a
Ana SayfaLemalar19. O gibi sikkelerden yalnız hayat üzerinde parlayan sikke-i i’caza bakınız ki hayatla bir şeyden pek çok şeyler husule gelir…

19. O gibi sikkelerden yalnız hayat üzerinde parlayan sikke-i i’caza bakınız ki hayatla bir şeyden pek çok şeyler husule gelir…

Lem’alar mütalaasına kaldığımız yerden devam ediyoruz:

O gibi sikkelerden yalnız hayat üzerinde parlayan sikke-i i’caza bakınız ki hayatla bir şeyden pek çok şeyler husule gelir, icad edilir. Ve pek çok şeyler dahi bir şey-i vahide emr-i Rabbaniyle inkılap ederler. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

(Sikke: Damga / Sikke-i i’caz: Mucizevi damga / Şey-i vahid: Tek bir şey / Emr-i Rabbani: Rab olan Allah’ın emri)

Cenab-ı Hak tohum gibi, yumurta gibi, nutfe gibi cansız sebeplerden hayat sahibi mahlukatı yaratmış ve hayatın üzerine de varlığının ve birliğinin onlarca mührünü vurmuş. Bu derste hayat üzerinde parlayan bir sikke-i i’cazı tahlil edeceğiz.

Sikke: Madeni paranın üzerine vurulan damgadır. Bu damgayla o paranın devlete ait olduğu ispat edilir.

Sikke-i i’caz: İnsanların taklidini yapmaktan aciz kaldığı damga demektir. Hatta değil sadece insanlar bütün sebepler akıl ve kudret sahibi olup bir araya gelseydi yine de bu sikkeyi taklit edemezlerdi. Her hayat sahibi üzerinde böyle bir sikke-i i’caz vardır.

Bu sikke şudur: Allahu Teâlâ cansız varlıklara hayat vermek suretiyle bir şeyden pek çok şeyleri icad eder ve pek çok şeyleri de tek bir şeye tahvil eder. Üstadımız bunun örneğini şöyle veriyor:

Mesela su bir şey-i vahid iken pek çok uzuvlara, cihazlara Allah’ın izniyle menşe olur, icad edilirler. Ve mideye giren pek çok muhtelif yemekler ve meyvelerden Hâlık-ı Teâlâ tek bir cismi icad eder, tek bir cisim husule getirir. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

(Şey-i vahid: Tek bir şey / Menşe: Kök, kaynak / Muhtelif: Çeşitli / Hâlık: Yaratıcı / Husule gelmek: Meydana gelmek)

Üstad Hazretleri “Bir şeyden çok şeyin husule gelmesine” suyu örnek verdi. İnsanın mebdei bir damla sudur. Allahu Teâlâ bir damla sudan insanı yaratmış ve insana yüzlerce aza ve cihaz takmış. O su damlası yüzlerce azaya menşe olmuş. Bir şeyden yüzlerce şey icad edilmiş. Biz tefekkür için misalleri çoğaltalım:

– Bir yumurtadan tavus kuşu çıkarılmış. Tek bir yumurta pek çok uzuv ve azalara menşe olmuş. Menşe olduğu uzuv ve azalar da seyredenleri hayrete düşürmüş.

– Bunun gibi, bütün hayvanlar yumurtalardan veya nutfe denilen su damlacıklarından yaratılmış. Tek bir şeyden sanatlı, hikmetli, şekilli yüzlerce aza ve cihaz icad edilmiş.

– Yine kocaman incir ağacı tek bir çekirdekten çıkarılmış. O küçücük çekirdek ağacın bütün yapraklarına, çiçeklerine, meyvelerine, kök ve dallarına menşe olmuş.

– Bunun gibi, bütün ağaçlar yine tek bir çekirdekten yaratılmış.

– Yine gül gibi güzel bir çiçek basit bir tohumdan yaratılmış. Gülün dalı, yaprağı, dikeni ve her şeyi tohumdan çıkarılmış. Tek bir tohum onlarca cihaza menşe olmuş.

– Bunun gibi, bütün çiçekler ve nebatat çekirdek ve tohumlardan icad edilmiş.

İşte tek bir şeyden onlarca hatta yüzlerce şeyi çıkarmak ve tek bir şeyi yüzlerce aza ve cihazata menşe yapmak öyle bir sikke-i i’cazdır ki taklidi mümkün değildir.

İkinci sikke-i i’caz: Çok şeylerden tek bir şey yapmaktır. Üstadımız mideye giren pek çok yiyeceklerin tek bir cisme dönüştüğü örneğini verdi. Yani mesela insan onlarca farklı şey yer ama bütün yedikleri tek bir şeye inkılap eder, insan ortaya çıkar. Yediği her şey insanın vücudunda bir parça olur ve insanın varlığını devam ettirmesinde bir vazife görür.

– İnsanın vücudunda 60‘a yakın element vardır. 60 element bir araya gelmiş ve tek bir insan ortaya çıkmış.

– Yine mesela ağaç birçok maddeyi topraktan süzer alır. Vücuduna onlarca madde girer, o maddeler tek bir şeye döner, ağaç olur. Ağacın vücudunda 15 element vardır. 15 element bir araya gelmiş tek bir varlık olarak ağaç ortaya çıkmış; çok şey tek bir şeye inkılap etmiş.

Bir şeyden çok şeylerin icad edilmesi ve çok şeylerin tek bir şeye inkılap etmesi çiçekler için, hayvanlar için, bitkiler için ve bütün hayat sahipleri için geçerlidir. Üstadımız bu hakikat üzerine şöyle diyor:

İşte kalp, akıl, şuur sahibi olan bir adam bu ciheti düşünürse anlar ki bir şeyden çok şeyleri icad edip çıkartmak ve çok şeyleri bir şeye tahvil etmek ancak her şeyi halk eden ve her şeyi yapan Sâni’a mahsus bir sikkedir. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

(Tahvil: Dönüştürmek / Halk eden: Yaratan / Sâni: Sanatkâr / Sikke: Damga)

İnsanın kalbi varsa ve ölmemişse, aklı varsa ve sönmemişse, şuuru varsa ve solmamışsa şunu anlar ki: Bir şeyden çok şeyleri çıkarmak ve çok şeyleri tek bir şeye dönüştürmek ancak her şeyi yaratan zata ait bir sikkedir ve her şeyi icad eden sanatkâra mahsus bir damgadır. Ondan başka kimse bu damgaya sahiplik iddiasında bulunamaz.

Risale-i Nur’dan azami mertebede istifade edebilmek için tefekkür şarttır. Sadece okumakla veya dinlemekle hakikatler ruha ve kalbe işlemez. Tesiri eksik kalır. Bu sebeple, okuduğumuz hakikatlerin tefekkürüne çok önem vermeliyiz.

Bu dersten ödevimiz şu olsun: Kaldıralım başımızı, âleme ibretle bakalım. Bir şeyden husule gelen çok şeyleri ve çok şeylerin bir şeye tahvilini görelim. Her gördüğümüzde de Sübhanallah, Bârekâllah, Tebarakâllah, Teâlallah diyelim. Ve diyelim ki: Ya Rab, bu hikmetli fiilin faili ancak sen olabilirsin. Kimin haddi var ki bu işe elini uzatsın, bu sikke-i i’cazı taklit etsin. Sana iman ettim ve kendimi sana teslim ettim…

İşte böyle bir tefekkürü yapalım ki hakikat ruhumuza, kalbimize ve latifelerimize işlesin. İşlesin ki yarın son nefeste “Allah Allah” diye diye ruhumuzu Allah’a teslim edebilelim.

Bu dersimizde şu bölümü anlamaya çalıştık:

O gibi sikkelerden yalnız hayat üzerinde parlayan sikke-i i’caza bakınız ki hayatla bir şeyden pek çok şeyler husule gelir, icad edilir. Ve pek çok şeyler dahi bir şey-i vahide emr-i Rabbaniyle inkılap ederler.

Mesela su bir şey-i vahid iken pek çok uzuvlara, cihazlara Allah’ın izniyle menşe olur, icad edilirler. Ve mideye giren pek çok muhtelif yemekler ve meyvelerden Hâlık-ı Teâlâ tek bir cismi icad eder, tek bir cisim husule getirir.

İşte kalp, akıl, şuur sahibi olan bir adam bu ciheti düşünürse anlar ki bir şeyden çok şeyleri icad edip çıkartmak ve çok şeyleri bir şeye tahvil etmek ancak her şeyi halk eden ve her şeyi yapan Sâni’a mahsus bir sikkedir. (Mesnevi-i Nuriye, Lem’alar)

Yazar: Sinan Yılmaz

Paylaş:
Bu Makaleyi Değerlendirin