Şeytanla yemeğini paylaşanlar

İbni Abbas Hazretlerinden nakledilen bir hadis-i şerifte, Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:

قَالَ إِبْلِيسُ İblis dedi ki يَا رَبِّ Ey Rabbim! كُلُّ خَلْقِكَ بيَّنْتَ رِزْقَهُ Sen bütün yarattıklarının rızkını açıkladın. فَفِيمَ رِزْقِي Peki benim rızkım nerede? قَالَ Allah Teâlâ der ki فِيمَا لَمْ يُذْكَرِ اسْمِي عَلَيْهِ Üzerine ismim anılmayan senin rızkındır. (Suyûti, ed-Dürrü-l Mensur, 3/357; Taberani, Mecemu’l-Kebir, 11181)

İbni Mesud Hazretlerinden nakledilen başka bir hadis-i şerifte: Efendimiz (asm)’e, kâfir cinlerin azıklarının ne olduğu sorulduğunda, Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:
كُلُّ عَظْمٍ لَمْ يُذْكَرِاسْمُ اللَّهِ عَلَيْهِ Üzerine Allah’ın ismi anılmayan her kemik onların rızkıdır. (Tirmizi, Tefsir, 47; Suyûti, ed-Dibac, Salat, 33, No: 149)
Aynı manaya işaret eden bir başka hadis-i şerifi de Hz. Huzeyfe nakletmiştir. Bu hadislerinde Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:
إنَّ الشَّيطانَ Şüphesiz şeytan لَيسْتَحِلُّ الطَّعَامَ الَّذِي o yiyeceğini kendine helal sayar -Hangi yiyecektir o?- لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللهِ عليْهِ Üzerine Allah’ın ismi anılmayan yiyecek. (Müslim, Eşribe, 13; Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned, 23309)

Bu hadisler gösteriyor ki, yemeğe başlarken besmeleyle başlamazsak, şeytan o yemeğe ortak oluyor ve o yemeğin bereketi kalkıyor.

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle; Cenab-ı Hak, bize sunduğu kıymettar nimetlere bedel üç şey ister. Bunlar; zikir, şükür ve tefekkürdür. Zikir, yemeğe başlarken “bismillah” demektir. Şükür, yemeğin sonunda “elhamdülillah” demektir. Fikir ise, yemeği yerken, o nimetlerin Allah’ın kudret ve rahmet eserleri olduğunu düşünmektir. O nimetler üzerinde, Allah’ın rahmetinin ve kudretinin izini görmektir. Nimetten, nimet verene geçmektir.

Cenab-ı Hak cümlemize, nimetler üzerinde bu tefekkürü yapmayı nasip etsin. Allah’a emanet olun.

(84 kez ziyaret edildi, Bugün 1 ziyaret)

İlgili Videolar

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir