin, müminler hakkında indiği kabul edilse dahi, ayette, günahkâr müminlerin cehennemde ebedi kalacağına dair, hiçbir delalet yoktur; uzun süre kalacağına delalet vardır. Uzun süre kalsa da bir gün cehennemden çıkacaktır. Bu da ispat eder ki, büyük günah işleyen kâfir olmamaktadır.

Herhalde mesela anlaşılmıştır. Dersimizi burada tamamlayalım. Bir sonraki derste görüşünceye kadar Allah’a emanet olun.

(54 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir