1. Delil: Bakara suresi 255. Ayet

Sevgili kardeşlerim, bu dersimizde şefaat bahsini işleyeceğiz. Şefaat: Bir kimsenin suçunu affettirmek ve kendisinden cezayı kaldırmak için, o kişi hakkında yapılan bir istektir. Biraz daha açacak olursak: Ahiret günü, bir kısım günahkâr müminlerin affedilmeleri ve itaatkâr müminlerin yüksek mertebelere ulaşmaları için başta peygamberimiz (asm) ve diğer büyük zatların Allah Teâlâ’ya niyaz ve dualarıdır. Bizlerin inancı olan Ehl-i […]

2. Delil: Taha suresi 109. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz İkinci Kur’an Delili, Tâhâ suresinin 109. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur: أَستعيذ بالله ،  يَوْمَئِذٍ  O gün  لاَ تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ   şefaat fayda vermez  إِلاَّ مَنْ   ancak o kimseye fayda verir Peki, o kimse kimdir?   أَذِنَ لَهُ الرَّحْمَنُ  Rahman’ın kendisine izin verdiği   وَرَضِيَ لَهُ قَوْلاً  ve sözünden hoşnut olduğu. […]

3. Delil: Meryem suresi 87. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Üçüncü Kur’an Delili, Meryem suresinin 87. ayet-i kerimesidir. Manaya bir öncesinden bakacak olursak:أَستعيذ بالله ، وَنَسُوقُ الْمُجْرِمِينَ إِلَى جَهَنَّمَ وِرْدًا  Suçluları susuz olarak Cehennem’e süreceğiz.   لاَ يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ   Onlar şefaate malik değildirler. Yani onlara şefaat edilmez.  إِلاَّ مَنْ   Ancak o kimse şefaate maliktir. Yani ancak o kimseye şefaat edilir. Peki, […]

4. Delil: Sebe suresi 23. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Dördüncü Kur’an Delili, Sebe suresinin 23. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur: أَستعيذ بالله ،  وَلاَ تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُ   O’nun yani Allah’ın katında şefaat fayda vermez  إِلاَّ لِمَنْ   ancak o kimse müstesna ki  أَذِنَ لَهُ   Allah ona izin verdi. Manaya bir daha dikkat kesilelim: Allah’ın izin verdiği kimse müstesna, O’nun huzurunda şefaat […]

5. Delil: Necm suresi 26. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Beşinci Kur’an Delili, Necm suresinin 26. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur: أَستعيذ بالله ،  وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِى السَّمَاوَاتِ   Göklerde nice melek vardır ki   لاَ تُغْنِى شَفَاعَتُهُمْ شَيْئًا  onların şefaatleri hiçbir fayda vermez إِلاَّ مِنْ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ اللَّهُ  ancak Allah izin verdikten sonra fayda verir.  Peki, kim için […]

6. Delil: Yunus suresi 3. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Altıncı Kur’an Delili, Yunus suresinin 3. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur: أَستعيذ بالله ،  مَا مِنْ شَفِيعٍ  Hiçbir şefaatçi yoktur  إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ   O’nun izninden sonrası müstesna… Manaya bir daha dikkat kesilelim: O’nun izninden sonrası müstesna, şefaat edecek hiç kimse yoktur. Şöyle de mana verilebilir: Ancak onun izninden sonra şefaat […]

7. Delil: Enbiya suresi 28. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Yedinci Kur’an Delili, Enbiya suresinin 28. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur:  أَستعيذ بالله ،  وَلاَ يَشْفَعُونَ  Onlar şefaat edemezler إِلاَّ لِمَنْ   ancak o kimseye şefaat edebilirler  ارْتَضَى  Allah ondan razı oldu. Manaya bir daha dikkat kesilelim: Onlar, ancak Allah’ın razı olduğu kimseye şefaat edebilirler. Şöyle de manalandırabiliriz:  Onlar, Allah’ın razı olduğu kimseden başkasına […]

8. Delil: Zuhruf suresi 86. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Sekizinci Kur’an Delili, Zuhruf suresinin 86. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur: أَستعيذ بالله ،  وَلاَ يَمْلِكُ الَّذِينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الشَّفَاعَةَ  Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleri şeyler şefaate sahip değildirler  إِلاَّ مَنْ   şefaate ancak o kimse sahiptir ki  شَهِدَ بِالْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ  bilerek hakka şahitlik etti. Manaya bir daha dikkat […]

9. Delil: Şefaati Kur’an emretmektedir

Eserimizin bu dokuzuncu bölümünde, bir çok Kur’an ayetini şefaate delil yapacağız. Ancak ilk önce şefaatin manasını bir daha hatırlayalım. Şefaat: Salih bir kulun, günahkar bir kulun affı için Allah’a dua etmesidir. Eğer duası kabul olursa, “Falan kul, falan kula şefaat etti.” denilir. Bunun manası, onun duası hürmetine Allah onu affetti ve cehennemden halas etti, demektir. Eğer […]

10. Bölüm: Şefaat hakkındaki hadis-i şerifler

Sevgili kardeşlerim, eserimizin bu bölümüne kadar şefaati, Kur’an’dan dokuz ayetle ispat ettik. Bu bölümde ise şefaati hadis-i şeriflerle ispat edeceğiz. Nakledeceğimiz ilk hadis-i şerifi Enes b. Malik Hazretleri rivayet etmiştir. Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur: شَفَاعَتِى  Benim şefaatim   لِأَهْلِ الْكَبَائِرِ مِنْ أُمَّتِى  ümmetimden büyük günah sahipleri içindir. (Tirmizi, Kıyame: 11; İbni Mâce, Zühd: 26; Ahmed İ. Hanbel, 3/113) […]

11. Bölüm: 1. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, eserimizin bu bölümüne kadar şefaati, Kur’an’dan dokuz ayetle ve hadis-i şeriflerle ispat ettik. Bu bölümde ise, şefaati inkar edenlerin sözlerine cevap vereceğiz. Cevap vereceğimiz ilk sözleri şöyle: – Onlar diyorlar ki: Müddessir suresi 48. ayette: “Artık şefaat edicilerin şefaati onlara fayda vermez.” buyrulmuş. Bu ayet-i kerime şefaatin fayda vermediğini ispat etmektedir, o halde şefaat yoktur. Onlar […]

12. Bölüm: 2. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Cevap vereceğimiz ikinci delilleri şöyle: – Onlar diyorlar ki: Zümer suresi 44. ayette: “Bütün şefaat Allah’ındır.” buyrulmuştur. Demek şefaatin hepsi Allah’ındır ve Allah’tan başka kimse şefaate sahip değildir. Dolayısıyla bu ayet-i kerime şefaatin olmadığını ispat etmektedir. İşte onlar böyle diyorlar. Onlara göre bu ayet, şefaatin tamamının Allah’a […]

13. Bölüm: 3. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Cevap vereceğimiz üçüncü delilleri şöyle: – Onlar diyorlar ki: Mümin suresi 18. ayette: “Zalimler için ne bir dost, ne de sözü dinlenir bir şefaatçi vardır.” buyrulmuştur. Demek zalimler için şefaatçi yoktur. Buradaki zalim de günah işleyip nefsine zulmedendir. Bu ayet, günah işleyene şefaat edilemeyeceğine açık bir delildir. […]

14. Bölüm: 4. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Cevap vereceğimiz dördüncü delilleri şöyle: – Onlar diyorlar ki: Bakara suresi 48. ayette: “Öyle bir günden korkun ki, o gün kişiden şefaat kabul edilmez…” buyrulmuştur. Bu ayet, kimseden şefaatin kabul edilmeyeceğine açık bir delildir. Eğer şefaat hak olsaydı, şefaatin kabul edilmeyeceğinden bahsedilmezdi. İşte onlar böyle diyorlar. […]

15. Bölüm: 5. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaate dair eserimizin On Beşinci Bölümünde, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Cevap vereceğimiz beşinci delilleri şöyle: – Onlar diyorlar ki: Şuara suresi 100. ayette: “Bizim için şefaatçiler yoktur.” buyrulmuştur. Bu ayet, şefaatçilerin olmadığını açık bir şekilde beyan etmektedir. Şefaatçiler yoksa, şefaat de yoktur. İşte onlar böyle diyorlar. Onlara göre ayetteki, “Bizim için […]

16. Bölüm: 6. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaate dair eserimizin On Altıncı Bölümünde, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Cevap vereceğimiz altıncı delilleri şöyle:- Onlar diyorlar ki: Secde suresi 4. ayette: “Sizin için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır.” buyrulmuştur. Bu ayet, bizim için tek şefaatçinin Allah olduğunu beyan etmekle şefaatin olmadığını ispat etmektedir.İşte onlar […]

17. Bölüm: 7. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaate dair eserimizin On Yedinci Bölümünde, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Cevap vereceğimiz Yedinci Delilleri şöyle: – Onlar diyorlar ki: En’am suresi 94. ayette şöyle buyrulmuştur: “…Hakkınızda Allah’ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve iddia ettikleriniz sizi bırakıp kaybolmuşlardır.” Onlar bu ayeti gösterip derler […]

18. Bölüm: 8. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaate dair eserimizin On Sekizinci Bölümünde, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Cevap vereceğimiz sekizinci delilleri şöyle: – Onlar diyorlar ki: En’am suresi 51. ayette şöyle buyrulmuştur: “Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları, sen onunla (Kur’an’la) uyar. Onlar için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır.” – Bu ayet, Allah’tan başka […]

19. Bölüm: 9. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Cevap vereceğimiz Dokuzuncu Delilleri şöyle: – Onlar diyorlar ki: Bakara suresi 254. ayette şöyle buyrulmuştur: “Ey iman edenler! İçinde alışverişin, dostluğun ve şefaatin olmadığı gün gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak ediniz. Kafirler zalimlerin ta kendileridir.” Bu ayet, o gün şefaatin olmadığını açıkça beyan etmektedir. […]

20. Bölüm: 10. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Cevap vereceğimiz Onuncu Delilleri şöyle: – Onlar diyorlar ki: Enbiya suresi 28. ayette şöyle buyrulmuştur: “Onlar ancak Allah’ın razı olduğu kimseye şefaat edebilirler.” Bu ayet, şefaatin olmadığına delildir. Zira şefaat sadece Allah’ın razı olduğuna edilebilecektir. Fasık -yani günahkar- ise razı olunan kişi değildir. Bu durumda da […]

21. Bölüm: 11. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Cevap vereceğimiz On Birinci Delilleri şöyle: – Onlar diyorlar ki: Şefaat vardır, ancak şefaat cehennemden kurtarmak değildir. Şefaat, cennete gitmiş insanların cennetteki derecelerinin katlanmasıdır. Bunun delili de şudur: Şefaat kelimesi, “çift” manasındaki  شفْع kelimesinden türemiştir. Hatta Fecr suresi 3. ayetteki  وَالشَّفْعِ وَالْوَتْرِ  “Çifte ve teke yemin olsun.” ayetindeki  شفْع de “çift” manasındadır. İşte bu kökten […]

22. Bölüm: 12. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaati inkar edenlerin sözde delillerine cevap vermeye devam ediyoruz. Şefaate dair eserimizin bu 22. bölümünde, onların hadislerden gösterdikleri delillere cevap vereceğiz. Cevabımıza geçmeden önce bazı bilgileri hatırlayalım: Kur’an’da ve hadislerde, hem şefaatin olduğuna hem de olmadığına dair beyanlar vardır. Şefaatin hem olması hem de olmaması mümkün değildir. Bir şey ya vardır ya yoktur. […]

23. Bölüm: 13. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaati inkar edenlerin sözlerine cevap vermeye devam ediyoruz. Eserimizin bu Yirmi Üçüncü Bölümünde, onların şu sözlerine cevap vereceğiz: – Onlar diyorlar ki: Büyük günah sahipleri için şefaatin olduğunu söylemekte günahlara teşvik vardır, ki bu caiz değildir. Onlara cevabımız şudur: Hayır, hiç de öyle değil! Çünkü biz şefaatin vacip olduğuna hükmetmiyoruz ki kul azaptan emin olsun, şefaate […]

24. Bölüm: 14. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaati inkar edenlerin sözlerine cevap vermeye devam ediyoruz. Yazımızın bu Yirmi Dördüncü Bölümünde, onların şu sözlerine cevap vereceğiz. Onlar diyorlar ki: – Sahabeler şefaat talep etmemiştir. Eğer şefaat hak olsaydı onlar talep ederdi. Sahabelerin şefaat talep etmemesi şefaatin yokluğuna kâfi bir delildir. Onlara bu sözlerine karşı, “el-insaf” diyoruz. Yahu siz hiç hadis okumadınız mı? Hadis […]

25. Bölüm: 15. Soru-Cevap

Sevgili kardeşlerim, şefaate dair eserimizin bu Yirmi Beşinci Bölümünde, “Şefaat Ya Resulallah!” demek caiz midir, meselesini izah edeceğiz. Bazı kimseler şöyle demektedir: – Peygamberimizin şefaati haktır. Ancak “Şefaat Ya Resulallah!” diyerek şefaati Peygamberimizden istemek şirktir. Şefaat Allah’tan istenmeli ve “Ey Allah’ım, Peygamberimizi hakkımızda şefaatçi kıl.” denmelidir. Bu da bir şey… Hiç değilse, Peygamberimiz (asm)’in şefaatinin hak olduğuna kadar geldiler. Eğer bizi dikkatle […]

26. Bölüm: 16. Soru-Cevap

Şefaate dair eserimizin bu Yirmi Altıncı Bölümünde şu sorunun cevabını vereceğiz: Bizler şefaati tarif ederken şöyle dedik: Şefaat: Salih bir kulun, günahkar bir kulun affı için Allah’a dua etmesi ve niyazda bulunmasıdır. Eğer duası kabul olursa, “Falan kul falan kula şefaat etti.” denilir. Eğer duası kabul olmazsa, “Falanca şefaat etmek istedi, ancak isteği kabul olmadı.” denilir. Dolayısıyla şefaat Allah’ın iznine ve […]

27. Bölüm: Ehli Sünnet itikadını bozmaya çalışanlar

Sevgili kardeşlerim, şefaate dair eserimizin bu bölümüne kadar, şefaati Kur’an’ın ayetleriyle ve Peygamberimizin hadis-i şerifleriyle ispat ettik ve şefaati inkar edenlerin sözlerine cevap verdik. Eserimizin bu bölümünde ise, şefaate yanlış mana veren ve Ehl-i sünnet itikadına muhalefet eden kişileri ifşa edeceğiz. Bize göre bu kişileri ifşa etmek, şefaati delilleriyle anlatmak kadar önemlidir ve büyük bir […]

28. Bölüm: Mustafa İslamoğlu’na cevap

Mustafa İslamoğlu’nun tahlilini yapacağımız ikinci sözü şu: – Peki biz ne yaptık? Torpilin adını şefaat koyduk. – Şefaat bir torpildir… Şefaat müşriklerin inancıdır. İşittiniz, Mustafa İslamoğlu’na göre şefaat torpilmiş. Şimdi bu sözün, Kur’an’ın ruhuna ne kadar uygun olduğunu tahlil edelim: Enbiya suresi 28. ayette şöyle buyrulmuştur: “Onlar ancak Allah’ın razı olduğu kimseye şefaat edebilirler.” Acaba şefaate “torpil” diyen İslamoğlu, […]

29. Bölüm: Mustafa İslamoğlu’na cevap

Mustafa İslamoğlu’nun tahlilini yapacağımız Üçüncü sözü şu: – Şefaat, Allah’ın razı olma ödülünü kişiye biri eliyle tevdi etmesidir. Ben onu affettim, benim onu affetme beratımı sen ona tevdi et. Mustafa İslamoğlu, şefaate, şimdiye kadar hiç duyulmamış bir tarif getirdi. Ona göre şefaat, Allah’ın razı olma ödülünü biri eliyle tevdi etmesiymiş, affetme beratını ona vermesiymiş. Şimdi Mustafa İslamoğlu’na şu […]

30. Bölüm: Mustafa İslamoğlu’na cevap

Mustafa İslamoğlu’nun tahlilini yapacağımız dördüncü sözü şu: – Mustafa İslamoğlu: Kur’an açıkça diyor, Zümer 44: “Şefaatin tamamı Allah’a aittir.” Aliyy isminden rol çalan hasta akide sahibi önüne gelene şefaat yetkisi dağıtıyor. Mustafa İslamoğlu, “Şefaatin tamamı Allah’a aittir.” ayetini gösterip Allah’tan başka kimsenin şefaat edemeyeceğini söylüyor. Ona göre bu ayet, şefaatin tamamının Allah’a ait olduğunu bildirmekle diğer şefaat edicilerin varlığını […]

31. Bölüm: Mehmet Okuyan’a cevap

Bundan önce, yirmi altı bölümde İslam’ın temel kaynaklarına göre “Şefaatin Hak” olduğunu ve dört bölümde de şefaati inkar eden Mustafa İslamoğlu’nun şefaat hakkındaki dört sözünü tahlil etmiş ve sözlerinin Kur’an’dan ne kadar uzak olduğunu göstermiştik. Bu derste ise şefaati inkar eden Mehmet Okuyan’ın sözlerini tahlil edeceğiz. Tahlil edeceğimiz ilk sözü şu: Mehmet Okuyan:  “Genelde bilinen kavram şefaatin […]

32. Bölüm: Mehmet Okuyan’a cevap

Mehmet Okuyan’ın tahlilini yapacağımız İkinci sözü şu: Mehmet Okuyan: Din gününün sahibi sadece Allah’tır. Ve o gün Rabbinizin hiçbir danışmanı yoktur. Dolayısıyla buradan hiçbir kimse Allah’a orada kiminle ne karar vereceğinin dersini veremez. İnsan bu kişilerin sözlerini işitince söyleyecek söz bulamıyor. Yani öyle saçmalıyorlar ki, sözlerinin neresine cevap vereceksiniz… Şimdi Mehmet Okuyan diyor ki: Din gününün sahibi Allah’tır… […]

33. Bölüm: Mehmet Okuyan’a cevap

Mehmet Okuyan’ın tahlilini yapacağımız Üçüncü sözü şu: Mehmet Okuyan: Sonra ne demek bu? Nasıl bir algı? Cehennem’e atan Allah-u Teala. Şimdi bir yargıç düşünün, zanlıyı hapse mahkûm etti. Sonra biri geldi dedi ki: “Ben açarım hapishanenin kapısını, bunu buradan çıkartırım.” Kim güçlü? O yargıç mı güçlü yoksa onu çıkaran mı? Çıkaran güçlü değil mi? Çünkü […]

34. Bölüm: Mehmet Okuyan’a cevap

Mehmet Okuyan’ın tahlilini yapacağımız Dördüncü Sözü şu: Mehmet Okuyan: Hâşâ Allah mı daha merhametli, Peygamberimiz mi daha merhametli? Kim kimi kimin elinden kurtarıyor? Mehmet Okuyan: Allah’ın sevmediği bir adamı Peygamberimiz seviyor olabilir mi? Allah’ın razı olmadığı bir adamdan Peygamberimiz razı olabilir mi? Böyle bir şey olabilir mi? Allah sevmediği razı olmadığı bir adamı Cehennem’e atar, […]

35. Bölüm: Abdülaziz Bayındır’a cevap

Bundan önceki derslerde, Mustafa İslamoğlu’nun ve Mehmet Okuyan’ın şefaat hakkındaki sözlerini tahlil etmiş ve sözlerinin Kur’an’dan ne kadar uzak olduğunu göstermiştik. Bu derste ise Abdülaziz Bayındır’ın sözlerini tahlil edeceğiz. Tahlil edeceğimiz ilk sözü şu: Abdülaziz Bayındır: Şefaat mahşer yerinde değil, cehenneme girdikten sonra olacaktır. Abdülaziz Bayındır: Bizde yanlışlık şefaat kelimesini kurtarıcılık anlamına almaktır. Şefaatin manası, cehenneme […]

36. Bölüm: Abdülaziz Bayındır’a cevap

Abdülaziz Bayındır’ın tahlilini yapacağımız İkinci sözü şu: Abdülaziz Bayındır: Büyük günah işlemeyenin şefaate ihtiyacı olur mu? O zaman “Şefaat ya Resulullah!” diyenler ne demek istiyorlar? “Biz Cehennem’e girelim de sen bizi kurtar.” demek istiyorlar. Girme kardeşim ne işin var? Ama “Şefaat Ya Resulullah!” diyenlerin Cehennem’den kurtulacağını da hiç zannetmiyorum. Çünkü onlar hâşâ Cenab-ı Hakk’ı ikinci […]