15. Katil cehennemde ebedi mi kalacaktır?

Tekfir konusunun On beşinci dersindeyiz. Tekfir: Kişiyi küfre nispet etmek ve kâfir olduğunu söylemektir.

Maalesef günümüzde bazı Müslümanlar, günah işleyenleri tekfir etmekte; onları kâfir olmakla itham etmektedirler. Günah işlemeyi küfür kabul eden bu zihniyete göre, büyük günah işleyen herkes kâfirdir. Halbuki Ehl-i sünnet itikadına göre, büyük günah işlemek kişiyi dinden çıkarmaz ve kâfir yapmaz.

Bu dersimize kadar, büyük günah işlemenin, kişiyi kâfir yapmadığını, 12 delille ispat ettik ve tekfircilerin Birinci sözlerine cevap verdik. Bu dersimizde, onların İkinci sözlerine cevap vereceğiz.

Onlar diyorlar ki: Nisa suresi, 93. ayette şöyle buyurulmuş:

وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا  Kim bir mümini kasten öldürürse   فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ  artık onun cezası cehennemdir.   خَالِدًا فِيهَاOrada -yani cehennemde- ebedi kalıcıdır.   وَغَضِبَ اللَّهُ عَلَيْهِ Allah ona gazap etmiştir    وَلَعَنَهُ ve ona lanet etmiştir   وَأَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظِيمًا ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.

– Bu ayet-i kerimede, kasten bir mümini öldürenin, cehennemde ebedi kalacağı bildirilmiş. Cehennemde sadece kâfirler ebedi kalacaktır. Bu durumda, kasten adam öldürenin, dinden çıkması ve kâfir olması gerekir. Eğer kâfir olmasaydı, ebedi cehennemde kalmazdı. Katilin cehennemde ebedi kalacak olması, onun kâfir olduğuna delildir. Ayrıca, adam öldürmek kişiyi kâfir yapıyorsa, diğer büyük günahlar da kişiyi kâfir yapmalıdır.

İşte onlar böyle diyorlar. Şimdi mezkûr ayetin izahını yapalım. İzahını yaptığımızda göreceksiniz ki, mesele hiç de onların dediği gibi değil.

Evvela, ayetin iniş sebebine bakalım. Bu ayet, Mikyes isimli bir zat hakkında inmiştir. Şöyle ki:

Mikyes ve Hişam iki kardeşti ve Medine’de Müslüman olmuşlardı. Bir gün Mikyes, kardeşi Hişam’ı, Beni Neccar kabilesi arasında ölü buldu. Hemen gidip durumu, Efendimiz (asm)’a bildirdi. Peygamberimiz (asm), Zübeyr isimli bir sahabeyi Beni Neccar’a gönderip, “Hişam’ın katilini biliyorsanız, onu Mikyes’e teslim edin. Eğer bilmiyorsanız, ona diyetini ödeyin.” diye haber yolladı.

Hz. Zübeyr ve Mikyes, Beni Neccar kabilesine bu haberi ulaştırınca, onlar: “Vallahi katili tanımıyoruz, velakin kardeşine diyeti ödeyeceğiz.” dediler ve diyet olarak Mikyes’e yüz deve verdiler. Mikyes ve Hz. Zübeyr Medine’ye dönerlerken, Şeytan Mikyes’e şöyle fısıldamaya başladı: “Sen ne diye kardeşinin diyetini aldın, bu senin hakkında bir utançtır. Yanındaki Zübeyr’i öldür ve intikamını al.”

Şeytanın bu vesvesesine uyan Mikyes, Hz. Zübeyr’i öldürdü ve dinden çıkarak, develerle birlikte Mekke’ye gitti. Daha sonra Mikyes, Mekke’nin fethi günü öldürülmüş ve kendisine eman verilmemiştir.

İşte, “Kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası cehennemdir.” ayeti, Mikyes hakkında inmiştir. Onun cehennemde ebedi kalması, Hz. Zübeyr’i öldürdüğü için değil, dinden döndüğü içindir. Ve bu ayetin hükmü, Mikyes gibi kâfirlere şamildir.

Eğer bu yaptığımız izaha, “Ayetin iniş sebebinin hususiyeti, hükmün umumiliğine engel teşkil etmez. Ayet her ne kadar Mikyes hakkında inse de hükmü, bütün katiller için şamildir.” denilerek itiraz edilirse, şu izahları yaparız:

  1. Bu ayetin hükmü, bir mümini öldürmeyi helal kabul edenler hakkında olabilir. Bunların cehennemde ebedi kalacak olması, cinayetten dolayı değil; haramı helal kabul etmelerinden dolayıdır. Çünkü haramı helal kabul eden kâfir olur ve cehennemde ebedi kalır.
  2. Bu ayetin hükmü, bir mümini imanından dolayı öldüren hakkında olabilir. Bir mümini imanından dolayı öldürmek, kişiyi kâfir yapar. Böyle bir kişinin cehennemde ebedi kalacak olması, cinayetinden dolayı değil; imana kastetmesinden dolayıdır. İmana kasteden ve imanı küçümseyen, kâfir olur ve cehennemde ebedi kalır.
  3. “O cehennemde ebedidir.” diye mana verilen, خَالِدًا فِيهَا ifadesi, her zaman ebedilik ifade etmez. “Hulud” bir yerde uzun süre kalmaktır. Nitekim Araplar günlere, “havalid” derler. Bu, günlerin sonsuza kadar devam edeceğinden değil; uzun süre kalıcı olmalarındandır. Eğer ayetteki “hulud” lafzı, “ebeden” lafzıyla birlikte kullanılıp, خَالِدًا فِيهَا أَبَدًا denseydi, biz bu ifadeden, katilin cehennemde ebedi kalacağını anlardık. Ancak böyle denilmemiş ve ebeden lafzı terk edilmiş. Bu da ispat eder ki, mümini kasten öldüren, cehennemde ebedi değil, uzun süre kalacaktır. Bu da katilin, dolayısıyla büyük günah işleyenin, kâfir olmadığını ispat eder.

Önceki izahları bir kenara bırakıp, sadece bu izahı yapsak, mesele halledilmiş olur.

Bu makamda şöyle bir soru sorulabilir:

– Eğer durum sizin söylediğiniz gibiyse, İbni Abbas Hazretleri, adam öldürenin cehennemde ebedi kalacağını niçin söylemiş? İbni Abbas ki, Kur’an’ı en iyi anlayan sahabelerdendir. Onun bu görüşü yanlış mıdır?

Bu soruya şöyle cevap verilir:

İbni Abbas Hazretleri bu sözü, adam öldürmeyi engelleme hususunda mübalağa olsun ve kişiyi öldürmeden men etsin diye söylemiştir. Nitekim Kurtubi tefsirinde beyan edildiğine göre: Ebu Malik-il Eşcaî, Sad İbni Ubeyde’nin şöyle dediğini nakletmiştir:

İbni Abbas Hazretlerine bir adam gelerek, “Bir mümini kasten öldürenin, tövbesi var mıdır?” diye sordu. İbni Abbas Hazretleri: “Hayır, onun gideceği yer ancak ateştir.” diye cevap verdi. Soruyu soran kişi oradan ayrılınca, o mecliste hazır bulunanlar: “Ey İbni Abbas, sen bize böyle mi fetva verdin? Evvelce sen bize, katilin tövbesinin kabul olacağını söylerdin.” dediler.

O zaman İbni Abbas Hazretleri: “Ben bu adamın çok sinirli ve kızgın olduğunu ve onun bir mümini öldüreceğini zannediyorum. Onun için böyle fetva verdim.” dedi. Sonra o adamı takip ettiklerinde, hakikaten onun bir mümini öldürmek istediğini anladılar.

Gördüğünüz gibi, İbni Abbas Hazretlerinin, “Bir mümini öldürenin tövbesi yoktur.” sözü, günahtan vazgeçirmek içindir, yoksa asıl fetvası bu değildir.

Nitekim Süfyan İbni Uyeyne Hazretleri şöyle der:

Bir kişi adam öldürmediyse, ona “Adam öldürürsen senin tövben yoktur.” denilir. Fakat adam öldürüp sonra pişman olup tövbe etmek isterse, “Senin tövben kabul edilir.” denilir.

Bu görüş, Ehl-i sünnet itikadındaki, bütün alimlerin görüşüdür. Bununla ilgili birçok ayet ve hadis de vardır. Ayetlerden 12 tanesini, daha önceki derslerimizde naklettik. Dileyenler önceki derslerimizi seyredebilirler.

Bu dersimizi burada tamamlayalım. Bir sonraki derste görüşünceye kadar Allah’a emanet olun.

(162 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir